Dirençli çürüme

  • 9.07.2022 00:05

Seçime az kaldı gibi.

Erdoğan konuşmalarında sürekli teşkilatlarına sesleniyor; “yaz dönemini dolu dolu geçirin, kapı kapı dolaşın, kazanmadık gönül bırakmayın” mealinde konuşmalar yapıyor.

Öğrenci affı çıktı, genel af söylentilerinin yayılmasına izin veriliyor. EYT’liler için tarih verildi.

Benim daha çok dikkatimi çeken ise Sedat Peker’in paylaşımlarına hız vermesi. Paylaşımlarında da belli bir stratejinin öne çıkması.

Çizdiği bir daire var ve daire içinde adım adım hedefine gidiyor. Çemberi her paylaşım ile daraltırken, hedefindeki aktörlerin etrafını açıyor, altını boşaltıyor.

Seçim öncesi için “söz namus” dediği videoya doğru bir kum saati işlemeye başladı.

Peker’in anlattıkları çok önemli çünkü “içerden”, bilerek anlatıyor… Otuz yıldır hem suç dünyasının hem devletin içinde bulunan bir isim… Devletle suç dünyası arasındaki ilişkiyi bugüne dek bu kadar ayrıntılı anlatan, bu düzeyde böylesine “itiraflarda” bulunan başka biri yok.

Hiç değişmeyen, sürekli katmerleşen bir suç düzenini gözler önüne seriyor.

Sistemin kendi iç çatışmasının yarattığı çok büyük bir fırsat Peker’in anlattıkları… Peker hakkındaki düşünceleriniz değil, onun anlattıkları önemli. Onun anlattıklarını kanıtlayarak yürüyen bir yargı, bu suç sistemini olduğu gibi ortaya çıkarabilir.

Tarık Ümit cinayetini anımsattı, yıl kaç idi? 1995. Sebep olarak kabaca ve özetle; uyuşturucu parasının Kıbrıs’ta sahibi olduğu bankada aklanması sırasında çıkan anlaşmazlık gösterilmişti.

Orhan Adıbelli cinayeti dedi. Yıl kaç? 2021. Sebep gene uyuşturucu parasının paylaşımında çıkan anlaşmazlık…

Hep uyuşturucu… Ve hep suç örgütleriyle birlikte devletten birileri işin içinde.

Tekrar geldi 1990 yıllara. Bu kez kendisinin şantaj yaptığını söyledi, üstelik bir başbakana. Elindeki kasetler karşılığında 5 milyon dolar aldığını anlattı. Bu şantaja aracılık eden tanıdık bir iş insanın ismini verdi. Kasetleri bu iş adamının aldığını da ekledi.

Bu paylaşımları yaparken saydığı isimlere bu kez Mehmet Cengiz’i de eklenmiş oldu.

Sırasına bekleyen isim Hasan Yeşildağ gibi görünüyor.

Hasan Yeşildağ, Erdoğan’ın da çok yakınında bir isim. Öyle ki cezaevinde Erdoğan’ı korumak için suç işleyip önceden cezaevine giren birisi. Hasan Yeşildağ’ın dönemine göre Çatlı grubu ile de Mehmet Ağar ve ekibi ile de anıldığı olayları var.

Tarihler çok geniş bir zaman dilimini kapsıyor ama aktörler neredeyse hep aynı… Aynı olan bir başka şey de cezasızlık…

İktidarlar değişmiş, başbakanlar gelmiş, gitmiş darbeler olmuş, insanlar ölmüş, öldürülmüş, idam edilmişler, şehit olmuşlar …

Ama hiçbir şey değişmemiş.

Bu ülkenin insanları bir devlet tarafından yöneltildiğini düşünüyor. Bu ülke insanları çalışıyor, vergi veriyor, vatandaşlık görevlerini yapıyor…

Ama hiçbir şey değişmiyor.

Sedat Peker işte bize bu değişmez yönetim şeklini ve aktörlerini tek tek anlatıyor.

Örneğin Peker, Mehmet Ağar’ın etrafında dönüp dolaşıyor.

Susurluk’ta Mehmet Ağar var, öncesinde de var, bugün çok ağır iddialarda da Ağar adı geçiyor.

Baybaşin kendisine yeşil pasaport, polis kimliği, silah ruhsatı gibi sahte kimliklerin Mehmet Ağar tarafından 1980 yılından beri verildiğini söylemişti.

Halbuki Ağar devlet ve siyaset kademelerinde hep yükselmiş… Emniyet genel müdürü olmuş, vali olmuş, milletvekili olmuş, içişleri ve hatta adalet bakanı olmuş, parti genel başkanı olmuş….

Yaşananlar ve iddialarla Ağar’ın yükselişi arasında ters orantı var…

Konu kişilerden ziyade devletin ve siyasetin garipliği… Mehmet Ağar olur, Mehmet Cengiz olur, yarın başkaları olur. Ben isimler ile ilgili değilim.

Ama bir cinayet MİT ve Genelkurmay kayıtlarına geçip de nasıl aydınlatılamaz?

Güvenlik teşkilatını, bürokrasisini anladım da TBMM’deki milletin vekilleri ne yapar?

Susurluk Komisyon Raporu da Faili Meçhul Cinayetler Raporu da Meclis Genel Kurul’una gelmemiş bir türlü.

Bu raporların TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesini belli ki bir el önlüyor…

Çürümenin uzun zamandır sürdüğünü görüyoruz.

Ama artık çürümenin gideceği yol kalmadı… İliklerimize kadar çürüdük.

Acil ve çok güçlü bir yenilenme olmadığı takdirde, toplum ve devletin ayakta kalması artık kolay değil…

Yakında olacak seçim bir değişim için fırsat olacaktır.

Dilerim bu değişim bu kez keskin ve kalıcı bir yenilenmeyi de beraberinde getirir, ülkenin değişmezleri artık değişir.

Herkese iyi bayramlar.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akçakoca TV (www.akcakocatv.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız