• 8.06.2021 07:01
  • (76)

Gözü yaşlı anne anlatıyor:

“Oğlum henüz 8 yaşında. Ne zamandır garip hallerini seziyordum bir anlam veremiyordum. Bir süredir agresif tutum içinde. Bana ve evdekilere emir kipinde konuşmaya başladı. Okul kurallarına uymamaya başladı. Zaman zaman ağlama nöbetleri geçiriyor. Sonra evladımın babası tarafından …. tarikatının zikir törenlerine götürüldüğünü öğrendim. Dünyam başıma yıkıldı. Tarikatın yaşlı müritleri 8 yaşındaki oğluma ‘ağabey’ diye sesleniyorlarmış, çocuğumun elini öpüyorlarmış. Öğrendim ki meğer benim oğlum bu tarikatın gelecekteki lideri, veliahtıymış.”

Bu satırlar mahkeme tutanaklarından. Necati Şaşmaz’dan boşanmak isteyen eşinin ifadeleri. Necati Şaşmaz, bu ülkenin ekran başına çakılarak izlediği Kurtlar Vadisi dizisinin ‘Polat Alemdar’ı. Yani bugünün deyimiyle ‘derin devleti’. Boşandığı eşi, Polat Alemdar’ın ( Necati Şaşmaz’ın) kendisini mehdi olarak gördüğünü de anlatıyor.

Filmi biraz geriye saralım mı?

‘Kurtlar Vadisi’ döneminde Polat Alemdar, tetikçisi Memati'yle beraber üniversitede konferans verdiler, salon inim inim inledi, ‘Türkiye sizinle gurur duyuyor’ diye tezahürat yaptılar, dakikalarca ayakta alkışladılar.

Düzce’de duraklara asılan bildirilerde, “Sevip saydığımız sayın ağır ağabeyimiz Memati Baş’ın cenaze töreni 14.09.2012 tarihinde Cedidiye Camii önünde yapılacaktır. Gıyabi cenaze namazı kılınacaktır. Sevenlerine duyurulur” denildi.

Süleyman Çakır karakteri, Kurtlar Vadisi'nde en çok ilgi çeken ve sevilen (!) karakterlerdendi. Bu nedenle, dizideki ölümü Türkiye’de olay olmuştu. Gıyabında cenaze namazı kılındı, gazetelere vefat ilanı verildi ve dahası mevlit okutuldu.

Adaletsizliğin, hukuksuzluğun, otoriter/nobranlığın baskın olduğu birçok dönemde buna benzer olaylara hep şahit olduk. Birçok olayı sıralamak mümkün; ama ben, mesleğimden örnek vermek isterim…

Bu ülkede gazeteci Abdi İpekçi’nin katili Mehmet Ali Ağca, Türkiye’de ‘ Türkiye seninle gurur duyuyor’ diye karşılandı.

Bir ülkede adalet, hukuk göz ardı edilirse tek bir siyasi görüşün, inancın otoriter dayatması hakim olursa; adil, eşit ve özgür yaşam koşulları tehdit altına girer.

Unutulmamalıdır ki, hukuk su gibidir. Adalet soluduğumuz oksijen gibidir. Adalet işçinin emeğidir. Adalet annenin gözyaşıdır. Dolayısıyla bununla oynanmaz. Oynarsak ne ülkeye adalet gelir ne ekonomik sorunlar çözülür.

Bir ülkedeki vatandaşların devlete olan güveninin artışı ancak adalet yolu ile gerçekleşir. Böylece o ülkelerde şafak vakti kapıyı çalanın sütçü olduğuna olan inanç yüksek olur.