• 7.06.2013 00:00
  • (1664)

 “Balıkçıların sorunları çözülsün daha iyi araştırmalar ile çözülsün”

 

“Ciddi araştırmalar yapacak arkadaşların çağrılmasını talep ediyorum”

 

Yukarıdaki iki talep Akçakoca Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Vural’ın Akçakoca Balıkçı Barınağı Çalıştayında söz alarak yaptığı konuşmadandır.

 

Sonrasında Mustafa Vural’ın yoksa Akçakoca Ticaret ve Sanayi Odasının tavrımıdır bilinmez bu taleplerin hiçbir geçerliliği kalmamıştır.

 

Defalarca vurgulanan aman bilim adamalarına başvuralım tartışalım yanlış mühendisliğe kurban gitmeyelim talepleri kimin tarafından düzenlendiğini çözemediğim bir operasyonla devre dışı bırakılıp şıpın işi çözülmeye çalışılmıştır.

 

Öncelikle Akçakoca Ticaret ve Sanayi Odasının düştüğü/düşürüldüğü durumdan dolayı hayal kırıklığına uğradığımı söylemek zorundayım.

 

Tam da Akçakoca Ticaret ve Sanayi Odasının seçimleri arifesinde yapılan, yapılmak istenen operasyona akıl sır erdirmek mümkün değil.

 

Bir önceki yazımda bahsettiğim sivil toplum örgütlerine panellerdeki açıklamaların bir özeti dahi verilmeden yapılan bilgi bombardımanın ardından gazetelere belli bir görüş sivil toplum örgütlerinin ortak görüşü şeklinde servis edilmişti.

 

Haber servis edilmesi ile başlayan operasyon daha ileri bir aşamaya taşınmak istenmiştir.

 

Akçakoca Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazırlanmış bir metin toplantıya katılan ya da katılamayan sivil toplum örgütlerinin hepsine imzalatılmaya çalışılmıştır.

 

Sivil toplum örgütlerine önce imza attırılmış sonrasında hazırlanan metin teslim edilmiştir.

 

Böylece metnin sonunda yer alan “ Aşağıda imzaları bulunan Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri oy çokluğu ile karar vermiştir”  kararı onaylatılmaya çalışılmıştır.

 

Benim bu operasyondan toplantıya dahi katılmayan bir sivil toplum kuruluşuna sanki imza karşılığı evrak veriliyormuş gibi imza attırıldıktan ve metinde neler yazıldığı ancak imzadan sonra öğrenildiği zaman haberim oldu.

 

Şimdi diyeceksiniz ki Akçakoca kamuoyunun bundan niye haberi yok.

 

Çünkü operasyondaki garabeti fark edenler bu metni bir anda yok hükmüne indirdiler.

 

Hakkını vermek lazım ki, bu garabeti durduranların başında gelen kişi Kent Konseyi Başkanı Adnan Yaman’dır.

 

Akçakoca Balıkçı Barınağı 3. Mendirek inşasını akademisyenlerle paneller düzenleyerek yaptırmamaya/erteletmeye çalışan Adnan Yaman* bile manipülasyonun bu kadarına pes demiş bu operasyonun durdurulmasında etkili olmuştur.

 

Bu yok edilen metin operasyonel olduğu kadar komik de, hatta komik ötesi.

 

Aman mendirek inşası bilimsel olsun doğru bir mühendislik çalışması ile olsun diye çalışılırken toplum mühendisliğine soyunanlar işin mühendislik kısmını da bir anda halletmişler.

 

Balıkçı barınağının doğu tarafına 3 batı tarafına da 5 tane mahmuz önerilerini ortaya koymuşlar her biri birbirinden bağımsız adacıklar olarak. Cüretlerinden hız kesmemişler ve metne sivil toplumlum kuruluşlarının önerisi diye bu önerinin şeklini bile koymuşlar.

 

Tek bir toplantı ile her şeyi halletmişler, oylama bile yapılmayan bir toplantıdan karar çıkmış gibi sonuç çıkarmaya çalışanlarda bu operasyonun yöneticileridir.

 

Nisan ayı başındaki paneldeki akademisyenlerin raporunda sadece bir öneri diye sunulan açık deniz dalgakıranı önerisi bu operasyonu yürütenler kesmemiş olacak ki dalgakıran önermesini kimseye danışmadan bir anda sekiz âdete çıkarmışlar.

 

Kıyı mühendisliğine yeni bir boyut kazandıran bu önercileri Ulaştırma Bakanlığı yetkileri bir önce fark etmelidirler ki, ülkemiz gereksiz araştırmalarla zaman ve para kaybetmesin.(!)

 

Kimsenin Akçakoca Ticaret ve Sanayi Odasının saygınlığına halel getirmeye hakkı olmamalı, bu operasyon ATSO’nun saygınlığına gölge düşürme çabasıdır aynı zamanda.

 

Akçakoca Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Vural’ın bu operasyonun içersinde yer aldığını sanmıyorum, çünkü yazının başına yer aldığım görüşlerini dinlemişliğim var.

 

Bununla birlikte başkanlığa bir daha aday olmayan Mustafa Vural’a düşen görev bu metni kimin hazırladığını ve arkasından devam ettirilen imzalatma operasyonunun kimler tarafından yapıldığını açıklamaktır.

 

Şeffaf bir yönetim, şeffaf bir kent istiyorsak bu operasyonu kimlerin yaptığını öğrenmek şeffaf olabilmek için önemli bir fırsat, bu fırsatı umarım ki değerlendiririz.

 

 

*Yaklaşık üç yıldır köşe yazısı yazıyorum. Kişilerin adı geçtiğinde hep “Sayın “ hitabını kullandım. Yazdığım yazılarda tanıdığım kişiler çoğunlukta olduğu için bu hitabı tekrar tekrar yazmak bana gereksiz gelmeye başladı. Bundan sonra yazılarımda “Sayın” hitabını kullanmayacağım. Kişi adları geçtiğinde yazılarımı “Sayın “ hitabı varmış gibi okuyabilirsiniz.