• 23.11.2016 00:00
  • (987)

2 yıl bekle sonra ittifakı kuvvetlendirmek için basın açıklaması yap sonra da iyot gibi açıkta kal.

Rakiplerin galebe çalması değil kendi kendine sırtını mindere yapıştırmakla eş değer oldu AKP ilçe başkanın hali.

Dergâh Akça’nın yaptığı basın açıklaması yasa tasarısının içeriğinden çok Ayşe Keşir ile olan ittifakını perçinlemek ve destek vermek için elini taşın altına koymaktı.

Netice ne mi oldu?

Dergâh Akça’nın eli taşın altında ezildi. (!)

Partisi bile geri adım atarken Dergâh Akça istismarcıları destekleyen biri vaziyetine düştü.

Kendisine zarar verdiği kadar ilçe teşkilatını da zarar vermiş oldu.

Yeni bir basın açıklaması yapmadığı takdirde kendisinden ve teşkilatından “istismarcıları savundular” yaftası asla kalkmayacaktır.

2 yıllık tecrübemizde Dergâh Akça’nın böyle bir açıklama yapmayacağını işaret ediyor.

Bu işten en karlı çıkan kişi ise Cüneyt Yemenici oldu, yeni siyasi rakibi Dergâh Akça kendi ayağına ateş etmiş vaziyete düştüğü için elbette memnundur.

Dergâh Akça’nın Cüneyt Yemenici’ye karşı yaptığı efelenme netice vermemiştir.

Bu hadise Ayşe Keşir ile ittifaka girmenin kimseye ikbal getirmeyeceğinin göstergesi olmuştur.

Ayşe Keşir ile yapılan ittifaklar ufak tefek kazançlar sağlayabilir ama siyasi bir ikbal asla getiremez.

Ayşe Keşir Düzce’deki siyasi hayatı tamamen “benden sonra tufan” umursamazlığı içerisinde gerçekleştirmektedir.

Siyasi çalışmalarına bakacak olursak önümüzdeki dönemde Düzce’den milletvekili olmak gibi bir çabası yoktur. Düzcelilere yakın olmaktan çok yukarılara yakın olma siyasetini gütmektedir.

Düzce’den tekrar aday gösterilirse de muhalefete milletvekili çıkarma şansıda verilmiş olur.

Dergâh Akça’nın yapmış olduğu basın açıklamasının Ayşe Keşir’in talimatı ile yapmış olması çok muhtemeldir. Netice ise tam bir hüsrandır.

Bu vaziyette Ayşe Keşir’in Dergâh Akça’ya sahip çıkması destek vermesi de siyasi ikbal açısından hiçbir fayda getirmez.

Belli ki, Ayşe Keşir Düzce ve Akçakoca’nın siyasetinin en renkli en belirleyici siması olmaya devam edecek bu belirleyicilik Faruk Özlü’nün belirleyiciliğinden çok daha mühim olacaktır.

Bu belirleyicilik kavramının Düzce ve Akçakoca için hayırhah olmayacağını söylemeye bilmem gerek var mı?