• 20.08.2013 00:00
  • (2838)

18 Temmuz 2011 tarihli Yerel Haber gazetesindeki habere göre:

 

Başkan Bey”Yeni silis kum uygulaması ile İçme suyunun kalitesinin daha da arttığını söylerken, 160.000 TL maliyetle 600 ton Lüleburgaz’dan kum getirildiğini söylerken akabinde halkımız ve misafirlerimiz musluklarından gönül rahatlığı ile su içebilirler demeyi unutmamış.

 

Çarşı Meydanındaki yarısını kendi resminin kapladığı panoda bu kum değiştirilmesi ile ilgili şişindiğini çok net hatırlıyorum.Akçakocalı hemşerilerimizin de bu durumu çok net olarak hatırladıklarına eminim.

 

Doğanın müsaade ettiği havalar kurak gitmediği zamanlarda bu durumla övünmek politikacıların hakkı ise kurak zamanlarda musluklardan çamur akmasını bir birini tutmaz açıklamalarla savuşturmaya çalışılmasının hesabını hemşerilerimiz her yerde sorarken benimde değerli Ali Kiremitçi abimiz hasta yatağında yatarken bu görevi üstlenmem kaçınılmazdı.

 

 Akçakoca’nın özellikle de Yukarı Mahallenin bir sakini olarak su meselesi Ali Kiremitçi abimizin uzmanlık alanıdır. Kendisine bir kere daha acil şifalar dilerken su meselesi ile ilgili olarak bayrağı bir an önce almasını bekliyorum.

 

Çernobil nükleer felaketinden sonra devrin Sanayi Bakanı Yalçın Aral televizyonda halkın yüzüne karşı çayda radyasyon yok diyerek halkı aldatmıştı.

 

Acaba diyorum Başkan Bey  yalçın Aral’a öykünüp basın toplantısı düzenleyerek musluktan akan suyu, daha doğrusu çamura karışmış suyu herkesin önünde içer mi? 

 

Hiç sanmam, zaten 6-7 aydır basın toplantısı yapmıyor hele su meselesi bir felakete doğru sürüklenirken hiç yapmaz.

 

Herkesin merak ettiği gibi bende Başkan Beyin ne marka su içtiğini merak ediyorum. Bence Erikli marka içiyordur, tanınmamış bir markayı tercih edeceğini sanmam.  Az bilinen bir markayı kendisine yakıştıramadım her nedense.

 

Benimse su ile marka tercihim bakkal ne satıyorsa ile sınırlı.

 

Bir belediye başkanının en çok lazım olduğu günler kriz günleridir, bu günlerde belediye başkanımızın musluktan akan suyu içip rahatsızlanmasını Akçakocalı hemşirelerimiz gibi ben de istemem ve de musluktan akan suyu gördükten sonra içmesini hiç tavsiye etmem.

 

Yaklaşık 18 ay önce 11 Ocak 2011 tarihli habere göre de:

 

Başkan Bey” Sadece Yukarı mahalle ve çevre yerleşimlerinin düşük kapasiteli depolarından ötürü kimi zaman susuz kalma ihtimalleri beliriyor. Bu sorunu çözecek çalışmayı hayata geçirmiş durumdayız. Arabacı köyüne çıkan yol üzerinde 1500 tonluk bir depo yaptırıyoruz. Deponun ihalesini bitirdik. Bu projenin finansmanını, İller Bankası’ndan aldığımız % 50 hibeli, diğer yarısı da 10 yılda geri ödemeli 3 milyon 200 bin liralık bir ödenekle karşılıyoruz. İnşaatımızı Mart ayında başlatarak su kesintisini ilçemizin gündeminden çıkartacağız’’ açıklamasında bulunmuş.

 

Açık olarak söylemeliyim ki; bu şişinmeyi ciddiye almıştım, Yukarı Mahallenin su sorunu çözülür demiştim.

 

Şimdi bu düşüncelerimle ilgili bir şeyler yazmadığıma çok memnunum birde Mahallelilere özellikle de Ali Kiremitçi abimize mahcup olmak vardı, hep eleştirdin, olumlu bulduğun şey ise tamamen fos çıktı diye.

 

1500 tonluk bu depo an itibarıyla su sıkıntısına çözüm olmadığı gibi, depodan çıkan suyun basınç ayarları yapamadıkları için bir çok hemşerimizin evini su bastı, tesisatları zarar gördü.

 

Sahi Başkan Bey bir ara Kent Konseyi binasında yaptığı şimdilerde yaptığı halk günlerini yapar mı?

 

Su yoksunluğundan bıkmış usanmış bu kadar hemşerimiz var iken Başkan Beyin mangal yürekli davranacağına hiç ihtimal vermem, vereceğine ihtimal verenler Başkan Beye rica etsinler bizi mahcup etme halk günlerine bir an önce başla diye.

 

Arabacı Köyündeki arıtma deposunda bir kişi çalıştığı eğer vardiyalı bir sisteme geçilmiş olsa en azından suyun çamurdan önemli bir miktar arınabileceği bu konuyla ilgili bilgi sahibi olanların sık sık dile getirdikleri bir konu.

 

Ancak alınan işçilerin çoğu siyasi yatırım hesapları ile belediyemizde odacı/çaycı olarak istihdam edilince su meselesindeki çamur oranı doğal olarak her gün artmış durumda.

 

Bir tanıdığım belediyeyi telefon açıp 2 gündür sular akmadığını söylediğinde cevap olarak Ayazlı’da sular 4 gündür akmıyor cevabı her şeyi açıklıyor.

 

Bu açıklama “Beterin beteri var haline şükret dostumun” Başkan Beyce sidir.

 

Su kesintileri sebebi ile birbirini tutmayan skandal açıklamalar yapan Başkan Bey’de benim beklediğim açıklama ise:

 

“SU VARDA, BEN Mİ İÇTİM “ açıklamasıdır.

 

Davul da kendisinde idi tokmak da ve dört buçuk senelik zamanda.

 

Belediyenin borçlarını mislinden fazla artırırken su meselesi her gün büyüyorsa buna beceriksizlik denir.

 

 Su meselesini çözmek için attığı adımların çözüm getirmemesi başka türlü izah edilemez ki.

 

Bu beceriksizlik de siyaseten kendi ipini çekmekle eşdeğerdir.