• 13.02.2014 00:00
  • (1316)

 Şeffaflık diyorum ya hep!

Sanmayın ki; sadece maddi konulardaki şeffaflığın peşindeyim.

Bugün konumuz idari konuda gösterilmeyen şeffaflık ile ilgili.

Kent Konseyi Genel Sekreterinin kim olduğunu biliyor musunuz?

Ben bilmiyorum.

Bu soruyu Kent Konseyi Platformunda birkaç kere sordum ancak kimse cevaplamadı.

Mustafa Turna “bunu yüz yüze konuşmak gerekli” dedi, ancak yoğunluğu(!) sebebi ile zaman ayıramadığı/ayırmadığı için onunla da bu konuyu yüz yüze konuşamadık.

Şimdi birçok kişigenel sekreterin Ertül Yaman olduğunu söyleyecektir.

Ama değil, Ertül Yaman sadece kent konseyinin sekretaryasını yapıyor, kent konseyinin genel sekreterliğini değil.

Ancak Akçakoca Kent Konseyi Genel Sekreterliğinin boş olmadığını düşünüyorum.

En azından kâğıt üzerinde boş olmadığını.

Kemal Tahir’in dediği gibi ”Bu akıllar nasıl akıllardır, şeytanın bile aklına gelmeyecek akıllardır” durumu hâsıl olmuş durumda.

Kent Konseyi Genel Sekreterinin kâğıt üzerinde hala Fatma Eker olarak gözükme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu düşünüyorum.

Yardımcı Doçent Doktor Fatma Eker kent konseyi sekreterliğinden istifa etmişti.

Ayrıca Kent Konseyinde çalışabilmesi için Düzce Üniversitesi tarafından görevlendirilmediği için idari problemler de vardı.

Ve Fatma Eker bu görevi hiçbir ücret almadan yerine getiriyordu.

Yani bordro imzalamak gibi mecburiyetleri yoktu.

Şimdi bu istifayı kabul etmiş gibi davranıp istifayı işleme koymazsanız kâğıt üzerinde genel sekreter varmış gibi çalışmalara devam edersiniz.

 “Bu akıllar nasıl akıllardır, şeytanın bile aklına gelmeyecek akıllardır” lafına bile şapka çıkartacak bir uygulama değil mi?

Bu uygulama Adnan Yaman&Enver Yapıcı koalisyonunun bir ürünü olmalı.

İkisinin kent konseyine yükledikleri görevler OSB yaptırmak ve 3.mendireği yaptırmamak üzerine olduğu için genel sekreterin atanması ile ilgili teferruatlarla(!) uğraşamıyorlardır…

Ya atanan genel sekreter istedikleri gibi çıkmazda bazı huysuzluklar yaparsa maazallah bütün çalışmaları boşa çıkar değil mi?

Yazıyı Fikret Albayrak’sız bitirmek isterdim ama olmuyor. Çünkü kent konseyi genel sekreteri belediye başkanının önereceği 3 isim arasından seçiliyor.

Fikret Albayrak’ın bu konuyu bilmemesi mümkün değil. Yani Fikret Albayrak’ta her halükarda bu şeffaf olmayan duruma ortak.

Bu konuyu Ayfer Yılmaz’a da sormuştum ilk toplantıda bu konuyu sorup beni bilgilendireceğini söylemişti. Herhangi bir bilgi gelmediğine göre demek ki; Ayfer Yılmaz’a da bilgi vermemişler.(!)

Bu yazdıklarım kuvvetle muhtemel ancak kesin değil.

Çünkü bir açıklamadan sürekli imtina ediliyor.

O zaman soruyu bir kere daha sorayım

KENT KONSEYİ GENEL SEKRETERİ KİMDİR?

Sorduğum çok zor bir şey değil ki?

İtfaiye müdürü kimdir? Diye sormakla eş değer bir soru.

Şeffaf bir yönetim anlayışına sahip olduğunu iddia edebilmek için bu basit soruya cevap verebilmeliler.

Belki de, şeffaf/şeffaflaşma kelimesine yüklediğimiz anlamlar farklıdır, şeffaf deyince akıllarına belki sadece transparan kavramı geliyordur.

Belki de; transparan konusunda da kamuoyunun önünde konuşmak ayıp olur diye açıklama da bulunmuyorlardır.

Açıklamada bulunamayanları temin ederim ki; şeffaflaşmaya transparan bir anlam yüklemiyorum.

İstediğim sadece idari bir bilgi, kent konseyi genel sekreterinin kim olduğu.