• 18.02.2014 00:00
  • (3151)

CHP adayı Fikret Albayrak seçim kampanyasının ağırlığını animasyon yani canlandırma filmleri üzerine kurmuş.

Fikret Albayrak’ın projelerini animasyon filmleri ile seçmeni etkilemeyi hedeflemiş.

Bu animasyon filmleri Fikret Albayrak’a oy vermeyi düşünen laikçi ve çağdaş seçmenin oylarının pekiştirmesini sağlayabilir ama muhafazakâr seçmenlerin özelliklerde muhafazakâr kadın seçmenlerin bu animasyonlardan etkileneceğini sanmıyorum.

Çünkü bu animasyon filmleri Akçakoca seçmeninin sosyolojisi göz önüne alınarak hazırlanmamış.

Projeler için yapılan canlandırmalarda insan canlandırmaları ihmal edilmemiş ama ihmal edilen sosyoloji olmuş.

Projeler dar/içine kapanık çağdaşlık anlayışının bir yansıması bir dayatması olarak tezahür etmiş.

Bu animasyon filmlerindeki kadın canlandırmalarında bir tane bile başörtülü ya da şalvarlı/örtmeli kadın canlandırması yoksa animasyon filmlerinden beklenen faydanın sağlanması mümkün değildir.

Bu kadar iddialı hazırlanan animasyon filmleri Akçakoca’nın sosyolojisinden habersiz bir şekilde hazırlanmışsa bu animasyonlar dünyanın en iyisi de olsa netice alamazsınız.

Türkiye’deki kadınların %65’i başörtüsü kullanıyorsa ve son genel seçimlerde AKP Akçakoca belediye sınırları içerisinde yüzde ellinin birkaç puan üzerinde oy almışsa animasyonlarda başörtülü kadınların yer almaması seçmenin tepkisini kesinlikle alacaktır.

Yaklaşık 17.000 seçmenin olduğu Akçakoca’da %90 katılma oranı olacağını var sayarsak yaklaşık 5000 kadın seçmeni dikkate almadan hazırlanmış bir kampanyadan animasyon filminden bahsediyoruz demektir.

5000 oyda belediye başkanlığı seçimini kazanmak için alınması gereken minimum oy miktarı.

Hiç olmazsa gelenekle moderni birleştirme iddiasının bir tezahürü olarak şalvarlı/örtmeli kadınlar animasyonuna yer verilemez miydi?

Aslında bir yerde başörtülü kadınlar animasyon filminde yer almış, oda Yukarı Mahalle’de cumhuriyet caddesinde “Tarihi evlerimizi ve sokaklarımız ve yeniliyoruz “ başlığı altında anlatılan projede. Bu da sosyolojik bir bakışla değil başörtülü kadınların folklorik/turistik bir değer olarak sunulması ile ilgili.

Bu noksanlığın kabahati kolayca animasyon filmlerini hazırlayan firmaya yüklenebilir.

İnandırıcı olur mu?

Bence olmaz.

Çünkü eğer bu şehrin sosyolojisinden ve seçmen profilinden haberdar olarak bir kampanya yürütüyorsanız animasyonları hazırlayan firmaya daha başlangıçta bu uyarıları yapmak gerekir.

Hadi bu uyarı unutuldu, filmler geldikten sonra bu noksanlık fark edilip düzeltilmesi gerekirdi.

Kadınlar Plajındaki canlandırmada film yapımcıların tercihi bikinili kadın canlandırmalarından yan olmuş, tek parça mayo giyen kadın animasyonu bile tercih edilmemiş, ya yapımcıların tercihi üstsüz denize giren kadınlardan yana olsaydı ne olurdu?

Belki de kampanya için iyi olurdu. Seçim kampanyasının animasyon filmlerinde ki sosyolojik noksanlık belki de fark edilirdi.

Animasyonun Türkçe karşılığı canlandırma, yani birçok grafiğin senaryolar içerisinde hareketlendirilmesi.

Fikret Albayrak’ın kampanyasındaki animasyon filmlerinin senaryosu kesinlikle eksik.

Senaryoda bütün başrol betona verilince insan unsuru unutulmuş.

Sahi bu animasyon filmlerini kim yaptı ki?

28 Şubat sürecinde emekli olup animasyon filmi sektörüne giren generallerin şirketleri mi? (!)

Kampanya yakın çevrelerden başladığı için bu noksanlık/eksiklik şimdilik fark edilmemiş olabilir ama benim fark ettiğimi başkaları da fark edecektir.

Kısacası kampanyanın omurgası olan animasyon filmleri 28 Şubat tadında olmuş.