• 16.02.2017 00:00
  • (1361)

 AKÇAKOCA SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNDA GÜLER YÜZ YASAK MI?

Benim neslim devlet dairelerine giderken ayakları geri geri giden bir nesildir.

Gittiğiniz devlet dairesi neresi olursa olsun devletin gülmeyen yüzüyle karşılaşılır, her zaman bir noksanlık bulunur ve her an suçlu vaziyete düşebilirdiniz.

Tüm evraklar tam sadece gidip evrakları vereceksin Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi görevlileri Zonguldak’taki Sosyal Güvenlik Kurumuna hazırladıkları prosedüre göre evrakları hazırladılar deyince tabana kuvvet Akçakoca Sosyal Güvenlik Kurumu Şube müdürlüğüne gittim. ( 13 Şubat Pazartesi)

Sosyal Güvenlik birimimiz dağ(!) başında toplu taşıt ile ulaşma şansınız yok. Cüneyt Yemenici özel vasıtası olanları mühimsemediğinden olsa gerek Sosyal Güvenlik kurumunun dağ başına taşınmasında ısrarcı olmuş. Toplu taşıt hizmeti getirmek gündeme bile gelmemiş olmalı.

Sosyal güvenlik kurumu da dağ başında hak aramaya gelen az olur böylece devletimizin menfaatine yurttaşların aleyhine uygulamalar yapmak hassasiyetinde olduklarından olsa gerek dağ başına taşınmayı kabul etmişler.

Tabana kuvvet Sosyal Güvenlik kurumuna ulaşınca devletin unutmak üzere olduğum ceberut yüzünü görerek büyük bir nostalji yaşadım.

Evraklarımın tam olması güveni ile verdim , evraklarımı alanın güvenlik görevlisi olduğunu sonradan fark ettim görevli memurun az sonra geleceğini de öğrendim.

Görevli memurumuz gelesiye kadar güvenlik görevlisi elinden gelen yardımı gösterdi evrakların arkasına kimlik bilgileri filan yazdım imzaladım, falan filan.

 

Öğlen mesaisi başladıktan 15 dakika sonra muhafazakâr hayat anlayışı güler yüzlü olmaya da engelmiş gibi davranan, ismini daha sonra ısrarla sormam neticesinde öğrenebildiğim memurumuz arzı endam etti.

Dağ başına büro açarsanız memurun geç kalmasını da mazur görmek gerekir, ben de öyle yaptım. Özel vasıtanız yoksa çarşıya kadar gidip gelmeniz ve mesaiye tam vaktinde yetişebilmek neredeyse imkânsız çünkü.

Güvenlik görevlisi arkadaş doldurduğum evrakları memur hanıma uzatırken “evraklar tam galiba” dedi. Evrakları alan memur hamım evraklara 3 tur attırdıktan sonra suyun kaldırma gücünü bulmuş Arşimet’in azametiyle” bunun reçetesi nerde” dedi.

Zonguldak’ta gerekmeyen reçete Akçakoca’da gerekir olmuştu. Reçeteyi ilaç için filan sanmayın hastanın sırtı yara olmasın diye gereken yatağın reçetesiydi istenen.

Devletini seven her memurun yaptığı gibi evraklarda bir noksanlık bulmayı başarmıştı. (!) Konuşmalara daha sonra dahil olan ismini öğrenemediğim diğer memura göre de evrakları kabul etseler bile noksanlık yüzünden beni çağırabilirlermiş. Akçakoca devlet hastanesini büyük vazifeşinaslık göstererek uyarmışlar.

Ancak çevredeki diğer hastaneleri henüz uyarmamışlar. İşte bu nokta da suç işlemişler. Çevre illerde evrak noksanlığı sebebi ile ödenmemesi gereken paraların ödenmesine göz yumar vaziyete düşmüşler.

Sosyal Güvenlik Kurumu Şube Müdürümüz (usulü her nasıl ise) genel müdürlüğüme yazar yoksa diğer il ve ilçe müdürlüklerine mi yazar bilmiyorum ama devletin parasının çarçur edilmesinin önüne geçilmesi için bir an önce harekete geçmelidir. Bırakın çevre illeri tüm illerin uyarılmasında yardımcı olmalıdır.

Düşünebiliyor musunuz, Zonguldak’ta yaşamış olsaydım bu iadeyi haksız yere almış olacaktım. (Zonguldak’ta yatak reçetesi olmadan iade almış kim bilir ne kadar yurttaş var. Hak etmedikleri iadeleri almışlar farkında değiller)

Haksız yere iade alıp vicdan azabı çekmemi önleyen memuremiz ile bu uygulamalara yol veren Sosyal Güvenlik İlçe Şube Müdürüne teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.

Sosyal Güvenlik Kurumuna gitmeden önce muhakkak telefon edin evrakları teker teker öğrenin ki, birde devletin o ceberut yüzünü görmeyin. Bıkkın bir sesten cevap almaya da lütfen katlanıverin.  (Kurum da tıpkı eski zamanlarda ki gibi güler yüz yasaklanmış sanki.)

Herkes benim gibi devletin ceberut yüzünü görebilmenin nostaljisini yaşamaktan memnun olamaz ki(!)