• 13.02.2017 00:00
  • (2970)

Kanunun yasakladığı bir neticeye kanunun yasaklamadığı bir yoldan ulaşmaya “KANUNA KARŞI HİLE” denir ve Akçakoca METAL OSB’si kurulma kararı bu yöntemle alınmıştır.

4562 sayılı OSB kanuna uygun davranılıyormuş gibi hareket edilmiş ancak OSB’nin kurulması ile mahkeme süreçleri bittikten sonra zafer sarhoşluğundan ve herkesin bu başarıdan pay almak istemesi yüzünden olsa gerek asıl hedefin 4562 sayılı kanuna hile yapmak olduğu bizatihi açıklanıvermiştir.

Akçakoca METAL ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ kurulması Akçakoca’daki boru fabrikaları ve İstanbul’da 17 Akçakocalı işçi çalıştıran bir soğutma teknolojileri fabrikası için kamulaştırma projesidir.

Müracaat edenlere verilecek yer olmadığı bizzat Mehmet Nazım Pazvant tarafından açıklamıştır. Parsel paylaşımı çoktan bitmiş.

OSB kurulacak bölgedeki mülkiyet büyük oranda özel mülkiyettir. Genişlemek için bu bölgede arazi almaya çalışan fabrikalar mülkiyetin parçalı olmasından dolayı büyük sıkıntılara girmiş ve istenilen büyüklükte arazi sahibi olamamışlardır.

ATSO Başkanı Mehmet Nazım Pazvant’ın da açıkladığı gibi Ağır Haddecilik firması genişleyecek arazi bulamadığı için Akçakoca’dan ayrılmıştır.

500 dönümün biraz üzerinde bir büyüklükte olacağı açıklanan OSB bölgesinde yer alacak fabrikalar baştan beri bellidir ve bu vaziyette 4562 sayılı OSB kanunun ruhuna aykırıdır.

Bu kanunun asıl hedefi bazı fabrikaların büyümesi için arazi kamulaştırması yapmak değildir.

Islah OSB’si kurmak Akçakoca’daki sanayi kuruluşları için en uygun prosedür olduğu halde bu ihtimal üzerinde hiç çalışılmamış olması da Akçakoca Metal İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin kanuna karşı hile yaparak bir kamulaştırma projesi olduğunu da alenen ortaya koymuştur.

Hükümetin 2023 yılına ait hiçbir ekonomik hedefin de Akçakoca’da OSB kurmak OSB’ kanunun mantığına uygun olmadığı için yer almamaktadır.

Aynı şekilde Doğu Marmara Kalkınma Ajansının Bölge Planında Akçakoca’da OSB kurulması hiçbir şekilde öngörülmemektedir.

Akçakoca’da yapılan OSB kurmak değil mülkiyeti büyük bir çoğunlukla özel kişilere ait olan bir bölgeyi isimleri baştan beri olan fabrikalar adına kamulaştırmaktır.

Zonguldak Bölge İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararından ATSO Başkanı Mehmet Nazım Pazvant’ın verdiği bilgilere göre  6 aydan az olmayacak bir süreç var bu süreçten sonra kamulaştırma işlemleri başlayacak.

Zurnanın zırt dediği yer de bu kamulaştırma sürecinin finansmanının temini sırasında olacaktır.

500 dönüm civarında bir arazinin kamulaştırılması sırasında finansmanın baştan beri belli olan firmalarca karşılanabilecek olması kanuna karşı hile yapılmış olduğunun da ispatı olacaktır.

Kamulaştırma alanındaki arazi sahiplerinden birinin bile yetkili mahkemelere dava açması halinde eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devleti ise kamulaştırma gerçekleşemeyecektir.

Kamulaştırma finansmanı isimleri baştan beri belli olan firmalarca değil de başka yöntemlerle karşılanmış olması kamulaştırılacak alandaki hak sahiplerinin haklarını aramalarına hiçbir şekilde mania teşkil etmeyecektir, çünkü kanuna karşı yapılan hile açık ve nettir.

Buradan bizatihi de olsa   kanuna karşı hile yapıldığı açıklamasında bulunan tüm mahalli yöneticilerimize teşekkür edilmesi gerektiği kanaatindeyim.

Çünkü bu açıklamaları ile “KANUNA KARŞI HİLE” yapıldığını açık ve net bir şekilde ortaya koymuşlardır.

Acaba diyorum mahalli yöneticilerimiz de içten içe OSB yapılmasına karşılar da hak aranması için hak sahiplerine sağlam hukuki deliller mi bırakıyorlar.