• 6.01.2013 00:00
  • (509)

 

 Abukluğun belgesi olur mu?

Akçakoca Belediyesi hazırlarsa olur. Hem de abuk belgeler hazırlamak konusunda son derece mahirler.

Akçakoca Belediyesi balıkçı barınağına yapılacak ilave mendireğe karşı çıkmak için Düzce Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne göndermiş olduğu belge abukluğun dik alası bir belge.

Çünkü belgenin iç tutarlığı yok. Başlangıçta kalk gidelim derken devamında halt etme otur deniyor.

İşin önce traji-komik tarafını belirteyim sonra abukluğun anlatımını yaparız.

Biliyorsunuz Sayın Turgay Çakmak yeni belediye başkan yardımcımız. Kendisi Ayazlı Mahallesinden, yani Akçakoca’da balıkçılar en yoğun yaşadığı mahalleden. Bu belgeyi kendisi de bir üst yazı yazarak Kent Konseyine göndermiş ancak ya okumamış ya da belgenin anlaşılmaz dili yüzünden belgeden hiçbir şey anlamamış.

Bu belgede abuk subuk bir çok şey var da vicdan sahibi her insanın hassasiyetle üzerinde durması gereken bir nokta yok.

Bu nokta da balıkçıların can ve mal güvenliği, ilave mendireğin buraya yapılmasının hedeflerinden biri de balıkçıların can ve mal güvenliğin sağlanması.

Dedik ya, ya Sayın Turgay Çakmak belgenin çetrefilli dili yüzünden belgeden bir şeyden anlamamış ya da komşularının can ve mal güvenliği umurunda değil.

Sayın Turgay Çakmak belgede ki bu umarsızlığı Akçakoca’lı balıkçılara ve Ayazlı Mahallesi sakinlerine nasıl izah edeceğini çok da merak ediyorum. Bakalım, mızrak çuvala girecek mi?

Gelelim belgenin en abuk bölümüne belgenin birinci sahifesinin son iki satırı şöyle;

“Ancak plajlar ve denizler en narin alanlardır, hatalı kıyı ve deniz yapıları, kumsal alanların kaybolması yanında dolgu malzemeleri ayrıca deniz kirliliğine de yol açabilecektir”

Belgenin 2. sahifesinde mendirek zaruri sebeplerle yapılacaksa öncelikli taleplerimiz bölümünün 4. maddesi de şöyle başlıyor;

“Şantiye sahasına getirilecek tüm yapı malzemelerinin şehir içi ve belediyemiz yol güzergâhının kullanılarak değil, deniz yolu taşımacılığı ve sahil kesiminin ya ilçemizin yerleşim alanının batısındaki Değirmenağzı sahil kesiminden yaklaşık 1km kıyıdan yapılacak dolgu ile meydana getirilecek güzergâhın kullanılmasının sağlanması düşünülmelidir.”

Birinci sahifede kumsallarımız çok değerli aman onlara bir şeyler olmasın derken liman illaki yapılacaksa bölümünde aman yeter ki asfaltlarımıza, baskı betonlarımıza zarar gelmesine hemen geçiş yapılmış.

Hani kumsallarımız çok değerliydi.

Değirmenağzı kumsalı ne olacak ve de Değirmenağzı kumsalı ve liman arasındaki falezler ne olacak.

Mendirek inşası zaruri ise ye geçildiği anda ne yolun yaratacağı kirliğin önemi kalıyor belediyemiz için ne de kumsalların tahrip olması.

Bu durumda Sayınn Fikret Albayrak için önemli olan betonları, ne falezler ne de denizin kirlenmesi.

Bir itiraz metnini doğru düzgün hazırlayacak kimse yok mu Akçakoca Belediyesinde. Hadi hazırlandı diyelim düzeltecek kimse de mi yok.

Böyle bir itiraz belgesi ile kim Akçakoca Belediyesini ciddiye alır ki.

Edindiğim bilgilere göre de ciddiye alan olmamış zaten.

İçimi bir korku bastı ya nükleer santralın yapılmasının engellenmesi ile ilgili metni aynı kişiler yazar ve belgeleri düzenlerse diye. Bu zihniyet ile karşı çıkıyoruz derken nükleer santral bile yaptırır bu anlayış.

Şehircilik ve Çevre İl Müdürlüğü için hazırlanan belgenin asıl hedefi balıkçı barınağına el koymak için kamuoyu baskısı sağlamaya çalışmak.

Maksatları üzüm yemek değil bağcıyı dövmek.

Sayınn Fikret Albayrak bıkmadan usanmadan bu konuda ki çalışmalarına ara vermiyor, veremiyor. Balıkçı barınağına el koymayı takıntı haline getirdi. Hukuken mümkün olmadığını da bile bile.

Malum birkaç kişi ile işbirliği yaparak, giriştiği kamuoyunu etkileme çalışmalarından kendi kendine gaza geliyor olabilir ancak bu malum kişilerin çalışmalarından medet ummak olmayacak duaya âmin demekle de eşdeğer.