Back To Top
  • Muammer Kızılırmak
    Muammer Kızılırmak
ÖYLE SEHVEN OLMAZ, TAM ANLAMIYLA AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ?

ÖYLE SEHVEN OLMAZ, TAM ANLAMIYLA AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ?

 - Tarih 25.07.2019
- A +

 1999 depreminden sonra yüzyılın felaketi sayılabilecek felaket yaşandı bölgemizde.

4 canımız gitti. 3 çocuğumuz canımız kayıp. Canımızın yongası malımız gitti sel sularına. Yüzlerce vatandaşımız evsiz, barksız, ekmeksiz kaldı.

Başta Düzce Valisi Zülkif Dağlı, Milletvekilleri Ayşe Keşir ve Ümit Yılmaz, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Akçakoca Kaymakamı Yasin Öztürk, Belediye Başkanı Okan Yanmaz olmak üzere halkımızın yaralarını sarmak için herkes insanüstü gayret gösterdi.

Kızılay, AFAD ve diğer yardım kuruluşları yaraları sarmak için tüm imkanlarını kullandılar.

Keza Jandarma Kurtarma, AKUT gibi kuruluşlar felaket esnasında kaybolan vatandaşlarımızı aramak için çetin şartlarda mücadele ettiler.

Canlarını hiçe saydılar.

Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Murat Dönmez, Bakan yardımcıları, CHP Milletvekilleri, AK Parti,CHP, MHP,  İYİ Parti yetkilileri olmak üzere tüm siyasiler ve devlet erkanı  afet bölgesinde inceleme yaptılar…

Öte yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve diğer komşu belediyeler yaraların sarılmasına, felaketin atlatılmasına araç ve personel desteği verdiler sağ olsunlar.

Allah devletimize zeval vermesin! ve halkımızdan binlerce kez razı olsun.

Siyasetçisinden STK’lara, sanayicisinden esnafına kadar adeta seferberlik ilan ettiler.

Milletimiz vefasını, yardımseverliğini, merhametini bir kez daha gösterdi.

Hangi partiden, hangi görüşten olursa olsun hiç düşünmeden yardıma koştu, kenetlendi.

Elinden geleni yaptı, yapmaya da devam ediyor.

Şimdi hemen hemen herkesin ortak talebi, tıpkı halkımızın yardım seferberlik ilan etmesi gibi  felaketten zarar gören yerlerin afet bölgesi ilan edilmesi.

Ben de aynı görüşteyim.

Aksi takdirde Afet bölge belediyelerinin meydana gelen zararı telafi etmesi çok zor.

Hatta imkansız.

Hayatın bir an önce normale dönmesi ve mağduriyetin giderilmesi için bu elzem.

Öyle Genel Hayata etkili olduğuna dair karar yetmez. Sehven de olmaz.

Zira sel bölgesinde de hasar bazen fiili olmaz.

 Yani o ilçenin küçük esnafı ekonomik olarak etkilenmemiş olabilir mi sizce?

 Günlerdir sular akmıyor. İnsanlar içme ve kullanma suyuna para vererek alıyor.

Bu ekonomik bir kayıp değil mi ?

 Aşırı yağış dalda ki fındığın bir kısmını alıp gitti. Bu ekonomik kayıp değil mi ?

 Bunun gibi daha çok sayabiliriz belki. Doğru olan ilçenin tamamının bu yasadan faydalanması ve bir an önce afet bölgesi ilan edilmeli…

Evet zor bir coğrafyada, depremlerin, sel felaketlerinin yaşandığı bir bölgede yaşıyoruz.

Felaketler bir anlamda kaderimiz ve kaderimiz de Külli İradede, yani Yüce Allah’ta

Ancak bu felaketlerden ders alıp, can ve mal kaybı yaşamamız, ya da en aza indirmek  için gerekli tedbirleri almak da biz kulların elimizde.

Tedbir almak bizden takdir Yüce Mevla’dan

Ancak maalesef biz bu tedbirleri almıyoruz. Hep ihmal ediyoruz.

 Canımızı ve canımızın yongası malımıza gereken önemi vermiyoruz.

Felaketten sonra hep konuşuyoruz. “Şunu yapsaydık böyle olmazdı, şu tedbiri alsaydık bunlar yaşanmazdı” şeklinde değerlendirmeler yapıyoruz.

 Ancak bir süre sonra unutuyoruz. Taki Allah korusun yeni bir felaket yaşanıncaya kadar. Maalesef bu kısır döngü sürüp gidiyor.

Düşünün bir kere depremi yaşamış ve telafisi imkansız kayıplar vermiş bir şehirde yaşayanlar olarak binalarda gereken tedbirleri alıyor muyuz?

Daha düne kadar çok katlı bina yapma derdindeydik.

Yine maalesef siyasi ve rant kaygıları  sebebiyle bu durumu ihmal ediyoruz.

Size iki örnek vereceğim.

Birincisi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Düzce'deki su baskını ve toprak kaymasına ilişkin, "Beklenmeyen miktarda yağmurun yağması söz konusuydu. Demek ki bundan da ders çıkartmamız gerekiyor. Bize düşen, yapılaşmayı doğru yapmak, yerleşim alanlarını doğru bir şekilde ihdas etmek ve ortaya çıkacak felaketlerde daha fazla kayıp ortaya çıkmasın diye önlem almak." Dedi.

Evet içerik olarak doğru.

 Ancak soramazlar mı insana!

17 yıldan beri AK Parti iktidarda…

Şimdiye kadar Düzce milletvekilleri Ak Parti’dendi.

Akçakoca belediyesi-bir dönem CHP hariç -  AK Partiliydi.

17 yıldan beri söz konusu önlemleri neden almadınız?

Da şimdi sırf konuşmak için, dostlar alışverişte görsün misali bu sözleri sarf edebiliyorsunuz?

Akçakoca’daki 15 Temmuz Parkı, örneğinde olduğu gibi milyonları yanlış ve göz boyamaya yönelik yatırımlara aktardınız da, bu devasa kaynakları söylediğiniz gibi size düşen “yapılaşmanın doğru yapılması, yerleşim alanlarının doğru ihdas edilmesi için harcamadınız”

Neden?

Bu tedbirleri almayarak bir anlamda kayıpların sorumlularından  değil misiniz?

CHP Milletvekili Mahmut Tanal diyor ki “Meteoroloji neden sel haberini basına verdi de riskli bölgelerde camilerden anons edilmedi?

Camiler ölenlere sadece sala okunması için mi var?

Şimdi Mahmut Tanal haksız mı?”

Peki can alıcı bir soru?

Eğer Allah korusun Düzce’de 1999 depremi gibi bir deprem olursa,

Buna hazır mıyız?

Yeterli önlemleri aldık mı?

Dileğimiz inşallah yöneticilerden tutun da belediyelere, müteahhitlere, sade vatandaşa kadar bu felaketten gereken dersi çıkarıp bir daha yaşanması olası bir felakette canlarımızı mallarımızı kaybetmeyiz?

Her şeye rağmen ben ümitliyim…

Ya siz?






Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.
yeni