• 9.02.2017 00:00
  • (1405)

 REFERANDUM VE AKÇAKOCA’NIN GELECEĞİ

Tartışılmaz bir gerçek var, Akçakoca AKP hükümetleri boyunca gerçekleşen ekonomik büyümeden yeterli payı alamadı.

Yaşar Yakış’ın meclis dışı kalması ile daha da hızlandı bu süreç.

Yaşar Yakış’ın yerine Osman Çakır atanarak milletvekili seçildi.,

Akçakoca adına talihsiz bir seçim oldu Osman Çakır’ın milletvekili seçilmesi.

Düzce milletvekilleri ve siyasetçileri ile ritim içerisinde çalışıp Akçakoca için faydalı işler elde edebilmek yerine çatışmayı seçti.

Mesela Düzce AKP’nin ileri gelenleri Akçakoca için 2023 yılına münasip hedefleri münasip görürken Osman Çakır Akçakoca’daki boru fabrikalarının menfaati için OSB kurulmasının fikrinin öncülüğünü yaptı. Başta Cüneyt Yemenici olmak üzere pek çok kişiyi de peşine taktı.

Netice de 2023 planları ile uyumlu siyasetler üretmek yerine OSB’nin peşine takılmak Akçakoca’ya zaman ve enerji kaybettirdi, kaybettirmeye devam da ediyor.2023 hedeflerinin hiçbir belgesinde Akçakoca için OSB öngörülmediğini de hatırdan çıkarmamak gerekir.

2015 seçimlerinde ise Akçakoca adeta cezalandırıldı. AKP tarafından genel seçimlerde Düzce listesinde Akçakoca’dan bir aday gösterilmesi teamül haline gelmişken, teamüle uyulmadı ve Ankara listelerinde kendisine yer bulunamayan Ayşe Keşir milletvekili oldu.

 

 1 Kasım 2015 Seçimleri Siyaseten Dibe Vurduğumuz Seçimler Oldu

 

“Gelen gideni aratır” sözünün hakkı da tam manası ile verilmiş oldu.

Osman Çakır’ın AKP’nin 2023 hedeflerine kesinlikle uymasa da bir gayreti vardı en azından, Ayşe Keşir ile birlikte bu gayret de kayboldu.

Osman Çakır’a her türlü ulaşabilirdiniz; camide, çay ocağında, sokakta.

Ayşe Keşir’i ise yanında Yaşar Hoşbaş ya da Dergâh Akça olmadan göremezsiniz bile. Ya da bir bakan Akçakoca’ya geldiğinde Ayşe Keşir’i görebilirsiniz.

“evet” kampanyası boyunca Akçakocalılar Ayşe Keşir’i AKP kampanya bürosunun açılışı sırasında ve Çarşı Meydanında yapılan miting sırasında miting platformunun üzerinde gördüler. Miting sarsasında konuşma bile yapmadı/yaptırılmadı.

Geçen 15 ay boyunca Akçakocalı biri yerine milletvekili seçilen Ayşe Keşir ile Akçakoca’nın rabıtalı bir ilişkisi olamadı. Ayşe Keşir’in bu yönde bir gayret içerisinde olduğu intibasını da Akçakoca kamuoyu hiçbir şekilde edinemedi.

Bu sadece benim değil Akçakocalı AKP’lilerin büyük çoğunluğunun da kabul ettiği bir gerçek.

“evet” kampanyası boyunca AKP tarafından anayasa maddelerindeki değişiklikten çok istikrar öne çıkarılıyor ve seçmenden istikrar için  “evet” isteniyor.

Son 5,5 yıldır ise Akçakoca adına siyaseten istikrar, Osman Çakır ve Ayşe Keşir’in milletvekili seçilmeleri ve ekonomik büyümeden hiçbir pay alınamamasıdır.

Osman Çakır ve Ayşe Keşir’in en büyük paydaları ise fındık üreticisinin lehine hiçbir şey yapamamış olmaları. Eğer bir şey yapamamak istikrar ise evet bu noktada bir istikrar(!) mevcuttur.

Faruk Özlü’nün 3 yıl önceki vaatleri tekrarlamaktan başka hiçbir yeni vaat veremediğini de unutmamak gerekir.

Referanduma bu yönü ile bakacak olursak “evet” oylarındaki artış Osman Çakır ve Ayşe Keşir’in milletvekili seçilmesini de onaylamak manasına gelecektir.

Bu da Ayşe Keşir’in tekrar muhtemel bir erken seçimde tekrar Akçakocalı bir adayın yerine tekrar aday gösterilmesi potansiyelinin çok güçlü olması manasına gelecektir.

Daha açık seçik yazacak olursak “evet” oylarındaki artış Ayşe Keşir’in milletvekili olarak seçilmesini onaylamak manasına da gelecektir.

Referandumda da ne kadarlık bir “evet” oranı bu tercihlerin onaylanması manasını gelecektir sorusunu da gündeme getirecektir ister istemez.

 

Akçakoca Çantadaki Keklik Olmayacağını İspatlamak Zorundadır.

 

Bu oran benim gözlemlerime/ hesaplarıma göre %60’ın üzerinde seyretmesidir. 17500 ve üzerinde “evet” oyu çıkması Akçakoca’ya AKP Genel merkezince biçilen değerin/görevin Akçakoca seçmenleri tarafından onaylanması olacaktır.

Merkeziyetçiliği her geçen gün artan AKP’de muhtemel erken seçim sırasında bu rakamlara ve oranlara bakılıp Akçakoca halkının AKP Genel Merkezince verilen kararlardan   memnun olduğu kararına varması kaçınılmaz olacaktır.

Bu bakış ancak AKP’li seçmenlerce değiştirilebilir. AKP’nin sosyolojik tabanı “evet” oyu verirken yukarıda yazdığım saikleri dikkate bile almayacaktır bu da tartışılmaz bir gerçektir. Türkiye’de %35 olduğu varsayılan bu sosyolojik tabanın Akçakoca’da %40’ın civarında olduğunu var saymakta son derece gerçekçidir.

AKP’ son genel seçimlerde Akçakoca’da %59,86 oy almıştı. Yuvarlak rakam %20’lik bir seçmen kitlesi kendisini AKP’li saymasa bile diğer alternatifleri beğenmediğinden Akçakoca’da AKP’ye oy verebilmektedir.

Akçakoca’nın gidişatına dur diyebilecek seçmen kitlesi de bu %20’lik kesimdir. Eğer bu seçmenler AKP kampanyasının ana teması olan “istikrar” için “evet” tercihinde bulunurlarsa Akçakoca’nın bugün içerinde bulunduğu açmazlara da “evet” demiş olacaklardır.

%60’lık oran çok mühim bir kıstas olacaktır. Akçakoca’nın geleceği için bu oranın üzerindeki her oran ekonomik olarak da siyaset olarak da Akçakoca’nın bugün için içinde bulunduğu açmazların kabul edilmesi manasına gelecektir.

Akçakoca, AKP Genel Merkez kurmaylarınca çantadaki keklik olarak değerlendirildiği yani  AKP Genel Merkezi seçmenlerin oyları  vasıtasıyla uyarılmadığı sürece Akçakoca ile alakalı siyasetinde hiçbir değişiklik yapmayacaktır.

16 Nisan çantadaki keklik olup olmayacağımızın da oylaması olacaktır.

Akçakoca’nın geleceği AKP’nin sosyolojik tabanından olmadığı halde AKP’ye oy veren 5500 civarındaki seçmenin elindedir.