Vecihi Hürkuş kimdir? (1) İlhami ATASEVER Akçakoca Haberleri Akçakoca Gazete Turizm Düzce Haberleri Back To Top
  • İlhami ATASEVER
    İlhami ATASEVER
Vecihi Hürkuş kimdir? (1)

Vecihi Hürkuş kimdir? (1)

 - Tarih 23.12.2020
- A +

 İlk uçak yapan Türk: Vecihi Hürkuş! Türk havacılık tarihinin en önemli isimlerinden biridir,  Türkiye’nin ilk uçak tasarımcısı ve üreticisidir. Türkiye’nin ilk yerli uçağını üretmiştir. Vecihi Hürkuş 1896 yılında İstanbul’da doğdu. Babası İstanbullu Feham Bey, annesi Vidin’de doğmuş, üç yaşında İstanbul’a gelmiş Zeliha Niyir Hanım’dır. İlkokulu Bebek’te okudu. Üsküdar’da Füyuzati Osmaniye Rüştiye’sinde ve Üsküdar Paşakapısı İdadi’sinde okudu. Sanata olan ilgisi nedeniyle Tophane Sanat Okulu’na geçti ve bu mektebi bitirdi.

TUSAŞ/TAI tarafından üretilen yeni nesil temel eğitim uçağına adını veren, Türk havacılığında adını hep ilklere yazdıran Vecihi Hürkuş, vefatının ardından 51 yıl geçmesine rağmen Türk milletinin hafızasından silinmedi. Cumhuriyet döneminde zor şartlara ve çeşitli engellere karşın imzasını attığı "Vecihi" serisi uçaklarla, okulunda yetiştirdiği öğrencilerle tanınan Hürkuş, yaşadığı dönemde, "Ona kapıyı ver, üstüne çıkar, onu da uçurur." cümlesiyle tarif edildi.

Balkan, Birinci Dünya ve Kurtuluş savaşlarındaki askeri başarılarının yanı sıra milli üretime adadığı hayatıyla 21. yüzyılda bile adından sıklıkla söz ettirmiştir. Hürkuş, Balkan Savaşı'na eniştesi Kurmay Albay Kemal Bey'in yanında gönüllü katılarak, Edirne'ye giren kuvvetler içinde yer aldı. Savaşın sonunda İstanbul Ordu Kumandanlığı tarafından Beykoz Serviburun'daki esir kampına kumandan olan ve her zaman "tayyareci" olmak isteyen Vecihi, yaşı nedeniyle ilk önce gittiği Tayyare Makinist Mektebi'nden küçük zabit (gedikli) olarak mezun oldu.

Birinci Dünya Savaşı'nda Bağdat Cephesi'ne makinist olarak gönderilen Vecihi Hürkuş, 2 Şubat 1916'da geçirdiği uçak kazasında yaralandığı için İstanbul'a gönderildi. İyileştikten sonra gökyüzündeki hayali için hayatında çok önemli bir adım atan Hürkuş, Yeşilköy’deki Tayyare Mektebi’ne girerek ilk uçuşunu 21 Mayıs 1916'da icra etti. Tahsilinin sonunda pilot diplomasını alan Hürkuş, 1917'nin sonbaharında Kafkas Cephesi'nde Rus uçağı düşürdü. Böylece Kafkas Cephesi’nde uçak düşüren ilk tayyareci oldu. Bir hava savaşında yaralanan Vecihi, Ruslara esir olmadan önce düşmana teslim etmemek için uçağını yaktı. Esir olarak gönderildiği Hazar Denizi’nde bulunan Nargin Adası’ndan Azeri Türklerinin yardımı ile yüzerek kaçtı. Birlikte kaçmayı başardığı istihkam teğmeni Salih Bey ile 2,5 ayda Süleymaniye üzerinden Musul’a yürüdü. İstanbul'a geldikten sonra İstanbul Hava Müdafaa Bölüğü'ne tayin oldu.

İstanbul'un işgalinde, Harem'den gizlice kalkan bir gemiyle Mudanya’ya, oradan da sırasıyla Bursa ve Eskişehir üzerinden Konya’ya giderek, Kurtuluş Savaşı’na katıldı. Kurtuluş Savaşı’nda "sivil pilot” olarak hizmet veren ve hiyerarşi açısından rütbesi yüzbaşı olan Vecihi Hürkuş, İzmir'deki Seydiköy Hava Meydanı'nı da işgal etti. Hürkuş, başarılarından dolayı TBMM’den üç defa takdirname aldı, kırmızı şeritli İstiklal Madalyası kazandı.

Akşehir’de Jandarma Komutanı Ratıp Bey’in kızı Hadiye Hanım'la evlenen Vecihi Hürkuş'un Gönül ve Sevim isimli iki kızı dünyaya geldi. Kurtuluş Savaşı'ndan zaferle ayrıldıktan sonra Seydiköy’de açılan tayyare okulunda eğitim vermeye başlayan, İzmit Mıntıkası Tayyare Bölüğü'ne atanan Hürkuş, Binbaşı Fazıl'ın eğitim uçuşu sırasında düşüp yaşamını yitirmesiyle yeniden İzmir’e çağrıldı. Kara ve deniz okulunda öğretmenlik yapan Hürkuş'un en büyük ideali havacılığın millileştirilmesiydi. Edirne’ye yanlışlıkla inen bir yolcu uçağına, teslim alınmasındaki hizmeti nedeniyle "Vecihi" adının verilmesi, tayyare yapma düşüncesini yeniden canlandırdı.

Hürkuş, savaş sırasında Yunanlılardan kalan uçak malzemelerinden yararlanarak projesini hazırladığı ilk uçağı "Vecihi K VI'yı” yaptı. Hürkuş'un, uçabilirlik sertifikası için toplanan teknik heyette tayyareyi kontrol edecek personel bulunamadı. Sonunda teknik heyetten bir kişinin "Vecihi, biz sana bu lisansı veremeyiz. Uçağına güveniyorsan atla, uç, bizi de kurtar." şeklindeki sözleri üzerine 28 Ocak 1925'te "Vecihi K VI" ile ilk uçuşunu yaptı. İzin almadan uçtuğu için cezalandırılmasının ardından ordudan ayrılan Hürkuş, Ankara'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "İstikbal göklerdedir." hedefi kapsamında kurulan Türk Tayyare Cemiyeti'ne katıldı.

Halka havacılık sevgisini yaymak amacıyla bağış toplamak için bir madalya tüzüğü hazırlandı. Yapılan bağışa göre bronz, gümüş, altın ve elmaslı madalya verilecek, ayrıca 10 bin lira veren kişi, kurum, kasaba, ilçe veya ilin adı alınacak uçağa konulacaktı. İlk uçağa burada yaşayan halkın katkılardan dolayı "Ceyhan" adının verilmesinin ardından Hürkuş, bu uçakla yurt içi bağış gezilerine çıktı.

Vecihi Hürkuş, ikinci kez Avrupa'ya gittiğinde Türk Tayyare Cemiyeti heyetiyle Almanya’da Junkers ve Rohrbach uçak fabrikalarını ziyaret etti. Türkiye’de anonim şirket halinde tayyare fabrikası kurmak isteyen Hürkuş, Fransa’da birçok uçak fabrikasında incelemelerde bulundu.

Milli Savunma Bakanlığı'nın Kayseri’de Tayyare Onarım ve Motor Anonim Şirketi'ne (TOMTAŞ) ait fabrika kurmak için anlaşmasının ardından gelen teklifi kabul ederek Almanya’ya giden Hürkuş, "Junkers A.20" uçaklarındaki eksikliklerin düzeltilmesi çalışmalarında yer aldı.

1926'da "Junkers A.35" uçağının tecrübe edilmesi görevini başarıyla yerine getiren Hürkuş, TOMTAŞ'ın 14 kişilik 3 motorlu "Junkers G.24", diğeri altı kişilik tek motorlu "Junkers F.13" yolcu tayyareleriyle Ankara-Kayseri arasında ulaşım uçuşları yaptı. 1927'de yapılan bu seferler ülkedeki ilk hava yolları uçuşları sayıldı. Devamı yarın. Hoşça kalın.






Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.