• 23.02.2016 00:00
  • (3255)

‘’Akçakoca'dan bir b.k olmaz!’... Son üç gündür duyduğum bu cümle beni çok ama çok rahatsız ediyor. Ben bu cümleyi yıllar önce Marmaris’te, Alanya’da da duymuştum. Lakin bugün biliyoruz ki bu kasabalar Türkiye turizminin ilk sıralarındalar ve yılda yüz binlerle telaffuz edilen turist ağırlıyorlar.

 

Haliyle bu ilçeler ekonomik pastadan büyük birer dilim kopartıyorlar. Vaktiyle Marmaris’ten, Alanya’dan "bir b.k olmaz" diyenler, şimdi bu şekilde konuşamıyorlar.

 

Neden?

 

Çünkü, kendi kasabalarında neredeyse yabancı durumuna düştüler. Ve birçoğu dışarıdan birilerinin yatırımlarıyla açılan otel ya da başka müesseselerde asgari ücretle çalışmak mecburiyetinde kaldılar.

 

Ben, güzel kasabamız Akçakoca’yı elbette bu güzel kasabalarla aynı tutmuyorum. Her yörenin kendine has coğrafi ve sosyal yaşam farklılıkları var. Ben Akçakoca 'dan bir b.k olmaz yaklaşımının özellikle altını çizmek istiyorum.

 

Ben hiçbir durumda umutlarını yitirmeyen bir karaktere sahibim. Bazen çok komik sorularla muhatap oluyorum; ‘’Sen kendin için bir şeyler istemez misin?’’, ‘’neden ısrarla derneğin nöbetini tutuyorsun?’’ gibi sorularla karşılaşıyorum.

 

Kanaatime göre karınca hızıyla da olsa Akçakoca'da bir şeyler oluyor ve olacak da. Zaten birçok konuda alt yapımız hazır. Mutlaka eksiklerimiz de var ancak ben inanıyorum ki zamanla bunlar da halledilecek.

 

Turizme yatırım yapan tüm ülkeler iki büyük bakış açısına sahiptir; Kültür ve ekonomi.

 

Kültürümüzle ayrıcalık yaratabiliriz (kültürümüz yok olmak üzere), marka olabiliriz.

 

Ekonomi alanı ise, sanayi ve bilişimden sonra üçüncü büyük gelir kaynağıdır. Bu kaynaktan yararlanmasını bilirsek birçok gencimize de istihdam yaratabiliriz.

 

Ben bu umutlar ve duygular içerisindeki ruh halimle doğru hamlelerle (hamleler uzmanlık gerektirir) "AKÇAKOCA’DAN BAL OLUR" diyorum.

 

Saygılarımla…