• 23.10.2013 00:00
  • (1446)

Yazacaklarım bir kısmı tahmini, yani yanılacağım noktalar olması muhtemel.

Ancak hiçbir açıklama gelmeyince tahminde bulunmaktan başka çare de yok.

Biliyorsunuz CHP Akçakoca İlçe teşkilatı Türkiye’de olanlar ile ilgili olarak basın açıklamasında bulunmuş, basın açıklamasının akabinde İHA muhabiri Tuncay Türkgülü Akçakoca Belediye Başkanının kendisine uyguladığı akreditasyon yasağı konusunda ne düşündüklerini sormuştu.

Açıklamayı yapan CHP Akçakoca İlçe Örgütü başkan yardımcısı Ali Fuat Akpınar “Tuncay bey bu konuyu ilk kez burada duyuyoruz, notumuzu alıp araştıracağız ve konuyla ilgili açıklamayı bilahare yapacağız” demişti.

İşin ilginç olanı toplantıda bulunan Ali Fuat Akpınar’ın diğer üyelerinde bu konuyu duymadıklarından çok emin olmasaydı.

Hâlbuki bu konu benim tarafımdan bile toplantıdan epey önce Akçakoca kamuoyu ile paylaşılmıştı.

Ali Fuat Akpınar böyle bir açıklamada bulununca basın açıklamasında bulunan diğer CHP’li üyelerin durumdan haberdar olduklarını söylemeleri şansı kalmamıştı.

Aradan 2 haftadan fazla zaman geçmesine rağmen konuyla ilgili araştırmalar bitmemiş olmalı ki bu konuda yazılıda olsa bir basın açıklamasında bulunulmadı.

Adam 3 kişiyi öldürür, cinayetleri nasıl planladığını anlatır ve suçu kabullenir. Ancak illaki avukat istiyorum diye tutturur.” Yahu her şeyi anlattın suçu kabul ettin avukat seni savunmak için ne yapabilir ne söyleyebilir” sorusuna 3 kişinin katili cevap verir” Bende onu merak ediyorum ya ” diye.

Benim merakım da böyle bir merak işte, ortada bariz olarak yapılmış bir sansür var iken demokrasi ve cumhuriyet konulu konferanslarda nerdeyse tam kadro olarak yer alan CHP ilçe örgütünün nasıl bir açıklama yapacağını çok merak ediyorum, çok.

Aradan geçen iki haftayı geçen bir süreye rağmen CHP ilçe örgütü Başkan Bey ile bulaşamadı desem mümkün değil, en azından resmi bayramlaşma törenlerinde bir araya geldiklerini kamuoyu zaten biliyor.

1 dakikalık bir süre bile yeterli bu konuda cevap alabilmek için.

Soracakları soru ise çok basit:

“İHA muhabirine sansür uyguladınız mı, uyguluyorsanız neden?

Bilindiği üzere Başkan Bey uyguladığı sansüre bahane olarak İHA muhabirinin yalan haber yaptığını göstermiş, hangi konuda yalan haber yaptığı konusunda açıklamada bulunmamıştı.

Akçakoca CHP yöneticilerinin hiç birinin haberi(!) olmadığı bu açıklamadan dolayı soruyu iki aşamalı olarak yazdım.

Toplantıda CHP’li bir bayan üye “Bu konuyu Fikret Bey ile baş başa konuşun” önerisi de anlamsız ve havada kalmış oldu. Aradan geçen onca zamana rağmen Başkan Bey’le bu konuda başa baş başa görüşemediklerine göre.

Bu konuyu unutturmanın en iyi yolu işi zamana yaymaktır. Kanımca yapılan da bu. Bu konuda acizane tavsiyelerim de var.

Önce şöyle bir açıklama yapılmalı” İlçe örgütümüz bu konu ile ilgili olarak bu komisyon oluşturma kararı aldı” şeklinde.

Daha sonra bu komisyonda kimlerin yer alacağı birkaç toplantı düzenlenebilir.

Arada birkaç toplantı yeterli sayıda üye bulunmadığı için ertelenebilir.

Eninde sonunda kurulacak komisyon birkaç toplantı nasıl bir yöntem uygulayacakları konusunda tartışabilirler.

Eninde sonunda İHA muhabirinden konuyla ilgili tekrar bilgi alma kararı çıkacaktır.

Bu randevular birkaç defa üyelerin bir araya gelememesi sebebiyle ertelenebilir.

Daha sonra İHA muhabirinin açıklamaları birkaç toplantı süresince değerlendirilir.

Sonra Başkan Bey’den konuyla bilgili bilgi almak için randevu talep edilir.

Belediye başkanlığı seçimleri ile ilgili çok yoğun çalışmalarda bulunan Başkan Bey istenen randevuyu birkaç defa verir ancak randevuya yoğun çalışmaları sebebiyle yetişemez.

Öyle böyle derken de yerel seçimler gelir geçer.

Başkan Bey seçimi kaybederse bu konuyla da ilgilenen pek çıkmaz.

Kazanırsa da ”Yeni bir sayfa açıyorum her şeyi arkada bırakalım “ açıklaması ile işin içinden çıkmaya çalışır.

Bu yöntem uygulanmazsa ne mi olur?

Devam eden koro çalışmaları daha da hızlanır.

Sansür uygulamalarına açıklama getirmek yerine “Başkanı yedirtmeyiz” korosu grup ve solo olarak çalışmalarına hız verir.

Ben bu koro çalışmalarına bile razıyım yeter ki mahalli meseleler üzerinden olsun.