• 21.04.2013 00:00
  • (1806)

 “Fincancı katırlarını ürkütme” deyimine uyan bir davranışı misali gerçekleşmiş yine.

 

Ya da nane limon kabuğu, birazda hatmi çiçeği muhabbeti.

 

Aman suya sabuna dokunmayayım ama kendimi önemseyeyim ve de önemseteyim tarzı.

 

Akçakoca Postası web sitesinde Sayın Sinan Tezell’in 11 Nisan tarihindeki yazısını biraz gecikerek de olsa görünce ilk yorumlarım bu şekilde oldu.

 

Şimdi gelelim yazının içeriğine,

“Balıkçılar kooperatifi adına konuşan arkadaş, barınağın sorunlarını konuşmak yerine bu panel  bizi buradan attırmak için belediye başkanı ve Kent konseyi başkanının düzenlemiş olduğu  bir  oyunudur dercesine laflar etti”

 

Bu lafları eden Balıkçılarlar Kooperatifi adına konuşan arkadaş ben oluyorum bu arada övünmek gibi olmasın ama Akçakoca Su Ürünleri Kooperatifinin Kent Konseyindeki temsilcisiyim.

 

Dercesine kelimesine takılıp kaldım, dememişimde demiş gibi yapmışım yani. Konuşmamın içeriği Akçakoca Belediyesinin Düzce Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne 3. Mendirek ile ilgili görüş sorulması ile ilgili cevaben yazılmış bir metinden alıntıların üzerinden gerçekleşmişti.

 

Bu alıntılar,

a)”Şantiye sahasına getirilecek tüm yapı malzemelerinin şehir içi ve belediyemiz yol güzergâhları değil, deniz yolu taşımacılığı veya ilçemiz yerleşim alanının batısındaki Değirmenağzı sahil kesiminin yaklaşık 1km kıyıdan yapılacak dolgu ile meydana getirilecek yol güzergâhının kullanmasının sağlanması düşünülmelidir.

 

Bu alıntıdan sonra dünya mirası olan falezlerin yok edilmesine çanak tutan bu anlayışı eleştirmiş ve sayın akademisyenlerimize bu konudaki değerlendirmelerini sormuştum. Yok edilmesine göz yumulması istenen falezler Sinan Tezel’in de işlettiği tesislerin altından da geçer nedense konuşmanın bu kısmını hatırlamamış ya da hatırlamak istememiş. Kendisinin özellikle sorması gereken bir meseleyi gündeme getirdiğim halde.

 

b)”Yeni bir balıkçı barınak yeri tespit edilip daha modern yağılması sağlanarak şehir merkezinde kalan mevcut balıkçı barınağının turizme kazandırılarak farklı çözüm ve kullanımlara ilçe ekonomisinin katkısının devam etmesi sağlamalıdır.”

 

Bu alıntıdan sonra özellikle Sayın Yalçın Yüksel’e ikinci bir balıkçı barınağının yapılmasının kıyı yönetimi açısından verimli olup olmayacağı sorusunu yönelmiştim. Hatta Sayın Yalçın Yüksel’in önceki konferanslarını dinlediğimi/okuduğum için bu önermeye karşı olduğunu bildiğimi söylemiştim. Yeni bir balıkçı barınağının 3. Mendirekten  kıyı yönetimi açısından daha zarar verici olup olmayacağını öğrenmek istemiştim. Hiç bir akademisyen de bu yönde olumlu bir cevap gelmediğinin altını çizeyim

 

Dercesine derken neler demişim ama Sayın Sinan Tezel dinlememiş ki. Nane limon kabuğu toplama peşindeydi sanırım o anda.

 

3)”Mevcut eski balıkçı barınağının turizm amaçlı liman olarak kullanılmasına yönelik belediyemize tahsisinin sağlanması yeni yapılacak olan bu proje kapsamındaki ilave dalgakıran ve mendirek inşaatı sonrası meydana getirilecek barınağın balıkçılara verilmesi konusunda çözümler üretilmesi ilçemizin geleceği açısından önem arz eden konular olacaktır.”

 

Bu alıntıların balıkçı barınağına el koymaya hedeflemediğini kim söyleyebilir, bu işin bir dolu yaşanmışlıkları da mevcut iken. Üstelik konuşmam sırasında akademisyenlerimize bu konuda yeteri kadar bilgi verilmeyerek haksızlık edildiğini söylemiştim.

 

Akçakoca Su ürünleri kooperatifinin barınakta turizm konusunda bileşenlerden biri olarak her türlü işbirliğine açık olduğumuzu zaten balıkçı barınağı yönetmeliğinin 19. Maddesi çerçevesinde hukuki çözümün mevcut olabileceğini de anlattım.

 

Ayrıca 19. Maddenin bu konuda çözümlere nasıl müsait olduğunu çıkışta kendisine bir kere daha anlattım.

 

İlk tepkilerimin kendimi önemseme ve önemsetme tarzı olduğunu söylemiştim. Aynen geçerlidir. Konuşulanların içeriğini göz ardı edip üslubun sert olduğunu şahsi çabaları ile bu ortamı yumuşatarak ne kadar önemli ve önemsenmesi gereken biri olduğunu anlatma heveskârlığı.

 

Ayrıca şahsi fikrim olarak OSB yapılmasına karşı çıkmış OSB yapılan yerlerin hemen önüne yapılması planlanan büyük limanların turizme çok daha büyük zararlar vereceği konusunu da acilen tartışılması gerektiğinin önemine değinmiştim.

 

Sayın Sinan Tezel bu önermemi de duymamış nedense. Sanırım o sırada fincancı katırları ürkmesin diye çaba gösteriyordu.

 

Sayın Sinan Tezel bilindiği üzere Turizm Derneği Başkanı. Turizm Derneği Başkanı ve turizm işletmecisi olarak kendisinden suya sabuna dokunmasını istiyorum yani OSB’ler konusunda ki düşündüklerini ve değerlendirmelerini bekliyorum.

 

Panelin sonunda söz alan Başşkan Bey yaptığım alıntıları doğruyu bulmak adına sadece bir önermeydi diyerek, belediye olarak yazmış oldukları raporun arkasında durmadığını da özellikle belirteyim. Sayın Sinan Tezel konuşmaların içeriği ile ilgili değil üslubu ile ilgili olduğu için bunun da farkında değildir, tabii ki.

 

Dercesine davranmam derim, haddimi bilmem çünkü hadlerim yoktur ama ne söylediğimi bilirim.