• 13.04.2022 07:55

Bir yazıyı üç kez yazıyorum.
Bir konu seçiyorum; ilkinde, içimden geldiği gibi serbestçe, özgürce yazıyorum. Ama sonra karşımda sanki ‘güvenlik şube’ ya da Cumhuriyet savcısı var da beni sorguya çekiyormuş gibi düşünüyorum; yazı çöpe gidiyor.
İkinci kez; bu kez içimdeki sese göre, duygusal olarak olabildiğince serbest yazıyorum. Ama sonra karşımda, ailem, yakınlarım, dostlarım var da beni ‘ayıplarlar’ diye düşünüyorum; yazı çöpe gidiyor.
Üçüncü kez: bu kez, Ak partiye oy vermiş ama olan bitenden memnun olmayan, insani değerlerini yitirmemiş kişileri ayrıştırarak, demokrasinin onlar için de, çocukları için de ölümlü bir tek adamın iki dudağı arasından çıkacak sözlerden daha gerekli olduğunu anlatabilmek adına sabırla, adım adım, kişi kişi neden değişmemiz gerektiğini anlatarak yazıyorum. ( Çok değer verdiğim bir büyüğümün önerisiyle) Yayınladığım yazıların önemli bir kısmı bu türe giriyor.
Lakin bu kez, yukarıdaki kriterlere uymayan bir tarz denemek istiyorum.
***
Hani, bu ülkenin vatandaşları askıda ekmekle iftar yaparken, gençleri aç’lığını hissetmemek için erkenden yatarken, lokantalarında, kafelerinde ‘boş baklava’, ‘boş tost’ yapılırken; lüks restoranda müzik grubu eşliğinde tefler çalarak, şarkılar söyleyerek, alkışlarla tempo tutarak, adeta gazino atmosferinde sahur ziyafeti organize eden, bir de bunu , “coşkuyla eğlendik” notuyla, gururla, sosyal medyada yayınlayan Ak partili zat, gelen tepkiler karşısında pişkinliğini bir çizgi daha öteye getirerek cevap verdi:
‘Daha fazla kudurmaya devam edeceksiniz.’
***
‘Boş tostların’, ‘boş baklavaların’ ve gide gide artmaya başlayan ‘boş umutların’ mucidi olan ‘BOŞ KAFA’ zat, esas kudurmuş olan sensin!
***
Biliyoruz, birçoğunuz bu iktidarın nimetlerinden yararlanıyorsunuz.
Biliyoruz, birçoğunuz bu iktidarın rantını yiyiyorsunuz.
Biliyoruz, birçoğunuz bu iktidarın fırsatlarını sonuna kadar kullanıyorsunuz.
Biliyoruz, birçoğunuz bu iktidardan ballı/çifter maaş alıyorsunuz.
Biliyoruz, birçoğunuzun yediği önünde, yemediği arkasında.
***
Ne var ki, tüm bunlar için sırtına yüklenerek yükseldiğiniz bu halk yoksullaştı! Ve sen tüm bunlara karşın yoksullaştırdığın halkla bir de dalga geçiyorsun!
***
Umarım bir gün, nobranlığın, kibirliğin, pişkinliğin, ukalalığın, abartılı görgüsüzlüğün yerini ahlak ve vicdan alır.