• 21.05.2017 00:00
  • (974)

 ŞEHİRLİ ŞAİR, ŞEHİRLİ MÜSLÜMAN

"Necip Fazıl’ın ‘mesele’si, ‘hafakan’ları, ‘çile’si, hisleri, hatta ‘dava’sı da şehirliydi.

Şehirli bir Müslüman’dı Necip Fazıl Kısakürek.

Bu ‘şehirli Müslüman’ mefhumu önemlidir.

Bizler, biraz taşralıyız.

Hatta biraz köylü.

Bu halimiz galiba bir müddet daha sürecek.

Zaman içinde köylülüğümüz ağır bastı, galebe çaldı gibi geliyor bana.

Sanki şehirli öncülerimizi gürültüye getirdik. Üçüncü-dördüncü kuşaklarda kendimizi onarır mıyız?

Ümit edelim, belki olur."

Bu alıntı Yusuf Ziya Cömert’in bugünkü yazısından.

Yusuf Ziya Cömert Yeni Şafak gazetesinde yazı işleri müdürlüğü, Star Gazetesinde genel yayın yönetmenliği yapmış biri ve şimdilerde Karar gazetesinde yazıyor.

Kısacası AKP’nin kanaat önderlerinden biri.

Ancak Akçakoca AKP’lileri ile Yusuf Ziya Cömert’in Necip Fazıl’a bakışa arasında hiçbir benzerlik yok.

Akçakoca’ya/şehire bakışları bunun ispatıdır.

Sükût durmak karşı durmak demek de değildir. Zimmi olarak da olsa onay vermektir.

Yusuf Ziya Cömert Necip Fazıl’ın Muhasebe Şiirinden bir alıntı da yapmış.

Fikrin ne fahişesi oldum ne zamparası!

Bir vicdanın bilemem kaçtır hava parası?

Ve sormuş Necip Fazıl’ın ayak seslerini duyuyor musunuz diye.

Akçakoca’dan duyulmadığını kesinlikle söyleyebilirim.

Akçakoca’da muhasebe deyince sadece para vergi filan anlaşılıyor. İnsani muhasebe akıllara filan gelmiyor.

Necip Fazıl’ın fikriyatı ile hiçbir şekilde uyuşamadığım sanırım çok bellidir.

Ancak Necip Fazıl’ın fikriyatından esinlenebilmiş kişilerin olmamasının Akçakoca için büyük bir kayıp olduğunu düşünüyorum.

Ben varım diye mırıldanıyorsanız mırıldanmayı kesip sesinizi yükseltmenin, ağırlığınızı hissettirmenin zamanı geldi de geçiyor.

Necip Fazıl’ın aşağıdaki şiiri de palmiyelere boğulan Akçakoca’nın AKP’lilerine hediyem olsun

KOCA ÇINAR

Ey büyük üstadım
Sanadır bu şiirim
Nice yıllar oldu
Öyle büyüdün ki, içimizde
Şimdi koca bir çınar oldun
 

Ey büyük üstadım, 
Necip Fazılım
Sanadır, bu şiirim
Bir zamanlar
İzini bıraktığın o yollardan
Sesleniyorum sana
Biliyorum; görüyor ve duyuyorsun

Ey büyük üstadım,
Bir zamanlar yazdığın o şiirler
Şimdi, nicelerin dudaklarında
Kimileri kendini bulmakta,
Kimileri mücadelesini

Ey büyük üstadım,
Necip Fazılım
Varınca erişince sana
Yol gösterir misin, bana?
Bu garip öğrencine de
Öğretir misin, bir şeyler?

Ey büyük üstadım,
Şimdi yürümekteyim
Senin yolunda,
Belki ebed, belki mabed
Sen ki koca bir çınar,
Ben küçücük bir çalı
Öğretir misin?
Sen büyük Üstadım,
Koca bir çınar olmayı
Şu çilekeş kaldırımlarda

Ey büyük üstadım
Bu Osman kapında
Kapının ardında
Sen bilirsin utanmamayı,
Ne kadar utansam da ben
Alır mısın, beni?
Peygamber hırkası,
Son sığınağına