• 26.10.2015 00:00
  • (2250)

 Hizmet alımı ile Akçakoca Belediyesinde çalışan işçilere fazla mesai yaptırılmakta hiçbir mesai ücreti ödenmemekte ve bu vaziyete itiraz eden işçilere “beğenmiyorsanız işi bırakın” denilmektedir.

 

Böyle bir iddiaya inanmayanların inanmak işlerine gelmeyenlerin olacağı kesin bir gerçek iken bu iddianın doğru olduğu mevzusunda hiçbir tereddüttüm yok.

 

Hizmet alımının belediyelerde işçilerin sendikasız ve ucuz çalıştırılmasının bir vasıtası olduğunu hep biliyoruz.

 

Cüneyt Yemenici’nin belediye başkanlığı ile beraber sendikalı işçilerin mesai ücretlerinde kazanılmış haklarından feragat ettirildiği bir anlayışta hizmet alımı ile çalıştırılan işçilere hiçbir mesai ücreti ödemeden çalıştırılması son derece tabiidir.(!)

 

Ebu Hüreyre’den alınan bir hadiste “bir işçi çalıştırarak ondan istifade edip de ücretini vermeyen kişi” kıyamet günü helak olacaktır.

 

Cüneyt Yemenici’nin helak olup olmayacağı din alimlerinin işi yani benim değerlendirebileceğim bir mevzu değil.

 

Cüneyt Yemenici temelde ücretlerini ödüyor mesai ücretlerini ödemiyor ve de bunu kendi söylemiyor birim amirleri aracığıyla yapıyor. Yani mevzu karışık ancak Akçakoca’da bu mevzuda kamuoyu önünde bu vaziyeti dini açıdan değerlendirecek ehil kişiler bulabilmek ise bir hayli zor.

 

Umumiyetle mütedeyyin kişilerin oyları ile seçilen Cüneyt Yemenici’nin bu uygulamalarının mütedeyyin çevrelerde nasıl değerlendirileceğini merak etmemek de elde değil.

 

Hizmet alımı neticesinde çalıştırılan işçilerin hepsi aynı muameleye tabi tutulmadığının altını da çizmek lazım, kendisinin ve AKP’nin tavassutları ile işe alınan kimseler belediye binasında çalıştırıldıkları için aynı eziyete maruz kalmıyorlar eziyete maruz kalan işçiler saha da çalıştırılan işçiler, amiyane tabirle söylersek torpili olmayan işçiler.

 

Cüneyt Yemenici’nin bunlar “iftira” refleksi ile karşılık vereceğini tahmin etmek zor değil ancak ilginç olan ise iftira kelimesinin manasını bile bilmemesi. Hâlbuki meclis oturumlarını bile yönetirken sürekli(!) kullandığı cep telefonundan “iftira” kelimesinin ne manaya geldiğini öğrenebilir dağarcığına yeni kelimeler katabilir, buğz ettiğini ifade ederken hiç olmazsa doğru kelimeler seçmiş olur.

 

Akçakoca belediyesinde vahşi kapitalizmin bir tezahürü olarak altta kalanın canı çıksın uygulamasında bir değişim yok. Fikret Albayrak dönemindeki anlayış artarak devam ediyor.

 

Belediye başkanı seçilince adalet içerisinde davranmak ünsiyetinin uzun yıllardır yer etmediğini ve önümüzdeki birkaç yıl daha yer etmeyeceğini bilmek Akçakoca’nın bir hemşerisi olarak elem dolu duygular yaşatıyor ister istemez.

 

Emekleri sömürülen işçiler “paralelci”, “gezici” gibi nitelemelerle değerlendirilebilecek kişiler olsalar bu adaletsizlik bu emek sömürüsü hiç olmazsa Cüneyt Yemenici’nin mensubu olduğu AKP üyelerince mazur görülebilirdi.

 

Bununla birlikte Akçakoca AKP çevreleri bu vaziyet bilmiyorlarmış gibi duymamışlar gibi davranarak karşılayacaklar ve kamuoyunda önünde kesinlikle tepki vermeyeceklerdir.

 

Öncelik 13 yıldır elde ettikleri ayrıcalıkları tahkim etmek olunca adaletin, hukukun hatta ve hatta dini değerlerin hiçbir önemi kalmadığını bir kere daha yaşayarak göreceğiz.

 

Bu iddiamda keşke mahcup olabilsem ancak mahcup olabilmek için umudum çok az.

 

Kimsesizlerin kimsesi olmak yerine, kimsesizleri ezen zihniyet hep galip mi gelecek?

 

Böyle gelmiş böyle mi gidecek?

 

Böyle gelmiş böyle gidiyor olsa da mücadele etmekten vazgeçmek olmaz, bunları yazabiliyor olmak bile “enseyi karartmamak “ için yeterlidir.