• 3.08.2021 09:18
  • (240)

Annem, komşularının fal isteğini hiç kırmaz. Komşular da annemin fal’ının ‘çıktığını’ söyleyerek düzenli olarak gelirler. Annem de komşularını sıraya koyuyor. Fal günü, özellikle kardeşimi bir telaş alır. Bazen çay bazen de kahve hazırlar. O gün de kardeşim ellerinin arasında bir yığın çay’la geldi. Ablam şaşırdı tabii: ‘ Bu kadar çay nereden çıktı böyle?’ Kardeşim, kucağında bir yığın çayla gelmenin mutluluğu ile:

“ Mahallenin muhtarı ofisine bir sandalye almış, kutlamak için etrafa çay dağıtıp duruyordu… Bana da uzattı, aldım. Sonra bir sünnet konvoyuna denk geldim. Çay fırlatıyorlardı. Oradan da bir tane kaptım” Ablam sinirlendi… “ Kalabalıkların arasına niye girdin, ezilebileceğini düşünmedin mi” Kardeşim illa hinliğini gösterecek, “ Öyle değil… Konvoy geçerken yol kapanmıştı. Ara sokağın başında ambulans vardı, bekleyip duruyordu. Çaylardan biri ambulansın önüne düştü. Oradan aldım”

 

Annemin kulağı hiç bizde değildi. Pek sevdiği komşusu gelmişti. Kahve falı bakacaktı. Ablama seslendi: “ Git, oradan, üzerinde ‘Altın Soylu’ yazan markadan kahve hazırla.”

Annemle komşuları kahvelerini televizyonda ‘a haberleri’ izleyerek yudumladıkları için pek keyiflenmişlerdi. Komşu Serde’nin aceleciği tuttu: ‘ Eee hadi bakalım, bu keyifli haberler üzerine hayırlı bir şeyler söylersin artık’ diyerek, annemin eline fincanı tutuşturuverdi.

Annem önce fincanın içine sonra da tavana doğru başını kaldırdı… Sanki kendisi de meraklanmış gibi anlatmaya başladı: “ Kıızzzz, sen ne yanıksın öyle. İçin mi YANMIŞ senin. Alevler sarmış her yanını. Ateş bacayı sarmış, yer yanını yakıyor. Tazyikli Hava Kuvvetleri (THK) gelse yangını söndüremeyecek gibi. Uzun boylu birini görüyorum. Gariptir etrafında köylü kadınlar var. Köylülerin hepsi tiril tiril elbiseli. Pek forslular. Hepsi bakkaldan aldıkları iki paralık maskeleri çıkarmışlar N95 maske takıyorlar.”

Serde kahvenin içine düştü-düşecek. Annem birden sustu. Serde: “ Hayrola niye sustun?” Annem pek muzip: “ Verdiğin IBAN’la bu kadar oluyor. Şöyle bir cömertlik yap da devam edeyim. Gariban Emel’in bile GLOBAL CALL’i var, sen aciz misin yoksa?”

Serde’nin aklı fincanda tabii ki… Ahlat’tan aldığı, itibar diye sakladığı mini bronşunu ortaya koyuverdi. Annem 5’li çete gibi yayıldı. Kaldığı yerden devam etti:

“ Yangının tam orta yerinde lüks arabalar görüyorum. Yağmur duasına çıkmışlar. Yangının tekbir getirilerek söndürülmesi için fetva veriyorlar. Senin de içindeki yangın sönüverdi.”

Annem yangını söndürerek, fal’ı bitirdi. Ama Serde hiç mutmain olmadı. Sırasını diğer komşusuna verirken söyleniyordu:

“ Yangın sönmedi ki… Giderek artıyor. Kalbimiz yoruldu; ırkçılıktan, nefret söyleminden, ötekileştirmeden, hoyratlıktan, kötülüğün bin tonundan. Şimdi ciğerlerimiz yanıyor; ormanlar bütün bir ekolojik sistemiyle, ağacıyla, bitki örtüsüyle, hayvanlarıyla, canlılarıyla yok oluyor. Ama en önemlisi de vicdanımız yanıyor”

(Hepimizin ortak bir derdi var; gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesi. Biz sizlerden aldığımız güç ve destekle bu ortamın oluşması için MAVİ platformunda mücadele ediyoruz. Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz. Bu yolculukta bizimle olmanızı istiyoruz. Bize 10 lirayla aylık abone olabileceğiniz gibi 5 aylık 50, yıllık ise 120 lirayla abone olabilirsiniz. Katkılarınız bizi daha güçlü kılacaktır. Saygılarımla.

Atila Gösterişli

HALKBANK Düzce Şubesi

IBAN: TR96 0001 2009 3270 0001 0245 56)