• 9.09.2014 00:00
  • (1686)

Sarıyayla köyünde 2B arazisi olan 15 yere müracaatlara rağmen tapu verilmez, tapu müracaatları reddedilir.

 

Müracaatların kabul edilmeyiş sebebi 2B kriterlerine uygun olmaması değildir. Bu 15 yer Sarıyayla içme suyu barajından çıkan toprakların döküm yeri olarak belirlenmiştir.

 

Bu durumda müracaatları reddedilenlerin yapacağı bir şey olması mümkün olamaz ancak kazın ayağı öyle değil.

 

Çünkü baraj inşaatını yapan firmanın bu 15 toprak döküm yerinden haberi yoktur. Devletimiz (sanıyorum bu durumda DSİ oluyor) müteahhit firmaya toprak döküm yeri göstermemiştir.

 

Toprak döküm yeri olarak belirlendiği için tapu verilmeyen yerlerin toprak döküm yeri olarak müteahhit firmaya gösterilmemesi Akçakoca için yepyeni bir problem olarak ortaya çıkmış.

 

Baraj inşaatından çıkan toprak dere yataklarına dökülmeye başlar, bu dökülen topraklarda sel felaketinin verdiği zararları artırır. İddiaların aksine baraj inşaatı suların çamurlu akmasına ek bir katkı vermez. Baraj inşaatı olmasa bile sular çamur akmaya devam ederdi.

 

Baraj inşaatının bitişi sel felaketinden sonra planlanandan 1-2 ay daha uzun sürecek gibi gözüküyor. Barajın asıl duvarının yapılacağı yere çok büyük miktarda toprak /mil birikmiş durumda bu toprağın temizlenmesi zaman alıyor.

 

Sel sonucunda biriken toprakların nereye döküleceği ise daha büyük bir problem olarak duruyor.

 

Bu problem barajın ömrünü de kısaltacak çünkü biriken miller barajların ömrünü kısaltan en büyük sebep.

 

Selden sonra dere yataklarına dökülme imkânı da Sarıyayla köylülerinin gösterebileceği tepkiler sebebiyle imkândâhilinde değil.

 

Duvarın yapılacağı yerdeki topraklar duvardan 100-200 metre yukarıdaki bölüme dökülüyor ve sıkıştırılıyor. Bu işlemin yapılması ile ilgili olarak DSİ’den onay alınmış olması da gerekir.

 

Müteahhit firma sıkıştırılan toprakların baraj alanının yukarısından aşağıya akan ve biriken topraklar olduğu konusunda ısrarcı.

 

Barajın bitirilmesi için bu topraklar bir yerlere dökülmek zorunda toprak dökülme alanı olarak belirlenen 15 yere ilaveler yapılması gerekir ancak bu 15 yerden hiç biri resmi olarak tahsis edilmemiş ki.

 

Meydana gelen selin etkisinin artmasına belki de oluşmasına sebep ise Sarıyayla Barajının yukarısında yapılan ağaç kesimleri.

 

Ağaç kesimleri ve ağaç kesimleri için yapılan yollar neticesinde yağmur sularını tutacak bitki örtüsü kalmayınca oluşan selin etkileri büyük olmuş. Ufak derecikler olarak akan yağmur suları dereler meydana getirerek sel oluşturmuş.

 

Baraj alanına biriken toprak dışında da Sarıyayla köylüleri zarar görmüşler. Ağaç kesimlerinin yapıldığı alanlarda bugüne kadar olmayan derin yarıklar oluşmuş, meydana gelen tıkanmalardan fındık bahçeleri önemli zararlar görmüş.

 

Su havzasında yapılan maktanın 5 yıldır açtığı zararın yanında faydası da var. Bu makta sayesinde Akçakoca Orman İşletme Müdürlüğü kar ettiği için şeflik olmaktan kurtulmuş ve müdürlük olarak devam edebilmiş.(!)

 

Baraj inşaatı bitince de suyun kalitesi ile ilgili sorunlar bitmeyecek çünkü barajla birlikte arıtma tesisinin de bitmesi gerekli.

 

Baraj maliyetinin üçte ikisi kadar bir maliyetle yapılacak arıtma tesisi ihalesi henüz yapılmış değil.

 

Baraj inşaatı bittikten ve Akçakoca’ya su verilmeye başlandıktan sonra sular kesilmeyebilir ancak suyun kalitesi ile ilgili problemler yaşanabilir. Mamafih suyun kalitesi şimdiki kadar kötü olamaz.

 

Bu ihalenin yapılıp hayata geçmesi için milletvekili Osman Çakır’a, belediye başkanı Cüneyt Yemenici ve AKP’nin diğer etkili isimlerine önemli görevler düşüyor.

 

Arıtma tesisi inşası bir an öce başlamalı.

 

Akçakocalılara düşen görev ise her fırsatta bu arıtma tesisi ile ilgili sorular sorarak AKP yetki ve etkililerini sıkıştırmak olmalı.

 

Malum Haziran’da seçim var. Arıtmasız baraj seçim için umulduğu kadar katkı sağlamaz ve sağlamamalı.

 

MHP ve CHP’de Akçakoca’da baraj ile birlikte aratma tesisi inşasını sürekli gündem de tutabilmeli. Bugüne kadar bu görev yerine de getirilmiş değil.