• 10.12.2014 00:00
  • (3053)

Akbaş Mahmut diye bir gazi alp yaşayıp Akçakoca’yı zapt etmekle görevlendirildi mi?

 


Akçakoca tarihi diye yazılan, kopyalanarak tekrar tekrar aktarılan bir metne göre durumun böyle olduğu varsayılmak isteniyor, hatta dayatılıyor.


1923 tarihli Bolu salnamesi bu konuda kaynak gösterilen belgelerden biri. Bu belgeye göre “Orhan Gazinin akıncılarından Akbaş Mahmut’un Amasya’ya kadar uzanan Karadeniz kıyılarını zapt ettiği” yazılıymış. Akçakoca ve Akbaş Mahmut’un direkt ilgisini belirten bir durumdan bahsedebilen yok.

 

Gösterilen diğer kaynaklardan biride Cevdet Paşa’nın Kısası Enbiya’sında orada Akbaş Mahmut’un Karadeniz havalisine görevlendirildiği yazıyormuş, ancak yine Akbaş Mahmut’un Akçakoca ile direkt bir bilgi yine yok.(19.yüzyıl)


Ve devamla Orhan Beyin Akçakoca havalisini ziyaret ettiği bilgileri aktarılıyor ama bu ziyarette de Akbaş Mahmut ile ilgili bir iz bulamıyoruz.

 

Osmanlı tarihi ile ilgili olarak kaynaklarda “Akbaş” var “Mahmut Alp” var, ancak ” Akbaş Mahmut” ismi geçen belgeler ise yakın zamanların işi olarak beliriyor.

 

Osmanlı vezirleri ile ilgili olarak verilen listelerde ise durum daha da ilginçleşiyor, çünkü bu listelerde hem “Akbaş” var hem de “Mahmut Alp” ancak adı birleşik olarak yazılmış bir “Akbaş Mahmut” yok.

 

Bir Osmanlı tarafından kuruluştan yüzyıldan fazla bir süre sonra ilk defa Osmanlı’nın kuruluşunu anlatan Aşıkpaşazade tarihinde Konuralp’den bahis var ancak nedense Akbaş Mahmut’tan iz yok.

 

Akbaş Mahmut ile ilgili olarak Hammer, Gibson ve Wittek’den Akbaş Mahmut ile ilgili bir alıntı yok. Osmanlı İmparatorluğunu kuruluşu ile ilgili en yetkin tarihçilerden kaynak gösterememek durumu daha da ilginçleştiriyor, tabii ki.

 

Osmanlı İmparatorluğunun kuruluş tarihi ile en önemli eserlerden birini veren Fuat Köprülü’de de Akbaş Mahmut’a ait bir iz bulunamıyor.

 

Varlığı son derece tartışmalı bir kişiyi sahih sayılamayacak bilgiler üzerinden Akçakoca tarihinin içerisine yerleştirmek son derece garabet bir durum.

 

Büyük ulusal anlatı(genesis ) için katkıda bulunmak maksadıyla Akçakoca’nın payına da Akbaş Mahmut adlı bir gazi alp ilave edilmesi bazı çevrelerce uygun görülmüş olmalı.

 

Ancak bu çabanın karşılıksız kaldığını söylemek gerekli, çünkü Akbaş Mahmut Akçakoca ileri gelenleri tarafından iltifata tabi tutularak hiçbir yere adı verilmemiş durumda.

 

Hiç olmazsa Akbaş Mahmut İlköğretim okulumuz filan olmalıydı.(!)

 

Tarih yazıcılığı son derece ciddi ve zor iştir. Bilgi ister araştırma ister, zaman ve sabır ister, metodoloji ister.

 

 Birkaç belge bulup buluşturularak ve aradaki boşluklar ideolojik bir tahminle doldurularak tarih yazılmaz. Yazılırsa da yazılana tarih denmez.

 

Ünlü filozof Ernest RENAN “ Geçmişi çarpıtmadan bir millet oluşturmak mümkün değildir” der, Akbaş Mahmut ile ilgili bu tarih yazma çabası tam bu tespite cuk oturan geç kalmış bir çalışma olmuş. Akçakoca ile bağlantısı belirsiz hatta kaynaklara göre varlığı tartışmalı bir gazi alp Akçakoca tarihine monte edilmek istenmiştir.

 

Gerçek şu ki, Akçakoca’nın tarih metodolojisi kullanılarak yazılmış yeni metinlere ihtiyacı var. Akçakoca tarihi diye yazılanlardaki garabetler sadece Akbaş Mahmut ile de sınırlı değil.

 

Düzce Üniversite’sinin değerli akademisyenlerinden Akçakoca tarihine ışık tutacak ciddi çalışmalar yapmasını medet etmekten başka çaremiz de yok gibi gözüküyor.