• 28.02.2022 10:25

Mavi’nin yeni sayısını hazırlarken, ilginç bir süreç yaşadım. Ön söz bölümünde yazdım. Yurt içinde, ekonomi başlıklı önemli bir savaş hüküm sürüyor; yurt dışında da savaş zaten hiç eksik olmuyor. Her keresinde Atatürk’ün öğretisine sığınıyoruz; YURTTA SULH CİHANDA SULH!
Savaşın arka planında, barışı, masumiyetimizi yetirdiğimizi anlıyoruz. Özellikle çocuklarımıza, gençlerimize yönelik kutuplaştırma, ayrıştırma, farklılaştırma politikalarının sinsice yürütüldüğünü gözlemlediğimizde içimiz yanıyor. Bunu anlatmaya çalışıyoruz.
Jan Berslen Devrim, Mavi yazarı olmasının ötesinde benim dostum, yazın hayatımın kilometre taşlarından biri. Özellikle okuduğunuzu biliyorum, bu yazısını da kesinlikle okumadan geçmeyin. Ne güzel de anlatmış, yüreğine, kalemine sağlık Jan. Bundan sonrasını Jan’ın yazısından bir bölümüne bırakıyorum:
“Nefretin binbir çeşidi varmış.
Ve çocukları da hırsımıza alet ettik. Nefretimizin sesi olsunlar istedik. Öldürmeyi sevsinler, ölmeye hazır olsunlar istedik.
Hain diye bağırsınlar, katil olsunlar istedik.
Bir güzel söze kanan, küçük bir oyuncakla mutlu olan çocukları bizim gibi öfkeyle baksınlar diye yetiştirdik.
Gençlerin öfkesi yetmedi, çocuklara da kan bulaştırmak istiyoruz.
Masumiyet yok olsun, herkes birbirini dolandırsın, tecavüz etsin, etinin tadını alsın istiyoruz. Böylece günahlarımızın gerçek bir bahanesi olacak. Böylece her öldürdüğümüz suçlu, her suçumuz makul, her acı hak edilmiş olacak.
Masumiyet yok olsun, vicdan bizi yormasın istiyoruz.”
(Yazının tamamı MAVİ'de... Mavi gün içinde abonelere dağıtılacak)
Bir 1 kişi ve yazı görseli olabilir