• 9.02.2016 00:00
  • (1373)

Toplumun ve insanların sosyal olarak kuşaktan kuşağa ak­tardığı maddi ve maddi olmayan ürünler bü­tünü ile sembolik ve öğrenilmiş ürünler ya da özellikler toplamına kültür diyoruz.

Kültür, bir sosyal sabit sermayedir ve toplumsal gelişme düzeyinin arka planıdır.

Son gelişmelerden sonra ise Akçakoca’nın bir sabit sosyal sermaye olarak kültüre pek de ihtiyacı olmadığına karar verilmiştir.

Bu karar vericiler AKP’nin ileri gelenleri (kamuoyu önünde tepki vermediklerine göre hepsi dahildir) Düzce/Akçakoca ve Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilileridir.

Milli Mimari ekolünün mühim eserlerinden olan Orhangazi İlkokulu bir önceki Düzce valisi Ali Fidan’ın çalışmaları ile bir kültür merkezine dönüştürülmesine karar verilmiş ve bu yılda eğitim yapılmamıştı.

Orhangazi İlkokulunun kültür merkezine dönüştürülmesine mühim katkılar veren Akçakoca Kaymakamı Mehmet Özer’den öğrendiğime göre de bir milyona yakın bir kaynak aktarılarak kültür merkezinin bitirilmesi planlanıyordu.

Ali Fidan Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığına, Mehmet Özer’de İçişleri Bakanlığı İller idaresi Başkanlığına terfien atanınca bu proje tamamen sahipsiz kalıverdi.

Sosyal Bilimler Lisesinin binasına el koyma krizi de patlak verince de yeni bir okul binasını 14 yıldır Akçakoca’ya kazandıramayan AKP çevreleri ve milli eğitim çevrelerinin aklına hemen kültür merkezine dönüştürülmesi planlanan bu okula el koymak gelmiş belli ki.

Kültürün ilk vazgeçilen olması ne kadar acı ve de bu açıklamayı Faruk Özlü’nün yapmış olması daha da acı.

Vaziyeti idare edebilmek adına ilk vazgeçilen ilk projenin kültür merkezi projesi olması ve güçlü bir itiraz yükselmemesi vahameti daha da artırmaktadır.

Bu kararlar alınırken belediye başkanımız Cüneyt Yemenici’den itiraz gelmiş midir bilmiyorum ancak geldiyse de mühim değildir, bu itirazın kamuoyu önünde yapılması mühimdir, çünkü.  Cüneyt Yemenici’nin kültür merkezi projesine çok sıcak baktığı da herkesin malumuydu.

Kültür merkezi projesi iptal edildiğine göre bundan sonra neler yapabiliriz?

1)Bakanımız var ya kültüre ve de kültür merkezine niye ihtiyacımız var diye avunabiliriz.

2)Kültür merkezi açılmasının iptalinin yaratacağı kültürel boşluğu Düzce Milletvekilimiz Ayşe Keşir’in Akçakoca ziyaretlerinde kendisinden feyz alarak kapatmaya çalışabiliriz.

3)Ayşe Keşir olmadığı zamanlarda da bu kaosun yaratılmasında büyük katkıları olan Dergâh Akça ve Yaşar Hoşbaş’a yakın durarak kültür merkezinin iptalinin yaratacağı kültürel boşluğu mahalli öğelerle kapatmaya çalışabiliriz.

4)Bu kültür merkezi aynı zamanda bir turizm destinasyonu olması planlandığından yaratacağı boşluğu turistleri Dergâh Akça ve Yaşar Hoşbaş ile tanıştırarak kapatmayı deneyebiliriz. (Bu fikrin her siyasi düşünceden turistin ilgisini çekeceğine çok eminim.)

5)Bir önceki valinin herkesçe kabul gören projesini , devlette devamlık ilkesini yıkabilmenin bir göstergesi olarak değerlendirebilir ve övünebiliriz.