• 29.03.2021 00:00
  • (1747)

Arada kaynamasını istemem. Gerçi ayrı bir yazı konusu; sonra düşündüm, uzun uzun yazmaya gerek yok, kısaca değineceğim. Ak Parti Grup Başkan Vekili Cahit Özkan, maske ve sosyal mesafe kurallarının gözetilmediği parti kongresindeki kalabalık için, “Kameralar ‘Yatay çekim’ yaptığı için  kalabalık gözüküyor, kongreye katılanlar sosyal mesafe kurallarına uymuşlardır’ dedi.

Senin, söylediklerine ‘inanmış’ olman beni hiç ilgilendirmiyor. Aklımızla dalga geçmeni de umursamıyorum. Ak partiye hiçbir dönemde ‘ALDANMADIM’.  Lakin, sen bir babasın. Üç evladın var. Evlatlar babalarını bir rol model olarak belirler. Çocuklar babalarına danışırlar, fikir sorarlar. Senin bu sözlerini evlatların da dinlediler. Biz seni umursamadık; ama, senin çocuklarını umursaman gerekiyor. Sana ve senin gibi düşünenlere bu kadar yeter.

Gelelim asıl konumuza.

Akşamdan sabaha, bir gece yarısı; Merkez Bankası başkanı görevden alındı, İstanbul Sözleşmesi feshedildi, Dolar fırladı gitti, Kanal İstanbul, parti kapatma kararları alındı ya gecelerden tedirginliğim bir kez daha arttı.

Çevremde, ‘Gecelerden tedirginliğiniz var mı? sorusuyla kısa bir anket yaptım. İlginç cevaplar aldım. Aslında birçoğumuza da şamil olabilecek görüşleri sıraladılar.

Bugünkü psikolojik durumumuzu ortaya koyan en basit cevapla başlamak istiyorum: “ Gecenin bir yarısı uyanıveriyorum. Kötü bir his içimi kaplıyor. Hemen tv. açıyorum, kötü bir haber var mı” diye. Geceler sanki ‘kötülüğün’ coğrafyası gibi. İnsanlar artık yataklarında rahat uyuyamıyorlar. Onlar uyurken, ‘birileri’ geleceğinin, kaderinin ağlarını örmek üzere adeta ‘pusuya’ yatmışlar.

Birilerinin sorgulanması mı gerekiyor? Basit bir nedenle bile olsa bir gece yarısı evine baskın yapın. Öğlen serbest mi kalır, hiç dert değil. Siz, O’nu tedirgin edin.

Birilerinin ataması mı yapılacak? Çıkarın bir gece yarısı kararnamesi, O’nun bile haberi olmasın. Tv.deki haberlerden öğrenir nasıl olsa.

Birilerine rant mı sağlanacak? Bir gece yarısı, üstelik tam da Cuma gecesi, kur’larla oynayın. Bilen bilir, geçer bilgisayarının başına, dolar’ını, altın’ı alır/satar. Düzen’in altında her daim Düzülenler yataklarında kabuslarını sayıklarken.

Birisine sopa mı atılacak? Bir gece vakti gidersin evine. ‘Karanlık güçlere’ en iyi zamanlamadır. Atalarımız boşuna ‘Su uyur, düşman uyamaz’ dememiş.

Atalarımızdan söz açılmışken; bu tür durumlar için şöyle derler:  “Gündüzler torbaya mı girdi.” Bu söz, gündüz yapılması herkes için daha uygun, yapan için de daha kolay olan bir işi, gece yapana söylenir.

Ankete kattığım bir arkadaşım da şöyle dedi:

“ Geceleri kötü bir haber gelecek diye ürküyorum”

Ben de geceleri tedirgin olurum.

“ Türkiye’yi torbaya koymaya çalışanların” gece pusularından.

(YARIN MAVİ GÜNÜ)