• 5.02.2016 00:00
  • (2600)

 LENİN HEYKELİ ÇÜRÜTÜLDÜ MÜ?

 

Hüseyin Yanmaz’ın ikinci dönem belediye başkanlığı Berlin Duvarının yıkıldığı Sovyetler Birliğinin dağıldığı döneme denk gelmiştir.

 

Dünya Sovyetler Birliğinin dağılması neticesinde tek kutuplu bir dünya olma ile yüzleşirken Akçakoca’nın nasibine düşen gürgen ağacından bir Lenin heykelidir.

 

Uzun süre denizde kaldığı için özellikle burnu yıpranmış olan Lenin heykeli Hüseyin Yanmaz tarafından tamir ve korunması için ahşap ustası Erol Badanoz’a gönderilir. Heykel elden geçirilir burnu tamamlanır verniklenir ve doğanın tahribat gücüne dayanması sağlanır.

 

Sonrasında belediye deposuna konulur ve unutulur.

 

 

Ta ki 2009 yılına kadar.

 

Heykel belediye deposunda tekrar keşfedilir.

 

Heykel ulusal basının ilgisini çeker.

 

Eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış heykelin dikilmeyeceğini ancak sergilenebileceğini söyler.

 

Belediye Başkanı Fikret Albayrak yapılması planlanan kent müzesinde sergilenebileceğini söyler. Kent müzesi sadece lafta kaldığı için sergilenme gerçekleşemez.

 

29 Mayıs 2009 tarihli haberlerde TUYED Başkanı Kerem Köfteoğlu, heykelin yerleştirilmesi ile birlikte “Lenin turları” başlayabileceğini söyler.

 

Kerem Köfteoğlu bu tezinde haksızda da değildir, hotelguide arama motorunda 2 Eylül 2009 tarihli bir habere göre Akçakoca tarihinde ilk defa birinci sıraya yükselir.

 

Heykele gösterilen ilgi hiçbir şekilde turizme faydalı hale getirilemez.

 

3 ya da 4 yıl önce bir belgesel ekibi Lenin heykelinin bulunuş öyküsü ve ardında olanlarla ilgili bir belgesel çekmek için Akçakoca’ya gelirler ve çekimler yaparlar.

 

Lenin heykelinin varlığı ile ilgili haberdarlığım bu noktada son bulur.

 

Geçtiğimiz Salı ve Çarşamba günleri ülkemizin tanınmış /değerli romancılarından Barış Bıçakçı, yönetmen Tufan Taştan ve Akçakoca sevdalısı siyaset bilimci /yayıncı Tanıl Bora ile birlikte Akçakoca’da bulunurlar.

 

Barış Bıçakçı Lenin heykelini dikerek turizmde atılım yapmak isteyen bir ilçenin öyküsünü anlatan bir senaryo yazmıştır ve Tufan Taştan ilk uzun metrajlı filmi olacak bu filmi yönetecektir.

 

Amaçları senaryonun gerçeklikle uyumu ve filmin Akçakoca’da çekilmesi ile ilgili senaryoya mekân uyumunu araştırmaktır.

 

Bu araştırmaları ve değerlendirmeleri sürerken heykelin kendisini de görmek istediler. Belediyemiz halkla ilişkiler sorumlusu Mine Alpan heykelin nerde olduğu bulabilmek için belediye bürokrasisi içerisinde yoğun çalışmalar yapmasına neticeye ulaşamadı.(Kendisine teşekkür ediyorum. Belediye dışından bilgisine başvurduğum kişiler belediye garajını ve Bekir Özkök Kültürevini işaret ettiler.)

 

Belki de, 31 Mayıs 2009 yılında Hürriyet Gazetesinde çıkan bir haber heykelin akıbetini çoktan belirlemiştir. Hürriyet Gazetesinin haberinde heykelin bir kenarda çürüyebileceğine dikkat çekilmektedir.

 

Anlaşılan gerek eski belediye başkanı Fikret Albayrak gerekse de şimdiki belediye başkanı Cüneyt Yemenici Hürriyet Gazetesini haksız çıkarmamak ellerinden gelen katkıyı göstermişler.(!)

 

Lenin Heykelinin akıbeti tekrar gündeme geldiğinde çıkan haberlerin Akçakoca’nın tanıtımı için hayra alamet olmayacağı herkes tarafından tahmin edilebilir.

 

Umalım ki, heykel çok gizli bir şekilde koruma altına alınmış olsun ya da belediyemizin derin(!) bürokrasisi harekete geçip heykeli bulabilsin.