• 15.01.2016 00:00
  • (1599)

 Fındık fiyatlarının düşmesi Türkiye’de gerçek manada siyaset yapılamıyor olmasının direkt bir neticesidir.

 

AKP iktidarına karşı  siyaset adına yapılan her şey tepkicilik (sensüzalizm) yapılarak gerçekleşmektedir. AKP hükümetlerinin yaptığı her öneri ya da çabaya reddiye vermek siyaset yapmakla eş tutulmuştur ve tutulmaktadır.

 

Lisanslı depoculuk AKP’nin fındık fiyatlarının gerçek bir borsada belirlenebilmesi adına yaptığı doğru bir hamleydi.

 

AKP’nin lisanslı depoculuk ile önermesinin muhakkak ki bir çok eksiklikleri vardı, yapılması gereken ise muhalefet partilerinin bu eksiklikleri gidermek için önermeler sunmasıydı.

 

AKP’nin bu önermesi 2011 seçimleri öncesinde siyaset arenasında yeteri kadar tartışılmadan toptan bir reddiyeye tabi tutuldu.

 

Reddiyeye tabi tutanlar bu önermeye sahip çıkmayanlar arasında AKP’li mahalli politikacılarda dâhildi.

 

Çünkü fındık üretilen bölgelerde alavereciler dediğimiz aracılar mahalli siyasette önemli bir güce sahiptiler ve hala da sahipler.

 

Düzgün bir uygulama ile yapılacak lisanslı depoculuk alavericilerin aradan çıkmasına neden olacaktı.

 

Fındık fiyatlarının bir borsa oluşturması ve sigortalı olarak saklanması 2011 seçimlerinde tüm yerel politikacıların ittifakı ile itibarsızlaştırıldı. Uygulamanın eksik yönleri varsa düzeltilmesi ile ilgili önermeler hiç gündeme gelmedi.

 

Lisanlı depoculuk doğru uygulamalar ile fındık üreticisinin lehine olabilecek önerme iken rafa kaldırıldı. Rafa kaldırılmasında AKP’li mahalli politikacıların önemli bir etkisi olmakla beraber muhalefet partilerinin alavereci mahalli politikacılarının payı da azımsanamayacak büyüklükteydi.

 

Siyasetin tepkicilik üzerinden yapılmasının sıkıntılarının acısını fındık fiyatları üzerinde yapılan acımasız maniplasyonla neticede yine üreticiler çekiyor.

 

Fındık fiyatları ile ilgili olarak Gıda-Tarım ve Hayvancılık bakanı Faruk Çelik’ten müdahale ve yardım istenmiş, peki anlı-şanlı akademisyenlere sahip MHP ve CHP den herhangi bir önerme geliyor mu?

 

Gelmez, gelemez çünkü mahalli teşkilatlarındaki alavericilere teslim olmuş haldeler ve teslim oluşu kırmaya yönelik bir irade ve siyasetleri yok.

 

Üretici birliği olmayan tek tarım kesimi fındık üreticileri. Bugün için Fiskobirlik’i üretici birliği sayan kimse de yok.

 

Buna rağmen yeni bir üretici birliği kurulması için hiçbir çaba ve girişim yok.

 

Hadi diyelim ki, AKP’de Cüneyt Zapsu etkisi filan var yeni üretici birliği kurulmasına öncülük edilmiyor, CHP’li ve MHP’li politikacıların elini tutan mı var da yeni üretici birliklerin kurulması için öncülük etmiyorlar.

 

2015 yılında iki seçim geçirdik ve fındık tarımı ekonomisi ile ilgili neredeyse tek laf etmeden bitti seçimler.

 

Muhalefetin mazereti fındık fiyatları bu kadar yüksek iken nasıl bir şeyler söyleyebiliriz şeklindeydi. Fındık fiyatları ise şimdilerde çok düştü. Fındık fiyatları bu kadar manipülasyona tabi tutulmuşken muhalefet partilerinin  bir önermeleri varsa bundan daha iyi fırsat olur mu?

 

Alavericilerin fındık üretilen bölgelerde siyasi partilerin teşkilatlarındaki güçleri fındık fiyatlarının manipülasyona tabi tutulmasının asıl sebebidir.

 

Yeni üretici birlikleri kurulmadan ve lisanslı depoculuk yeniden gündeme getirilmeden fındık fiyatlarının manipülasyona tabi tutulması engellenemez.

 

Mesele gerçekten siyaset mi yapılacağı yoksa alaverecilee teslim mi olunacağının cevabı ile direkt alakalıdır.

 

Tepkiclik ile hiçbir yere varılamaz, siyaset çözüm önermelidir.

 

Not:Alavereciler alivre satışlara aracılık edenler manasında kullanılmıştır.