Back To Top

  • Özhan KIZILTAN
    Özhan KIZILTAN
TARİHİ ORHANGAZİ ORTAOKULU ÜZERİNE

TARİHİ ORHANGAZİ ORTAOKULU ÜZERİNE

 - Tarih 5.4.2019
- A +

 Orhangazi Ortaokulu Akçakoca’nın en güzel binasıdır. Önünden geçtiğimizde bizleri heyecanlandıran, memleketimizin içine battığı mimari zevksizliğe adeta kafa tutan, toplumca içinde bulunduğumuz arabeskliğe tek başına direnen mimari eserimiz. Babamın bir dönem öğrencisi olduğu, Bolu öğretmen okulunu bitirdikten sonra da kısa bir süre öğretmenlik yaptığı o görkemli bina. Bu güzel okulu anarken Rıfat Ilgaz’ı da unutmamak gerekir, ayrıca hizmeti geçen isimli isimsiz eğitim kahramanlarını da...

Konumu itibarıyla Akçakoca’mızın en eski muhitinde olması onu bizler için bir kez daha değerli yapıyor. Bulunduğu çevrenin de arabesk mimarinin bir parçası haline gelmemiş olması görkemli duruşunun bozulmaması açısından yapıyı avantajlı hale getiriyor.

Son yıllarda binanın eğitim amacıyla kullanılmaması nedeniyle buranın başka şekilde değerlendirilmesi gündeme geldi. Neden böyle bir okulun eğitime hizmet vermeye devam etmediğini anlamış değilim. Oysa Türkiye’nin en seçkin okulları böylesine seçkin bir mimari eserin içinde yaşamını sürdürüyor. Orhangazi Ortaokulu açılması planlanan denizcilik meslek lisesi olarak neden uygun görülmez, siyasetçiler bakanlığa neden böyle bir teklif getiremez bir türlü aklım ermiyor.

Geçen dönemde bu güzel binanın müze olarak değerlendirileceği ortaya atılınca gerçekten üzüldüm. Belki de arkeolog olmasaydım müze yapılacağı için sevinebilirdim. Böylesine büyük bir binanın müze yapılarak içinin doldurabilmesi için yeterli ürün stoğunun olmadığını da hemen söylemeliyim. Maalesef ilçemizde bir kent müzesini dolduracak kadar ilgi çekici ya da sanatsal materyaller mevcut değildir. Öte yandan 30 kilometre uzağımızdaki Konuralp müzesi bölgenin arkeolojik eserlerini bünyesinde barındırıyor. Kaç kişinin Konuralp Müzesi’ni ziyaret ettiğini pek de merak etmiyorum açıkçası. Halkımız müzelere ilgi göstermemekte yerden göğe kadar haklı. Ülkemizdeki müzecilik, istisnaları saymazsak çağın gerisinde kalmış durumda. Sıkıcı ve ilgi çekmeyen mekânlar haline getirilmiş. Böyle olunca da müzelerin büyük bir kısmı ilgi görmekten uzak, öğrencilerin zoraki gezmeye getirildiği soğuk yapılar olarak belleklerimize yerleşiyor.

Orhangazi Ortaokulunun müze yapılmaması için tek sakınca sergilenecek ürünlerin azlığı değil elbette. Bir başka önemli neden, müzelerin işletme maliyetlerinin gelirlerinin çok üzerinde olması. Müzeyi ayakta tutabilmek müze kurmaktan çok daha masraflı ve detaylı teknik bir konudur. Akçakoca’ya kurulması düşünülen Kent Müzesi’nin işletme giderleri getirisinin kat kat üzerinde olacaktır. Böyle bir işe ne Kültür Bakanlığı girer, ne de başka bir kurum. Kaza ile burasının müze olduğunu düşünürsek atılan taşın ürkütülen kurbağadan daha büyük olacağını da şimdiden hesaba katmak gerektiğini düşünüyorum. Bir süreliğine herkesin merakla gideceği, ardından günlük ziyaretçi sayısının en fazla sekiz on kişiyle sınırlı kalacağı bir işletmenin şehrimize turistik bir katkısının da olmayacağından eminim.

Yukarıda değindiğim gibi Orhangazi Ortaokulu’nun öncelikle şehrimize değer katacak bir eğitim kurumu olarak hizmetine devam etmesi, tercihen Denizcilik Meslek Lisesi olarak yeniden tesis edilmesi yararlı olacaktır. Eğer bu mümkün değilse binanın mutlaka BUTİK OTEL yapılmak üzere bir işletmeciye verilmesi, şehrin turizmi açısından önemli bir kazanım olacaktır. Akçakoca’mızın en güzide yerinde bölgenin en estetik binalarından birinin şehrin tarihini yansıtacak öğelerle bezenmiş  güzel bir “Butik Otel” olarak işletilmesi Batı Karadeniz için ses getirecek, yerli ve yabancı turisti çekecek örnek bir proje olacaktır. Belediyemize bu konuda düşen o güzel binanın seçkin bir eğitim kurumu olarak devamını sağlamak ya da hangi ilkelere göre restore edileceğini belirledikten sonra butik otele dönüştürülmek üzere yap-işlet-devret yöntemiyle işini bilen tecrübeli bir turizm yatırımcısına teslim etmek olmalıdır.






Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.
yeni