• 30.10.2018 00:00
  • (387)

 Turizm gelişmiş ülkelerin şehirleri için de bir gelir kaynağı bu şehirlerin yöneticileri de bu gelir kaynağını daha da geliştirmek için sürekli markalaşma ve pazarlama stratejisi geliştirmeye çalışılmaktadırlar.

Bu geliştirme/markalaştırma çalışmalarını doku ve değerlere sahip çıkararak şehir mekanlarını özellikle de şehir meydanlarını değerlendirerek yapmaktadırlar.

Akçakoca’da bir turizm şehri en azından böyle bir iddiamız var. Turizmde markalaşmamız gerektiği genel geçer tanımlarla içeriğini doldurmadan her siyasetçimizin diline pelesenk olmuş vaziyettedir.

Akçakoca şehrinin/kasabasının turizmini geliştirmek için şehir mekanları ve de meydanları hakkında siyasetçilerimizin bir şeyler düşündüklerini noktasında ise maalesef bir belirti yoktur.

Umumi bakış/tavır bizatihi kamusal mekanların kentin kalbi olma niteliğini kaybetmesini göze alarak ticari işlevlerin ağırlık kazanmasına yönelik olmasıdır.

Bu umumi bakışın neticesinde hayata geçirilen projelerin oluşturduğu bölgelerde kamusal mekanlar ve binalar oluşturulduktan sonra o şehrin doku ve değerlerini içermeyen anlamsız boşluklar ortaya çıkmaktadır.

Anlamsız boşluklar ise bir meydan ya da bir merkez niteliği taşıyamazlar.

Şehir tasarımın en önemli boyutlarından biride “merkez” kavramıdır.

Akçakoca’da yapılan şehir düzenlemelerinde “merkez” kavramı üzerine düşünülmediği ise çok aşikardır.

Çuhallı Çarşısında yapılmış olan düzenlemeler Akçakoca’nın merkezinin Çuhallı olmasına imkân sağlamamaktadır. Düzenlemeler böyle bir tasavvur ile yapılmamıştır.

Akçakoca’nın merkezi hala Kızlarağası Çarşısı Meydanıdır.

Bir şehrin algılamasındaki ve şehre bir imge kazandırması noktasında en önemli düğüm noktalarından biridir şehir meydanları. Şehir meydanları bir şehre bütünlük kazandıran/kazandırabilecek en önemli öğedir.

Meydan şehir dokusu içerisinde hepimizin az çok mustarip olduğu çağımızın hastalığı olan stress için psikolojik bir dinlenme yeridir aynı zamanda.

Ve Akçakoca Çarşı Meydanı şehir ile kaygıları olmayan sadece rant peşinde koşanlar tarafından bir tasarım faciası ile yok edilmek üzeredir.

“Kentsel Dönüşüm Projesi” bu facianın adı.

Facia derken mimari tasarımdan bahsetmiyorum; neticede mimar kendisine verilen sınırları belli alanda istekler doğrultusundaki siparişi tasarlar ve çizer, bahsettiğim şehir üzerine hiç düşünmeden bir mimari projeyi sipariş etmektir.

Şehir tasarımcılarına göre meydan ne insanların dağılmasına neden olacak kadar büyük, ne de mekân içerisindeki nesnelerin rahatça algılanmasına neden olacak kadar küçük olmalıdır.

Çarşı Meydanının artan nüfus ve binek araçlarıyla birlikte ihtiyaca cevap verme niteliği ortadan kaybolurken hatta meydan olma niteliğini kaybederken bu meydanın doğal uzantısı olan ve ufak bir dokunuşla meydan merkezinin kaydırılabileceği bir alanda ticari bir merkez inşa etmek ebette ki bir facia olarak değerlendirilir.

Şehirler ve meydanlar mevzu olduğunda en mühim mesele o meydanı kullananlarda bir yer ve aidiyet duygusu uyandırmasıdır. Bir “yer”e ait olma duygusu insanların (idarecilerimiz farkında olmasa/bilmese bile) en büyük ihtiyaçlarından biridir.

Belirli bir yerde, belirli bir kültürde ya da belirli bir şehirde bir “yer”e ait olma duygusunu yaratan bir tasarımın başka bir ortama aktarılması umumiyetle iyi netice vermez.

Çünkü ait olma duygusunun gerçekleşmesi, o “yer”in kendine has ve o “yer”de yaşayanları saran coğrafi, tarihi, toplumsal ve hassaten de estetik özelliklerinin harman edilmesi ile oluşur.

Bu harman ediliş ile o “yer” bir kimliğe kavuşur.

“Yerin kimliği” ise bir kişinin bir yeri diğer yerlerden ayırabilmesini ve tanıyabilmesini sağlayan niteliklerdir.

Kentsel Dönüşüm Projesi Akçakoca’ya ait olma duygusuna büyük zarar verilirken aynı zamanda Akçakoca’nın kimliğine büyük zarar verilecektir.

Akçakoca’nın şehir kimliğinin parça parça yok edilmesinin bir sıradanlaşmayı getireceği çok bellidir.

Sıradanlaşmak ise bir turizm şehri için en büyük tehlikedir. (Aslında tüm şehirler için tehlikedir.)

Sıradanlaşan şehirler turistlerin ilgisini kaybederler.

Sıradanlaşan şehirler markalaşamazlar.

Kentsel Dönüşüm Projesi bu sıradanlaşmayı hızlandıracak bir projedir yani Akçakoca için faciadır.

Yapılacak olanların en basiti gelişmiş ülke şehirlerinin turizmde markalaşmak için neler yaptıklarını mercek altına alabilmektir.

Bu mercek altına alabilmeyi başarabilmek ise sadece rant peşinde koşmaktan vazgeçebilmekle olur.

Rant peşinde koşan değil kendini bu şehre/Akçakoca’ya ait hisseden yöneticilere ihtiyacımız var.

O yöneticiler/siyasetçiler de Akçakoca da yetişmiyor sanki. Yetişmiş olsa bu faciaya karşı sesini yükseltenler mutlaka olurdu ama hep farkındayız ki sesini yükseltebilen bir siyasetçimiz yok.