• 21.12.2014 00:00
  • (736)

 

Facebook ve benzeri sosyal paylaşım siteleri kişilere muhalefet yapabilme şansını bol bol veriyor.

 

Akçakoca’da bu fırsattan bol faydalanıyor ancak en rahat, en konformist biçimde. Rahatını bozacak hiçbir şeye müdahil olmadan.

 

AKP teşkilatlarıyla, belediyeleri ile bir bütün değil mi?

 

AKP’ye hükümete, başbakana ve cumhurbaşkanına sosyal paylaşım siteleri üzerinden muhalefetin haddi hesabı yok.

 

İş Akçakoca’da muhalefet yapmaya gelince kocaman bir TISSS.

 

Hep söylenen meseldir ”Herkes kapısının önünü temiz tutsa, bütün şehir temiz olur”. Akçakoca’da ise kapısının temiz olması ile ilgilenen o kadar az kişi var ki.

 

Yalakalık yapmayı marifet olarak sunan ve canı gönülden yanlarında duran statükocuları bile eleştiremedikten, yaptıklarından habersizmiş gibi davrandıktan sonra Akçakoca dışında olan bitenlere muhalefet yapılsa ne olur yapılmasa ne olur?

 

60’lı yıllardan itibaren var olan parlamenter sistemi demokratik bulmayanlar(çoğu zamanda haklı olarak) ” “cici demokrasi” tanımlamasını çok kullanırlardı.

 

Akçakoca’da hala “cici demokrasi” tanımını ya da benzeri tanımları kullananlar hala çok var. 12 Eylül öncesi bir zamanda takılıp kalmış gibilerdir. Bugün ise mahalli meselelere gözlerini kapayıp sanal âlemde “cici muhalefet” yapıyorlar.

 

Peki, bu burnundan kıl bile aldırmayan bu sanal medya muhalefet kahramanları “ cici muhalefetin” bir parçası olduklarını biliyorlar mı?

 

Acı olan da bu “cici muhalefetin” bir parçası olduklarını bilmeleri.

 

Bu “cici muhalefet”in üyelerini bu konuda eleştiri getirdiğinizde hindi gibi kabarmalarından ya da eskiden yapmış olduklarını söyledikleri kahramanlıklardan dem vurmaya başladıklarından anlarsınız.

 

Evlerinin önlerine çöp dağları bile yığılsa Ankara’da ki çöplerle ilgili olarak ahkâm keserken de bulabilirsiniz, zat-ı alilerin. Akçakoca’nın meseleleri onlar için ufak meselelerdir, çünkü.

 

Onlara göre kendileri hak ettiği değeri bulamamışlardır, olması gereken yerler daha yüksek yerlerdir ancak halk bu manada gerekli desteği vermediği gibi Akçakoca’da da gerekli saygıyı göstermedikleri için Akçakoca ceza kesme süreci olarak da anlatırlar, Akçakoca’da “cici muhalefet”in bir parçası olma süreçlerini.

 

Mesele toplumun bir parçası olmamakla ilgilidir. Ait oldukları küçük cemaatlerin tepkisini çekmemekle ilgilidir.

 

Bu cemaat kimi zaman bir fraksiyon, kimi zaman ait olduğu köy/kasaba çevresi ya da bugün farklı yönlere gitmiş olsalar da aynı masada içmiş olmadan oluşan cemaatlerdir.

 

Bu cemaatlerden birilerini ya da cemaatlerinden çıkmış birilerini eleştirmeden incitmeden muhalefet yapmak neredeyse imkânsızdır, taşrada. Konformist hallerinden vazgeçmedikleri için de buna girişmezler/girişemezler.

 

Kolay yolu seçip sanal âlemde muhalefetinden kralını yaptıkları yaptıklarına inanıyormuş gibi davranarak devam eder hayatlarına. Birbirlerinin paylaşımlarını karşılıklı paylaşarak, karşılıklı teşekkürler sunarak, ” büyüksün abi, eline diline sağlık” gibi muhteşem(!) iltifatları karşılıklı olarak becermeyi unutmadan.

 

Organik aydın olmaktır mesele, tam teşhis koymak gerekirse. İçinden çıktıkları hiçbir çevreye karşı olan hiç bir şey üretemezler.

 

“Cici muhalefet”in bir parçası olarak devam edip gideceklerini de çok iyi biliyorlar üstelik birçok kişinin de bu durumu bildiklerini biliyorlar.

 

“Cici muhalefet” mensupları sadece Akçakoca’da değil ülkenin her yerindeler ve tahminlerden çok daha fazlalar. Gerçek bir muhalefetin yükselememesi ile ilgili en büyük vebalde onların üzerinedir.

 

Türkiye’yi yönetenler bu cici muhalefetlere çok müteşekkirler çok, ancak bir türlü iltifat etmiyorlar kendilerine, hala kendilerini muhalefetmiş gibi hissediyor olmaları stratejilerinin bir parçası. Çünkü İktidar olmanın anahtarlarından birinin de cici muhalefetlere sahip olmaktan geçtiğini çok iyi biliyorlar.