Back To Top
  • Yaşar YAKIŞ
    Yaşar YAKIŞ
Brexit sonrası Türkiye-İngiltere-AB ilişkileri nasıl bir yol izleyecek?

Brexit sonrası Türkiye-İngiltere-AB ilişkileri nasıl bir yol izleyecek?

 - Tarih 14.02.2020
- A +

 Brexit'in Türkiye-AB ve Türkiye-İngiltere ilişkileri açısından pek çok sonuçları olacak.

İngiltere'nin AB'nin ata örgütü olan Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) katılması Brexit kadar olaylı geçti. AET'ye katılmak için iki kez başvurdu ve Fransa tarafından iki kez veto edildi ve katılım nihayetinde 1 Ocak 1973'te gerçekleşti.

İşçi Partisi anlaşmadan memnun değildi ve 1975 yılında İngiliz halkının anlaşmayı onaylayıp onaylamadığını görmek için referandum istedi. Seçmenlerin yüzde 67'si toplumda kalma lehinde oy kullandı.

İngiltere Başbakanı David Cameron, 2019 yılında AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'a, Brexit için referandum yapılma önerisini hiç inanmadan yaptığını söyledi. Teklifinin partisindeki Avrupa şüpheciliğini yatıştırmaya yönelik olduğunu belirtti. Umudu, böyle bir hareketi engelleyebilecek Liberal Demokratlarla tekrardan bir koalisyon kurmaktı.

Cameron'ın cesur girişimi, yanlış hesaplanmış bir bahsin siyasi sonuçlarının ders kitaplarına girecek türde bir örneği oldu. Ancak Brexit'in İngiltere için iyi sonuçları olup olmayacağına bakılmaksızın, İngiliz halkının hayatlarıyla ilgili kararların Brüksel'deki bürokratlar tarafından alınmasından hoşlanmadığı bir gerçekti. Brexit oylaması bunu doğruladı.

Brexit'in önemli bir etkisi de, AB üyeliğinin Katolik bir evlilik olmadığını ve çözülebileceğini kanıtlamasıydı. Bu konu, Türkiye'nin AET üyesi olma başvurusunun arifesinde Türk liderlerini meşgul eden endişelerden biriydi. O zamanki Türkiye Başbakanı İsmet İnönü, 1963'te Türkiye'nin başvurusunu, danışmanlarından gerekli olduğu takdirde ayrılabileceğine dair güvence aldıktan sonra imzaladı.

Brexit'in Türkiye-İngiltere ilişkileri üzerindeki doğrudan etkilerinden biri de, İngiltere'nin AB kurallarına bağlı kalmadan Türkiye ile karşılıklı fayda sağlayacak anlaşmalar yapabilmesi olacak. Dahası, Brexit sonrası İngiltere-AB ilişkileri çok farklı olmasına rağmen, gelecekteki Türkiye-AB ilişkilerine bir örnek teşkil edebilir.

İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Brexit sonrası dönem hakkında yorum yapmak için Türk medyasıyla bir araya geldiğinde, bahsettiği avantajlar arasında İngiltere'nin yeni göç kriterleri de vardı. İngiltere'nin eski AB ortaklarının, uygunluk kriterleri söz konusu olduğunda AB dışı ülkelerle aynı sepete konacağını söyledi. Bu nedenle, Türkler AB üyesi ülkelerin vatandaşlarıyla eşit düzeyde rekabet edecekler. Bunun Türkler için bir avantaj olup olmayacağı ise, henüz belli değil.

Türkiye ve İngiltere, AB ile Gümrük Birliği'ne sahip iki AB dışı ülke olacak. Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği'nde önemli bir eksiklik var. Türkiye'nin Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması olmaması, AB ülkeleri arasında ticari sapmalara neden oluyor. İngiltere'de de benzer davalar varsa, Türkiye bu örneği kendisine yapılan haksızlığı düzeltmek için kullanabilir.

Geliştirilmekte olan yeni AB Genişleme Stratejisi'nde, üyelik için yeni kriterler yer alıyor. Taslaktaki mevcut otuz üç müzakere faslı, altı gruba ayrılıyor. "Temeller" başlıklı ilk grupta; adalete, hukukun üstünlüğüne ve temel hak ile özgürlüklere öncelik veriyor. Bu fasıllar en önce açılacak ve en son kapatılacak bölümler olacak. Bu nedenle fasıllardan birinde gerileme olduğunda katılım süreci yavaşlayacaktır.

Yeni genişleme stratejisi, düşük performans gösteren aday ülkeleri cezalandırarak veya iyi performans gösteren ülkeleri ödüllendirerek AB'ye katılım sürecini kontrol etmek için daha fazla araç sağlıyor.

İngiltere vatandaşlarının Brexit lehine oy kullanmasına rağmen, AB birçok ülke için cazip bir hedef olmaya devam ediyor. Doğu Balkan ülkeleri listenin başında, çünkü AB onları potansiyel üyeler arasına aldı. İlk sırada Karadağ yer alıyor. Nispeten küçük nüfusu nedeniyle (630 bin), AB Karadağ’ı absorbe etmekte daha az zorlanacaktır.

Karadağ ve Sırbistan AB ile üyelik müzakerelerine çoktan başlamasına karşın, yeni stratejinin bu iki ülkeye geriye dönük olarak uygulanıp uygulanmayacağı henüz belli değil. Bu konuda bir anlaşmazlık olursa, AB'nin kendi iradesini ortaya koyacağı çeşitli araçları olacaktır.

Ancak Yeni AB Genişleme Stratejisi’nin Türkiye’ye uygulanması durumunda, Türkiye’nin üyelik süreci daha da zorlaşacak gibi görünüyor.






Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.
yeni