• 16.04.2017 00:00
  • (2316)

 AKÇAKOCA’DA BEYAZ TAYYİPÇİLERİN HEZİMETİ

Gazeteci, mimar ve yazar Cihan Aktaş başörtülü kadın köşe yazarlarımızdandır.

Bir yazısında zenginleşmenin ve kapitalist tüketim kültürüne teslimiyetin neticede “Beyaz Türk’ün yerine Beyaz İslamcının alabileceğini” söylemiştir.

Akçakoca’da Cihan Aktaş’ın tanımına uygun İslamcılar bulabilmek bir hayli zor olsa da “BEYAZ TAYYİPÇİLER” diye anılacak bir kesimin oluştuğunu söylemek görünen köy kılavuz istemez deyimiyle eşdeğerdir.

Malumun ilanıdır sadece.

Eğer AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarı olmamış olsaydı bugünkü zenginliklerine ve etkinliklerine ulaşamayacak bir kesimden bahsediyoruz.

Yaptıkları sadece AKP’ye katılmak ve AKP’nin açtığı yeni ekonomik kanallarda dolu dizgin yol almaktır.

Bu kesime “İslamcı” diyemiyoruz neticede İslamcılığın entelektüel bir yönü ve çabası vardır bu entelektüel çabayı gösterecek kapasite ve çabada olmayınca da işin kolayına kaçılmış ve “Tayyipçi” olmak ile yetinilmiştir.

AKP’nin parti programı ve hedefleri ile de pek irtibatları olduğunu söyleyebilmek çok zordur.

İrtibat kurdukları şey elbette ve her daim betondur.

Beton ile yaratılabilecek estetik birçok yaklaşım var iken betonun yaratacağı estetiklerden çok standart dayatmaların yarattığı rantların peşinde koşmuşlardır.

16 Nisan 2016 günü yapılan referandumda Akçakoca İlçe Merkezinde Akçakoca’nın “Beyaz Tayyipçiler” hezimete uğramışlardır.

%54 Akçakoca’da Recep Erdoğan’ın hiçbir katkı olmadan alabileceği oy oranıdır dersem AKP’ye ve Recep Tayyip Erdoğan’a gönülden bağlı birçok seçmen aynı kanaati paylaşacaktır.

Üstüne üstelik Düzce Milletvekili Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü referandum sırasında Akçakoca’da büyük mesai harcamıştır.

“Beyaz Tayyipçiler”in referandumda katkılarının niçin sıfıra yakın olduğu gündeme gelecektir.

Görüntü vardı ama katkı sıfıra yakındı.

Bu sorgulamanın yapılmasını seçim neticelerinin belli olmasından sonra atılan havai fişekler bile değiştiremez.

Atılan havai fişekler Recep Tayip Erdoğan ve Faruk Özlü’nün  gayretlerinden pay alma çabasından öteye bir şey değildir.

İlçe merkezinde geçerli olan 16.000 oyun 8860’nı almak Akçakoca’nın “Beyaz Tayyipçileri” için başarı olarak değerlendiriliyorsa bu vaziyet Akçakoca’da AKP’nin inişe geçtiğini kabul etmeleri manasına gelmektedir.

Unutulmaması gereken bu oyların içerisinde büyük oranda MHP’li seçmenlerin de mevcut olduğudur.

“Beyaz Tayyipçiler” bütün şaşaalarına ve iddialarına rağmen referandum sırasında “evet” oyları için ekstra bir katkı koyamamışlardır.

Kimler bu “Beyaz Tayyipçiler?

Başa Cüneyt Yemenici’nin ismini yazmamız gerekir tabii ki.

Sonra ATSO Başkanı Mehmet Nazım Pazvant gelecek tabii ki.

Dergâh Akça elbette ki olacak listede.

İl Genel Meclisi Başkanı Dursun Çakır’sız liste düşünülemez bile.

Esved Sarıoğlu ve adlarını bilmediğim için isimlerini zikretmediğim birçok beton sever müteahhit elbette ki listede yerlerini alacak.

AKP’li olma trenine son anda binmiş olmalarına rağmen belediye başkan yardımcıları Suat Madenci ve Ali Direk’i listeye almazsak haksızlık etmiş oluruz.

Ayfer Yılmaz’da bu listede yer alabilirdi ancak fındık çuvalları üzerinde verdiği pozla mağdur olduğunu sanal medya da ilan etmesi bu listeden tamamen çıkmasına sebep olmuştur. Çünkü hiçbir “Beyaz Tayyipçi”nın mağdur edebiyatı yapmaya hakkı yoktur.

Liste elbette ki daha geniş, listeyi herkes kendisine göre genişletebilir.

 

Kimler “Beyaz Tayyipçi” olamaz?

Mesela Referandum öncesi AKP’den gelen listeyle belediye de taşeron işçi olarak 10-12 saat çalıştırıldıkları halde mesaileri ödenmeyenler sadece “Tayyipçi” olmakla iktifa etmek zorundadırlar.

Ya da tek geçim kaynağı fındığını emanetçi tüccara verip mağdur olanlar da “Beyaz Tayyipçi” olamazlar.

Sadece “Tayyipçi” olanların listesini uzatabiliriz ancak ortak paydalarının sıradan insanlar olduğunu söylememiz yeterlidir.

Akçakoca’da “Beyaz Tayyipçi” olmanın kıstası her şeyden önce zengin olmak ve zenginleşmeye devam etmektir.