• 4.10.2014 00:00
  • (5169)

Temizlik

 

Gördüğüm kadarıyla temizlik yeterince yapılmıyor...

 

Eski Tören Alanı, Atatürk Heykeli’nin olduğu yer, idrar kokusundan geçilmiyor...

 

Her gün Çarşı Meydanı temizleniyor, mahalleler ise temizlikten yoksun... Çöp ve Temizlik Vergisi’ni yalnızca Çuhallı ve Kızlarağa Çarşısı sakinleri mi ödüyor? Mahallelerde ikamet eden sakinler bu vergilerden muaf da bizim mi haberimiz yok?

 

Tretuvar kenarlarında biriken topraklar temizlenmediği için ot oluşuyor... Topraklar kazınmadan, tırpan motoruyla gelişi güzel otlar tırpanlanıyor... Verilen görevin arkasından denetim yok... Temizlik İşleri Müdürü’nün görevi, makamda oturmak mıdır? Başkan’ın yerinde olsam, ibreti âlem için veririm sırtına tırpan motorunu o müdürün, lalettayin yapılan temizliği o müdüre yaptırırım.

 

Belediye Meclisi Toplantıları

 

Bir kaç toplantıyı izledim. Meclis üyeleri, Belediye Meclisi’ne niye seçilir? Parmak kaldırıp, parmak indirmek için mi seçildiniz? İki-üç muhalif üyenin haricinde, lehte veya aleyhte görüş belirten üyeye rast gelmedim. Ben kendi adıma böyle Meclis Üyesi olacağıma, istifa eder, o koltuğu doldurana bırakırdım. 

 

Sivil Toplum Örgütleriyle İlişkiler

 

Bu örgütlerle periyodik olarak toplantılar yapıp Akçakoca’nın sorunları hakkında bilgi edinirdim. Alacak olduğum kararlarda, onların da katkısını sağlardım. 

 

Kent Konseyi 

 

Kent Konseyi, ortada yok... Bu hanımefendiler ve beyefendiler, bu makamlara “Ben, Kent Konseyi üyesiyim!” demek için mi seçildiler? O makamlar, “yan gelip yatma makamları” değildir... Sorumluluk ve özveri ister... Taşıyamayacağınız yükün altına girerseniz, o yükün altında ezilip gidersiniz... 

 

Zabıta Müdürlüğü

 

Akçakoca’mız  seyyar satıcıların cenneti haline geldi... Araçlar, gelişi güzel park ediliyor... Tretuvarlar ve engelli yolları bile kurtulamıyor, park eden araçlardan... Avrupa Birliği Müktesebatları’na ne oldu? Kopenhag Kriterleri unutuldu mu? Avrupa’dan görevliler mi gelip uygulayacak medeni insan olmanın kurallarını?

 

Elimde olsa, Akçakocalı bir tane bile zabıta almam. Alsam da diğer ilçelerle altı ayda bir yer değişikliği yaparım. Herkes birbirini tanıdığı için zabıtanın gücü yabancıya söküyor. Esnafa, yazılı talimatname gönderirim. Kurallara uymayan esnafa, gereken cezayı uygularım. Sigara içen vatandaşların, içtiği izmariti sokağa atmamaları için gereken önlemleri aldırırım. Bazı esnaflarda mecburi olduğu halde, etiket göremiyoruz. Bırakalım artık ahbap-çavuş ilişkisini. 

 

Basınla İlişkiler

 

Basınla istişareye önem verilmeli... Basına önem verildiğini sanmıyorum... Biz basın mensupları, yaşadığımız bu şehrimizi çok seviyoruz... Bu sevgimizle karşılıklı istişareler yaparak, şehrimizin sorunlarını çözeriz kanısındayım... İnatlaşmayla bir yere varılmaz... 

 

Yukarıda belirttiğim bazı önemli konular, birim amirlerinin sorumluluğu altında olsa da ne yazık ki yanlış uygulamaların faturası Başkan’a kesilir... Sayın Başkan, yerinde olsam, yanlış uygulama yapan birim amirlerine keserdim, direkt faturayı...

 

Bizlerin Belediye’yi yönetmek gibi bir derdimiz yok... Yapıcı uyarılarda bulunuruz... Uygulayıp uygulamamak sizlere kalmıştır... Bizlerden söylemesi... Dost acı söyler, Sayın Başkan...