Back To Top
  • İlhami ATASEVER
    İlhami ATASEVER
Camilerde tabure ve merkezi sistemle ezan!

Camilerde tabure ve merkezi sistemle ezan!

 - Tarih 4.02.2020
- A +

 Diyanet İşleri Başkanlığı 16.12.2019 tarihinde; Camilerdeki tabureler ve sandalyelerle ilgili bir yazı yayınladı. Yazı; 09.02.2006 tarihli Başkanlık talimatı, 2007 genelgesi, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 20.10.2010 tarihli kararı gereği “Cami ve mescitlerde tabure ve sandalye üzerinde namaz kılınması” konusunda tafsilatlı açıklamalar yapılmıştı.

İllere gönderilen yazıda; “Geçen süre zarfında tabure/sandalye üzerinde namazlarını kılan vatandaşlarımız için cami içinde cemaat ve saf düzeninin dışında ya da gerisinde belirli mekanlar oluşturulması, cami adabına ve cemaat ruhuna uygun olmamıştır. Bu durum bir taraftan cami cemaati arasında bir takım huzursuzluklara ve tartışmalara sebep olurken diğer taraftan da cami içi estetiğe uygun olmayan görüntüler ortaya çıkarmıştır. Özellikle cami içinde sabit oturaklardan müteşekkil müstakil mekanların oluşturulması cami doku ve kültürüyle bağdaşmamıştır.

Diğer taraftan ima ile namaz kılma şekli de tartışmalara sebep olmuştur. Bütün bu hususlar dikkate alınarak tabure/sandalye üzerinde ima ile namaz kılınması hususu Din İşleri Yüksek Kurulu’nca tekrar değerlendirilerek yeni bir karar alınmıştır.

Buna göre; (1) Namaz vakti girince evlerinde, bulundukları yerlerde, cami ve mescitlerde tabure/sandalye üzerinde namaz kılınabilmesine ilişkin Din İşleri Yüksek Kurulu’nun aşağıda yer alan görüşü uyarınca vaaz, hutbe, yazılı ve görsel basın aracılığı ile konunun işlenmesi;

a) Namazı normal şekli ile ayakta kılmaya gücü yetmeyen kimse için asıl olan namazı oturarak kılmaktır. Böyle kişilerin namazını kendi durumlarına göre diz çökerek veya bağdaş kurarak yahut ayaklarını yana ya da kıbleye doğru uzatarak kılmaları,

b) Ayakta durabilen ve yere oturabildiği halde secde edemeyen kimselerin namaza ayakta başlamaları, rükûdan sonra yere oturarak secdeleri ima ile yapmaları,

c) Ayakta durabildiği halde oturduktan sonra ayağa kalkamayan kişilerin namaza ayakta başlamaları, secdeden sonra namazı oturarak tamamlamaları,

ç) Ayakta durmaya ve rükû yapmaya gücü yettiği halde yere oturamayan kimselerin namaza ayakta başlayıp rükûdan sonra secdeyi tabure ve benzeri bir şey üzerine oturarak ima ile eda etmeleri,

d) Ayakta durmaya gücü yetmeyen, yere de oturamayan kimselerin namazı tabure, sandalye ve benzeri bir şey üzerine oturarak rükû ve secdeleri ima ile yerine getirmeleri,

e) Namazını tabure, sandalye ve benzeri şeyler üzerinde kılan müminin ileri sürdüğü mazeretlerin kendisini vicdanen rahatlatacak boyutta olması gerektiği, namazı aslî şekline uygun olarak kılmaya engel olmayacak hafif bedeni rahatsızlıkların bu konuda meşru mazeret olarak görülmemesi,

f) Dinî açıdan zorunlu ve meşru bir sebep bulunmadıkça namaz kılmak amacı ile camilerde sıralar halinde sabit oturakların yapılmasının, cami doku ve kültürüyle bağdaşmadığı, bu sebeple hastalık ve özürlülük gibi herhangi bir rahatsızlığı bulunan kimselerin, zorunlu olmadıkça namazlarını sandalyede değil, yere oturarak kılmalarının uygun olduğu, hususlarında vatandaşlarımız bilgilendirilecektir.

(2) İma ile namaz kılanlar için daha önceki talimat uyarınca yer ayrılması uygulamasından vazgeçilmiştir. Caminin/mescidin içinde sabit oturaklardan müteşekkil müstakil mekanlar oluşturulmayacaktır.

(3) Cami ve mescitlerde ima ile namaz kılanlar için hazırlanan sabit oturaklar kaldırılacaktır. Camilerde ihtiyaç olması halinde sadece katlanabilir tabure kullanılabilecektir.

(4) Hiçbir şekilde oturması mümkün olmayacak tarzda mazereti olanlar katlanabilir taburesini alıp safların arasına girerek namazlarını kılacaklardır.

(5) Cami görevlileri tarafından engelli, yaşlı ve mazeret sahibi olan vatandaşlarımızın namazlarını oturarak veya tabure üzerinde nasıl kılacakları hususu titizlikle anlatılacaktır.

Konunun ehemmiyetine binaen tüm cami görevlilerine duyurulması ve uygulanmasının takibini önemle rica ederim.”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali ERBAŞ

***

Yukarıdaki yazıda vatandaşın taburede namaz kılamayacağına dair bir şey göremedim. Bu yazı daha önceki gönderilen yazıların tekrarından başka bir şey değildir.

Düzce Merkez camilerimizdeki din görevlisi arkadaşların tabureleri kaldırmaları gerekmiyor. Tabureler tek renk tabure olabilir, katlanabilir tabure olabilir ama taburelerin kaldırılmaları gerekmiyor. Her din görevlisi arkadaş camisine gelen cemaatinin durumunu bilir. Kendi engeli kendisine maddi veya manevi olarak zaten acı veren cemaati üzmeye kimsenin hakkı olmamalıdır. Kraldan fazla kralcı olmaya da gerek yok. Dört tekerlekli akülü araçla camide namaz kılmak isteyen vatandaşa rampa yapılmasını, işitme engelli olan vatandaşlara Cuma namazında ikinci İmam-Hatip görevlendiren Başkanlık ve Merkezi idare, camide taburede namaz kılmak zorunda olan engelli vatandaşın taburesini kaldırmaz! Başkanlığı ve Merkezi idareyi vatandaşın gözünde yanlış anlaşılmasına kimsenin hakkı olmamalıdır. Başkanlığın illere gönderdiği yazı yeniden değerlendirilmeli ve doğru yorumlanmalıdır.

Yukarıdaki yazıyı: “Camilerimizde, Kiliselerdeki gibi oturarak ibadet yapma görüntüsü verilmesin, sabit oturaklar-sıralar kaldırılsın, özel mekanlara son verilsin” şeklinde anlıyorum. Yazı neden bu şekilde yorumlanmıyor ki?

Biliyorsunuz ilimizde merkezi sistemle ezan okuma işi de kaldırılmıştı. Ama edindiğim bilgilere göre başta Ankara olmak üzere diğer illerde belirlenen bazı camilerin dışında merkezi sistemle ezan okunmaya devam ediliyor. İlimizde merkezi sistemle ezan okuma işi kaldırıldığı için Pazar günleri müezzini olmayan camilerde ezan okunmuyor. Çünkü caminin İmam- Hatibi o gün resmi izinlidir! Neden diğer illerdeki gibi kısmi olarak değil de camilerin tamamında merkezi sistem ile ezan okuma işini kaldırıyoruz?

Çözüm; Merkezi sistemin camilerde faal halde bulundurulmasına devam edilmelidir. Müftülükler haftanın yedi günü ezan okunacak camileri ve görevlileri tespit edebilir. İmam-Hatibin izinli olduğu günlerde cami İmam-Hatibi merkezi sistemi açık tutabilir. Bu uygulamayla Mahalle veya köylerde ezanın sürekliliği sağlanabilir. Cami İmam-Hatibinin izini bittiğinde merkezi sistem kapatılabilir. Çok mu zor bunu yapmak? Hoşçakalın.






Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.
yeni