Back To Top
  • Atilla Gösterişli
    Atilla Gösterişli
BU MİLLET NASIL ‘KİNDAR’ OLDU

BU MİLLET NASIL ‘KİNDAR’ OLDU

 - Tarih 29.09.2020
- A +

 Soğuk bir kış gecesi televizyondaki haberleri izlerken, ekrana gelen görüntü karşısında kanımın donduğunu hissettim… Dışarıdaki soğuktan öte, bu görüntü beni titretti. Adamın biri bir bahçe içerisindeki ‘kardan adama’ yumruk sallıyordu.

Bu hareketin anlamını bulmaya çalışırken, bu kez, yine adamın biri önünde giden kedi’ye tekmeyi savurdu… Sonraki gün yine bir başkasının, bu kez, kedinin dört ayağını birden kestiğini gördüm.

Son haberlere göz attığımda dehşetin boyutu daha da belirgin hale gelmişti. Meğer daha neler olacakmış!

Ereğli’de 4çocuk, okul bahçesinde kale direğine bağladıkları15 yaşındaki çocuğa yaklaşık 3 saat boyunca işkence yaptılar. Sonunda da kulağını kestiler.

İstanbul’da yine 4 kişi gasp için bir adamı öldüresiye dövdü. Yetmedi, dere yatağına attılar.

Canımızı emanet ettiğimiz doktorlar şiddete uğruyor, tehdit ediliyorlar.

Güya ünlü bir iş adamı, araçla yolda ilerlerken, tartıştığı hamile bir kadının arabasının üzerine çıkıp, debindi. Kadınlar giderek daha fazla şiddet görmeye başladılar, öldürülüyorlar.

Bu örneklerin biz gösterdiği toplumun, bireylerin birbirlerine karşı acımasız olduğudur. İnsana, kadına, çocuğa, diğer canlılara, doğaya yönelik giderek yükselen acımasızlık söz konusu.

İnsanlar birbirinden ‘nefret’ etmeye ‘kin’ duymaya başladılar. Toplumun, bireylerin bir kesimi üzerine korku, kin ve düşmanlık üretiliyor.

Eğer…

Farklı yaşam tarzları, farklı inançlar, farklı anlayışlar, farklı mezheplere dayanarak; tayt giyen kızların bacak arasına bakınca şehvet duyuyorum” diyen öğretmen, “kızlı erkekli halk oyunları zinadır” diyen okul müdürü, “dekolte giyen kadınlar tecavüzü göze almalı” diyen profesör, “eşinin dans etmesine izin veren erkek deyyustur” diyen müftü “sokakta dolaşan hamileler terbiyesiz” diyen tasavvuf adamı olursa, bu görüşte olanların, diğer kesimlere karşı ‘kin’ duymaması mümkün değildir.

Eğer…

Siyasi rant uğruna mafya liderini ‘vatansever’, din bezirganını ‘muhterem’ olarak gören bir toplum üretiliyorsa, bu görüşte olanların diğer kesimlere karşı ‘kin’ duymaması mümkün değildir.

Eğer…

Ayrıca, ‘Partimize oy atmayanların kanını tahlile göndermek lazım, kanı bozuklar”, “Referandumda yüzde 50'yi geçemezsek, iç savaşa hazırlanın” diyerek, memleketi bu zihniyetle yönetmek isteyenlerin olduğu bir ortamda, bu görüşte olanların diğer kesimlere karşı ‘kin’ duymaması mümkün değildir.

Eğer…

Tabancalarıyla poz verip, bu silahlı fotoğraflarını sosyal medyada yayınlayıp, ‘bize oy vermeyenleri sokaklarda bekliyoruz” diyenler ve ‘troll’ üretip bunu örgütsel olarak planlayıp parti propagandası yapılırsa, bu görüşte olanların diğer kesimlere karşı ‘kin’ duymaması mümkün değildir.

Eğer…

Seçimler için, kahve köşelerinde “Rabbimin izniyle, bu partiyle pazara kadar değil mezara kadar gideceğiz inşallah. Bu düşmanları da bu memlekette yok edene kadar, kanımızın son damlasına kadar mücadele verip Rabbimin izniyle bunların içte ve dışta anasını belleyeceğiz arkadaşlar” diye haykırıldığında, bu görüşte olanların diğer kesimlere karşı ‘kin’ duymaması mümkün değildir.

Eğer…

Siyasi hitap olarak, “soysuz, kirli dudaklı, bağırsak gürültüsü, siyasi sapık, beyni sulanmış, sicili bozuk, kanalizasyon çukuru, tezek, ayyaş” gibi sözler sarf edilirse, bu kişileri rol model olarak görenlerin diğer kesimlere karşı ‘kin’ duymaması mümkün değildir.

Eğer…

Bu memleketi yönetecek bir güç olarak gençleri görüp de onlara ‘kindarlık’ tavsiye edilirse bu yola çıkanların diğer kesimlere karşı ‘kin’ duymaması mümkün değildir.

Sonuçta…

O kişiler; kendinden olmayana, kendinin olmayana, kendi gibi düşünmeyenlere dair sınırsız bir nefretle doluyorlar.

Dolayısıyla bugün, daha fazla eşitlik, özgürlük, adalet, liyakat, nezaket, saygı, dürüstlük demokratik ve ahlaki gibi evrensel değerlerle bir arada yaşayabilmeye ihtiyacımız var.






Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.