• 2.02.2018 00:00
  • (906)

 

  SÜKUT İKRARDAN GELİR

Yazının başlığı aslında “Faruk Özlü, Mehmet Pazvant’ nasıl ezip geçti şeklinde idi.

Ancak sonradan fark ettim ki bu başlık yazının ana fikri ile tam uyumlu değil.

Faruk Özlü’nün seçim çalışmalarında yaptığı bir açıklamaya karşıı Mehmet Pazvant’ın sessizliğe bürünmesine karşı bir tepkiydi yazının ana teması.

OSB ile ilgili olarak bugüne kadar söylediklerinden vazgeçmesi manasına gelen sessizliğine bir tepkiydi.

Faruk Özlü, Mehmet Pazvant’ın bugüne kadar verdiği sözleri hiçbir şekilde umursamayan bir açıklama yapmıştı çünkü.

Bir bakanın bir Ticaret Odası Başkanının OSB ile alakalı sözlerinin hepsinden vazgeçmesine sebep olacak açıklamasının zihnimdeki tepkisiydi bu başlık.

Ve başlığı değiştirdim, Mehmet Pazvant’taki sessizliğe bakarak “Sükut İkrardan Gelir” başlığını koydum.

**

FARUK ÖZLÜ, MEHMET PAZVANT’I NİÇİN EZİP GEÇTİ?

 

Başlıkta ezip geçti dediğime bakmayın bu ezip geçme hadisesi danışıklı bir dövüşün neticesidir.

Bu ezilme bilerek ve isteyerek gerçekleşen bir ezilmedir aslında.

Bu ezilme hadisesi OSB ile ilgili.

Akçakoca OSB herkesin fark ettiği gibi tıkandı kaldı.

Ortalıkta bir tabeladan başka bir şey yok.

Kamulaştırma için kaynak yok.

Mehmet Pazvant’ın çok güvendiği kimler olduğu kendi ifadesine göre çoktan belli olan firmalardan kamulaştırma kaynağı için belli ki elini taşın altına koyan yok.

Bu vaziyet karşısında Mehmet Pazvant’ta:

“Medet ya bakanım” diyerek Bilim-Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü’ye başvurmuş olmalıdır.

Bu yardım isteğinin belli bir bedeli olması da kaçınılmazdı elbette ki.

Bu bedel Mehmet Pazvant’ın OSB hakkında verdiği bütün sözlerden vazgeçme manasına gelmiştir.

Bu yardım isteği sonunda Dr.Faruk Özlü’nün bulduğu çözüm bugüne kadar verilen sözlerden vazgeçilmesi demektir.

Bulunan çözüm Mehmet Nazım Pazvant’ın Dr. Faruk Özlü tarafından ezilmesidir aynı zamanda.

Ancak bile bile lades kıvamında gönüllü bir ezilmedir bahsimize mevzu olan ezilme.

Bu gönüllü ezilmenin getirdiği çözüm nedir?

Çolakoğlu Metalürji Sanayinin Akçakoca OSB’de yer almasıdır.

Dr. Faruk Özlü’nün iddiasına göre 2000 kişilik istihdam yaratacaktır Çolakoğlu Metalürjinin yapacağı yatırım.

Neydi OSB kurulurken en büyük iddia?

Çevreye en az zararlı sanayi tesisleri kurmaktı.

Kastedilen temiz teknolojili kuruluşlar da boru fabrikalarıydı.

Çolakoğlu Metalürji ise “ark ocağı” ile üretim yapan bir kuruluştur.

Ark ocakları ithal hurdadan tekrar işlenebilecek yarı mamul demir elde işlemidir.

Ve ark ocağı teknolojisi son derece çevreye zararlı bir teknolojidir.

Kifayetsiz muhterisin organize edeceği Mehmet Pazvant(!) ve Fikret Albayrak’ın(!) kafile başkanlıklarını yapacakları geziler ile ark ocağı tesislerinin ne kadar çevre zararlısı tesisler olacağı yerinde incelenebilir. (Keşke düzenlense, ancak düzenlenmez. Kabahatleri göstermek için gezi düzenlendiği görülmüş bir şey değildir çünkü.)

Ark ocağı tesisleri büyük miktarda hurda ihtiyaç duydukları için limanlara da ihtiyaç duyarlar.

Yeni planlanan balıkçı barınağının eğer Çolakoğlu Metalürji Akçakoca OSB’ye tesis kurmaya başlarsa yavaş yavaş limana çevrilmesi de kaçınılmazdır.

“Eğer” dedim çünkü bu Çolakoğlu Metalürjinin Akçakoca’da 2000 kişilik istihdam yaratacak bir tesis kurması sadece içi boş bir seçim vaadi de olabilir.

Bu vaadin içi boş bir vaat olması Mehmet Pazvant’ın Faruk Özlü tarafından gönüllü olarak ezilmesini ortadan kaldırmaz.

Mehmet Nazım Pazvant tarafından bu vaade karşı çıkılmamış olması verilen sözlerden her an vazgeçilmeye hazır olunduğunun da delilidir.

Belirttiğim gibi gönüllü bir ezilmedir gerçekleşen.

OSB ile alakalı Akçakoca olarak daha çok ezilme yaşarız verilen sözlerden vazgeçilirken. Bütün işaretler bu yöndedir.

 

**

Eğer Dr. Faruk Özlü’nün vaadi gerçek olurda Çolakoğlu Metalürji Akçakoca OSB’de tesis kurmaya kalkarsa yeni hukuksuzluklara imza atılması söz konusu olacaktır.

Bilindiği üzere sırf OSB kurulacak diye ÇED raporsuz bir OSB kuruluşu gerçekleşmişti. Daha doğrusu  ÇED raporlu bir OSB kurulamıyordu.

Ve “ark ocağı” tesisleri ÇED raporsuz kurulamaz.

Dolayısı ile Çolakoğlu Metalürjinin “ark ocaklı” tesisi hukuki olarak Akçakoca OSB’de yer alamaz.

Dr. Faruk Özlü’nün yeşil OSB vaadi Çolakoğlu Metalürjinin Akçakoca OSB’de tesis kuracağı vaadiyle daha baştan tezat teşkil etmiştir. Ark ocağı olan bir tesisin yeşil teknoloji olması mümkün değildir.

ÇED raporsuz OSB kurmanın hukuki sınırlarına uyulmayacağı baştan beri belliydi bu vaat de bunun çok erken sinyali olmuştur.

Yeni geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı sisteminde Dr. Faruk Özlü’nün oluşturulacak kabinede yer alması bu gönüllü ezilmenin neticelerini hızlandırabilecektir.

 

**

Verilen sözleri tutmak ya da verilen sözlerin tutulup tutulmadığının takipçisi olmak ne yazık ki Akçakoca’da kimsenin özellikle siyasetçilerin umurunda değil.

 

Beton rantının kimler tarafından dağıtılacağının hesabından başka yani belediye başkanlığını kimin alacağının hesabından başka bir siyaset yok Akçakoca’da.

 

Gelecekmiş, çevreymiş kimsenin  derdi değil.