• 16.12.2016 00:00
  • (3545)

 Sınır kapılarında ithalatı serbest bırakılan fındık yeniden yasaklanmış.

Sınır ticareti ile 150.000 ton fındığın ülkeye sokulmasına neden olan karar ise 25 Ocak 2016 tarihinde alınmış ve üreticilerin bu karardan haberi yok.

Bu karar her şeyden önce hükümetin fındık üreticisinin yanında olmadığının ispatıdır.

Hükümetin bu kararı ile fındık üreticisi mağdur edilmiş ve bu karar fındık kamuoyuna duyurulmayarak bu mağduriyet katlanmıştır.

Piyasa giren ancak üreticinin haberi bile olmadığı 150.000 tonluk fındık fiyatların düşük tutulmasına vesile olmuş yapılan rekolte tahminine göre fındık fiyatlarının artacağı tahmininde bulunarak fındığını satmayan üretici külliyen zarara uğratılmıştır.

Bu karardan kimlerin haberi varsa üreticinin mağdur eden de onlardır.

Bu haberden haberi olması gerekip de haberdar olmayan kurumların yetkileri de en az haberdar olanlar kadar sorumludurlar.

Düzce ilinden bir bakan çıktı diye Düzce halkı sevinirken görünen o ki; hükümette Düzce’den bir bakanın bulunması fındık üreticisine bir faydası olmamıştır. Faruk Özlü’nün Mayıs ayında bakan olmuş olması hükümet tarafından yaratılan bu mağduriyetten sorumlu olmamasını gerektirmez, unutmalıyım ki, Faruk Özlü o tarihte milletvekiliydi ve en öncelikli görevlerinden biri de fındık üreticinin menfaatlerini kollamaktı.

Ya Ayşe Keşir’e ne demeli; fındık üreticisi illeden milletvekilleri ile komisyon kurmuş tarım, gıda ve hayvancılık bakanı ziyaret etmiş ve çalışmalarının devam edeceğini söylemişti.

Mesele sadece algı siyaseti yapmak olunca bu komisyonun çalışmalarından da bir şey çıkmamıştı. Tarım bakanı bu önemli bilgiyi bu ziyaret sırasında Ayşe Keşir ile paylaşmışsa da paylaşmamışsa da her iki vaziyetin de vardığı yer üretici açısından çok kötüdür.

Ayşe Keşir tarım bakanından bile bu bilgiyi öğrenemiyorsa ya da öğrenip de Düzce kamuoyu ile paylaşamıyorsa “siz ne işe yararsınız” diye sormak Düzce halkının sonuna kadar hakkıdır.

Fevai Arslan diye bir milletvekilimiz  daha var ve de güya tecrübeli milletvekilimiz, ikinci dönemdir mecliste ancak bu tecrübesini nedense üreticinin lehine kullandığına hiç şahit olamadığımız gibi varlığını sadece tayin işlerinde fark edebiliyoruz.

Düzce ve Akçakoca halkının yapması gereken ise tarım bakanından başlayarak Düzce milletvekillerine AKP’nin il ve ilçe başkanlarından hesap sormaktır.

Bu hesap sorulmadığı takdirde fındık üreticisinin mağduriyeti hiçbir şekilde bitmeyecektir.

25 Ocak tarihinde alınan bu karar ve bu kararın fındık kamuoyuna duyurulmaması genel seçimlerde %60’dan fazla oran ile AKP’ye oy veren Düzce halkının cezalandırılması değil ise nedir?

Belli ki, AKP genel merkezi tarafından atama ile seçtirilen milletvekilleri fındık üreticisinin yanında değil fındık üreticisini mağdur eden yapıların yanındalar.

Haberimiz yoktu açıklamalarının ise hiçbir değeri yoktur.

Düzce ilinde milletvekillerinden başlayarak fındık meselesinde AKP’nin sınıfta kaldığı apaçık bir gerçektir.