•  
  • (1409)

 Sosyal Bilimler Lisesi ile ilgili yeni bir iddia var.

Daha doğrusu çözüm önerisi varmış.

SBL öğrencileri de tekrar binalarına geri döneceklermiş.

Yani Kız İmam-hatip Lisesi öğrencileri ile aynı bina da okuyacaklarmış.

Bina her iki lise için yeterliymiş.

Biraz zaman geçtikten ve olay soğuduktan sonra uygulamaya geçilecekmiş.

Bu çözümü(!) duyunca meşhur fıkra aklıma geldi:

Ağa ile kahya, binmişler atlı arabaya, düşmüşler kasabanın yoluna.

Giderlerken, ağanın gözüne inek pisliği takılmış.

Kahyaya arabayı durdurtarak:

“Kâhya” demiş, “Şu inek pisliğinden bir parmak yersen, bu araba da, köydeki, çiftlik de senin olacak”

Kâhyada tamah edip, zenginlik, güç ve şöhret hırsına kapılarak, almış bir parmak yemiş inek pisliğinden.

“Tamam” demiş ağa.

“Şimdi gel, sen benim koltuğuma otur, arabayı ben süreceğim”

Ağa olmuş “kâhya”, kâhya olmuş “ağa”

Kasabaya “yeni sıfatları” ile varmışlar, işlerini halledip, dönüşe geçmişler.

Kâhya ağanın yerinde, ağa da kâhyanın.

Ne var ki; kâhyanın içi rahat değil. Ya köylü sorarsa, ya “bu arabayı ve çiftliği inek pisliğine borçluyum!” demek zorunda kalırsa.

İnek pisliğinin olduğu yere,geldiklerinde . Yeni ağa eski kahya dönmüş eski ağaya:

“Şundan bir parmak da sen yer misin?”

“Yersen, sabah bana verdiğin her şey, yine senin olsun!”

Ağa, hemen arabanın durmasını bile beklemeden, atlamış aşağıya ve inek pisliğinden bir parmak yemiş.

Ağa tekrar ağa olmuş, kahya da kahya.

Köye yaklaştıklarında kahya ağasına dönmüş demiş ki:

“Köyden çıktığımızda ben kahyaydım sen ağa, kasabaya indiğimizde sen kahyaydın ben ağa.Köye girerken, ben yine kahyayım, sen yine ağasın”

“İyi de; biz o inek pisliğini niye yedik?”

SBL öğrencilerinin tekrar eski binalarına dönüp binalarını Kız İmam-hatip öğrencileri ile paylaşmaları bir çözüm değildir, yaşatılan mağduriyetin sonlandırması da olamaz.

Ancak madem böyle bir uygulamaya gidilirse ne demeye SBL öğrencilerini yerinden yurdundan ettiniz, sorusuna cevap verebilme mecburiyeti vardır.

Bu bir çözüm önerisi olamaz, olsa olsa yukarıdaki fıkranın hakkını vermek olur.(!)