• 29.10.2016 00:00
  • (1026)

 Faruk Özlü Bilim ve Sanayi Bakanı olunca tüm Düzce ve de dolayısı ile Akçakoca sevindi.

Bir ilden bakan çıkması demek o ile kaynak aktarılması demek. Bu hakkaniyetli bir vaziyet değil ama ülkemize işler böyle yürüyor.

Bu kaynak illaki maddi olarak algılanmamalı sosyal kaynakların aktarılması olarak da algılanmalı ancak Akçakoca AKP çevreleri sosyal kaynak aktarımı ile ilgilenmiyorlar bile.

Düzce merkezinde ve diğer ilçelerde neler olduğuna vakıf değilim ama Akçakoca’da bu kaynak aktarılması işleri sağlıklı bir şekilde yürütülmediği gibi bakan Faruk Özlü’yü itibarsızlaştıracak şekilde yürüyor.

Sosyal bilimler lisesi binasına el koyma hadisesi Faruk Özlü’nün isteklerinin aleyhinde gelişti ve hala çözülmedi.

Makul bir çözüm için Faruk Özlü'ye hala bir direnç gösterenlerin olması da muhtemeldir, kamuoyu ile bir bilgi paylaşılmadığı için bilgi sahibi değiliz ne zaman çözülecek onu da bilmiyoruz. Çözümün açıklanmasının gecikmesi de bir itibasızlaştırma olduğunun da unutmamak gerekir.

Belki Değirmenağzı projesinin temel atma töreni sırasında açıklanır.Teklif edilen çözüm vicdanları susturabilecek mi orası da belli değildir.

Balıkçı barınağı ve balıkçıların taşınması ile ilgili süreçte bir itibarsızlaştırma sürecine dönüşecek belli ki!

Akçakoca Su Ürünleri Kooperatifi yöneticileri ve üyeleri ile Faruk Özlü bir araya hiç gelmedi. Buna rağmen bakan Özlü balıkçıların yapılacak yeni barınağa taşınacağından bahsediyor.

Su ürünleri kooperatifi yönetiminin böyle bir beyanı ve kararı yok ve böyle bir niyet te yok.

Peki bakan Özlü böyle bir açıklamayı nasıl yapabiliyor belli ki yanlış bilgilendirildiği için.

Bir bakan yanlış bilgilendirilebilir mi, evet söz konusu yer Akçakoca olursa yanlış bilgilendirme ihtimali hep vardır.

Rant gözleri kör edince her şey olabilir.

Bu yanlış bilgilendirmeden kim sorumlu olabilir, elbette ki ilçe başkanı Dergâh Akça ve belediye başkanı Cüneyt Yemenici birinci dereceden sorumludurlar.

Akçakoca’da algı siyaseti dışında siyaset üretilmeyince bakan Faruk Özlü’de bu algının bir parçası haline gelebiliyor, farkında olmasa bile.

Bir bakan her şeyi bilmek zorunda değildir hele de kendi bakanlığı dışındaki mevzuları ancak önüne getirilen dosyadan bilebilir. Balıkçı barınağı ile ilgili dosyada da meselenin hukuki altyapısı da çizilmiş olmalıdır, dosya da bu bilgiler mevcut olmadan Faruk Özlü’nün yaptığı her açıklamanın bir itibarsızlaştırma açıklaması olacağı da aşikardır.

Eğer dosyada bu hukuki altyapı çizilmiş olmasına rağmen bakan Faruk Özlü var olan hukuka aykırı bir şekilde balıkçıların taşınacağından filan bahsediyor ise vaziyet daha da vahimdir.

Faruk Özlü’nün Bilim ve Teknoloji bakanı olması mahalli siyasete hâkim olması da demek değildir, zaten son hadiselerde hâkim olamadığını göstermektedir.

Akçakoca ile ilgili bir mevzu olduğunda hemen karar vermemeli mevzunun önüne arkasına bakmalı algı siyasetine kurban oluyor muyum diye incelemedir.

Akçakoca da AKP çevrelerinde bugünlerde “dava” deyince ya mahkemelerde görülen hukuk davaları ya da kişiler arasındaki PARA DAVALARI anlaşılmaktadır, idealizim ile yüklü “dava” kavramı Akçakoca AKP çevrelerinde unutalı çok olmuştur!