• 3.02.2017 00:00
  • (4110)

 AKÇAKOCA’DA YENİ BİR ŞEHİR KURMAK

"Paris’te şehrin içerisine yeni bir yapı yapmak neredeyse imkansızdır.

Çünkü bütün binalar birbirine yapışıktır.

Hepsi diziler meydana getirmiştir.

Onların arasında hiçbir şey meydana getiremezsiniz, donmuş bir dünyadır.

İlk başta 1. Napolyon(Bonaparte) tarafından. Daha sonra 1. Napolyon’un getirdiği prensipler çerçevesinde 3. Napolyon’un icracısı Baron Hausmann tarafından dondurulmuştur.

Ve bütün nesiller o donmuş dünyada yaşamak mecburiyetindedirler.”

Şehircilikteki bu anlayışı beğenmeyen Turgut Cansever:

“Burada 19. Yüzyıl aydınlarının büyük yanılgısı gündeme gelmektedir.

Onlar bütün hayatı donduran, biçimlendiren iradeye, kuvvete hayran olmuşlardır.

Fakat insanın insan olarak binanın oluşumuna yapacağı katkının güzelliğini, o katkının insanın hakkı olduğunu inkâr ederler.

Böyle bir yanlışlığın farkına varmamışlardır.” tespitinde bulunmuştur.

Turgut Cansever’in şehircilik anlayışı Almanya’nın şehircilik anlayışından yanadır.

Şimdi Fransız şehirlerine bakmak yerine, vahşi sanayileşmeyi tüm vahşetiyle yaşamamış daha küçük birimlerden, daha kolay yönetilmeyi devam ettiren bir ülkeden, mesela, Almanya’dan bahsedelim.

ALMANYA’DA ŞEHİRLERİN NÜFUSU HİÇ ARTIRILMIYOR:

Bunun yanında, mesela korunacak eserler için her kasaba ve köyün mahalli UNESCO komitesi var.

UNESCO’nun tarihi mimarlık korumasıyla ilgili olarak insanlar bilfiil tarihçilerle, desinatörlerle, mimarlarla birlikte çalışıyorlar.

Oradaki şehirlere baktığımız zaman, onların ne kadar gerisinde olduğumuz aşikâr.

O zaman bizi bu duruma düşüren sebebi bulmamız ve onu bertaraf ederek, şehirlerimizi nasıl kuracağımızı hesap etmemiz gerekiyor.

Turgut Cansever’in şehircilik anlayışı Almanya’da ki şehircilik anlayışından yana. Peki Akçakoca’da ki şehircilik anlayışı hangi şehircilik anlayışında.

Maalesef Turgut Cansever’in sevemediği Paris’te tezahürünü bulmuş donmuş şehircilik anlayışı bile yok.

Yıkıp yeniden yapmak üzerine geliştirilmiş bir şehircilik ve mimari anlayış hâkim, rant anlayışı da diyebiliriz.

Yıkılacak, yapılmış ve yapılacak binaların güzelliğine bir inanç yok. Mimariye güzellik ve estetik ölçeğinde bakmayınca her bina tekrar yıkılabilir; parklar, caddeler ve sokaklar tekrar planlanabilir var sayılmaktadır.

Turgut Cansever’e göre hangi şehircilik anlayışını benimserseniz benimseyin yeni şehirler kurmak mecburiyeti vardır.

25.000 kişinin yaşadığı bir alana 15.000 kişi daha yığarak 40.000 kişiye ulaşmak bir şehircilik değildir. Rant uğruna yeni problemler yaratmaktır.

25.000 kişiden 40.000 kişiye çıkmak Akçakoca’da birçok siyasinin hedefi olduğu için bu rakamları verdim. Yapmamız gereken bu nüfusu Akçakoca’ya yığmak değil, Akçakoca’ya entegre mahalle mahalle oluşacak yeni bir şehir kurmaktır.

Bu şehrin nereye kurulacağını sorgulamamız gerekiyor Turgut Cansever’e göre.

Ancak bu sorgulamayı yapabileceğimiz kanaatinde değilim.

Rant bu şehri teslim almış mücadele etmek isteyenkişi sayısı o kadar  az ki…

Mimar Turgut Cansever’den alıntılar yapma sebebim Turgut Cansever’in muhafazakâr bir kişiliğe sahip olması ve AKP ve MHP ileri gelenleri tarafından hep saygı gösterilen biri olması.

Mesela Millî Eğitim Bakanı görevini de ifa etmiş olan Prof. Dr. Ömer Dinçer bu kitaptaki söyleşilerde yer almış birisi.

Muhafazakâr çevreyi kendi estetik değerleri ile buluşturabilmek için beyhude bir gayret de diyebilirsiniz.