• 18.04.2013 00:00
  • (4456)

 Akil İnsanlar Karadeniz Heyeti, bu hafta başı, Düzcelilerin konuğu idi...

 

Toplantı öncesinde Düzce’nin Sesi Gazetesi, Düzce sokaklarında röportajlar yaptı...

 

Düzcelilerin Barış Süreci’ne yaklaşımlarını kayıt altına aldı... Bir şehit babasının sözleri, Düzce sokaklarının özetiydi: “Kan dursun... Analar, babalar artık ağlamasın…”

 

Toplantıda ilk konuşmayı, Heyet Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez yaptı... Barışın ülkeye neler getireceğini anlattı. Takiben Şevki Bayraktar, Oral Çalışlar, Fatma Benli, Bendevi Palandöken, Yıldıray Oğur’un konuşmalarını dinledik… Sonra sivil toplum temsilcilerinin görüşleri alındı. Her konuşmacı, “Barışa evet, anlamsız kardeş savaşına hayır” dedi.

 

Ticaret Ve Sanayi Odası’ndan bir temsilci; “Silahların sustuğu günden bugüne kadar 300 civarında yatırımcının bölgeye yatırım yapmak için girişimlerde bulunduğunu ve silahların susması halinde Türkiye’nin bölgenin en büyük ekonomik gücü olacağını” ifade etti. Ve “Helalleşmek için gerekirse Silivri’de Ergenekon Davası’ndan yargılananlarla ve müebbet hapse mahkûm olmuş Abdullah Öcalan’la birlikte bir genel affın desteklenebileceğini” söyledi...

 

Esnaf Ve Sanatkâr Odaları’ndan bir delege “Bir ailenin çocuklarından birisi polis, birisi öğretmen, birisi ise dağa çıkmış. Bu yönde değerlendirelim.” dedi...

 

Delegeler içindeki bir eski milletvekili, “Barış Süreci’nin daha şeffaf olması”nı talep etti.

 

Balkan Türkleri Dayanışma Derneği’nden bir katılımcı, “Akil İnsanlar Heyeti’nin başlatmış olduğu girişimi doğru bulmadığı” yönündeki görüşünü dile getirdi...

 

Abhaz Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı “Yeni ve sivil bir Anayasa” talebini ileri sürdü ve “Başbakan’ın elini taşın altına koyarak büyük bir cesaret gösterdiğini, uzatılan bu ele destek vermek gerektiğini” ifade ederek, “Barış Süreci’ni sonuna kadar desteklediğini” belitti.

 

Düzce Çalışan Gazeteciler Derneği Başkanı, Barış Süreci’ne verdiği desteğini ve “Şehit ailelerinin özür beklentisi”ni dile getirdi...

 

Memur-Sen Düzce İl Temsilcisi, “Türkiye’nin büyümesi, güçlenmesi ve demokratikleşmesinin önündeki en büyük engel olan terör belasından kurtulmak, yeni bir anayasa ile özgürlükleri garanti altına almak için her türlü fedakârlığı yapmaya hazır olduklarını ve Akil Adamlar Girişimi’ni desteklediklerini” belirtti.

 

Nevzat Cingirt, “Ortada yıllardır süren bir yangın var. Bu yangını ya körüklemeye devam edeceğiz ya da gazetemizde yaptığımız gibi yangını söndürmek için bir kova suyu da biz taşıyacağız. Biz ikincisini tercih ediyoruz. Akil insanların başlatmış oluğu bu süreci bizim için hangi bedel olursa olsun sonuna kadar destekliyoruz, desteklemeye de devam edeceğiz.” dedi.

 

Düzce’de var olan her kesimin görüşü, toplantıya yansıdı... Kimse kimsenin sözünü kesmedi... Farklı ve hatta karşıt görüşte olanlar, birbirini saygı ile dinledi ve kendi cevaplarını verdi... Bana göre bu durum, Düzce halkının sessizce “Barışa evet” dediğinin kanıtıdır. Barış içinde her görüşün özgürce tartışılabilmesi talebini bir kez daha yükseltti, Düzce... Farklı görüşleri taşıyanlar, karşılıklı saygı içinde tartışılabileceğini bir kez daha gösterdi...

 

Savaş yapmak kolaydır. Patlatırsın silahları, savaş başlar. Zor olan barıştır. Barış, özveri ve sabır ister. Büyüklük; karşılıklı olarak yumruk sıkmaktan vazgeçmekte, elini uzatıp tokalaşmakta, kucaklaşmaktadır. Barış böyle olur...

 

Günümüz dünyasında devletler; ordularının, ekonomilerinin ve nüfuslarının büyüklüğü ile güçlerini kanıtlamıyor. Büyüklük, barışa ne kadar katkı sağladığıyla kanıtlanıyor. 

 

Otuz yıldır bu anlamsız savaşın kazananı kim olmuştur? Her halde halk olmamıştır. Otuz yıldır, her iki taraftan da ocaklara ateş düşürülmüş, anaların yürekleri dağlanmış, ağıtlar yakılmıştır... Peki, bu savaşta kim kazanmıştır?

 

Meclis’e bakıyoruz; Ana Muhalefet Partisi Milletvekilleri, Meclis’e Barış Süreci için bir önerge veriyorlar... İktidar Partisi, önergeyi kabul ediyor... “Vay sen bizim verdiğimiz önergeyi nasıl kabul edersin” deyip, verdikleri önergeyi geri çekiyorlar. Ben şimdi sormaz mıyım, bunları vekil yapan seçmenlere? Sizler, bu vekilleri; mahkeme basmak, dokunulmaz zırhına sığınarak yargının görevini engellemek için mi Meclis’e gönderdiniz? Tarih, bunların hepsini not edecektir.

 

Otuz senedir ne olduğu bilinmeyen bu savaşa “Dur” diyen yürekli biri çıktı. Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan; “Taşın altına elini değil, gövdesini koyduğunu, baldıran zehrini içmeye hazır olduğunu” söyleyerek Barış Süreci’ni başlattı. Bu süreç başladığından beri şehit cenazesi gelmiyor... Analar ağlamıyor... Ocaklara ateş düşmüyor... 

 

Bu Barış Süreci’nin başarıyla sonuçlanacağına inanıyorum... Son Düzce Toplantısı, umutlarımı daha da artırdı. 

 

Düzce, “Barış” dedi... Bu kan dursun, halklar kol kola girsin... Çekilsin halaylar, oynansın horonlar ve çiftetelliler... Davullar, zurnalar, tulumlar eşliğinde Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları’nın gazası şimdiden mübarek olsun...

 

[email protected]