Back To Top
  • Hayrullah ALTAY
    Hayrullah ALTAY
Bulunmuş günlükten notlar / Nuri’nin çay ocağı

Bulunmuş günlükten notlar / Nuri’nin çay ocağı

 - Tarih 15.02.2015
- A +

 

(Akcakoca'ya son gittiğimde yerinde berber dükkanı vardı; içimi bir burukluk yokladi, tirmaladi ve geçti)

 

"Akçakoca’da Nuri’nin çay ocağı, siyasetin nabzının attığı yerdir. Merkez Camiden şehrin içine, Misafir Caddesi’ne yöneldiğinizde, az ileride, sol köşede, mini, sempatik bir mekân vardır. Her dem taze çayın bulunduğu bu küçük mekân, sabah namazı çıkışından akşamın geç saatlerine kadar, devir daim olan insanların, bazen bir çay içimlik uğradığı, bazen de buluşma noktası olarak gelip gidilen ama mutlaka fırsatını bulanın birkaç defa uğradığı sihirli bir yerdir.

 

Çay ocağına gizem ve sempati katan birçok sebep var. Mekânın merkezi yerde oluşu, çayının kalitesi, müşterilerinin çoğunun yıllardan beri tanışıklığı, hemen önündeki, araç trafiğine kapalı mini sokaktaki mini oturaklar, mini masalar ve yolların kesiştiği yer olmasının verdiği hâkimiyet vs. Ama Nuri olmadan bütün bunlar ne kadar anlam ifade eder? Galiba, halkça tutulmanın sırrı, mekânın özelliğinden çok, Nuri’nin özelliğinden kaynaklanıyor.

 

Nuri, orta yaşlı, uzun boylu, renkli bir simadır. İşini her zaman titizlikle yapar. Biraz kaba ve gür sesi, ilk tanıyanlarda bir “n’oluyoruz?” duygusu uyandırsa da, çok geçmeden, çekim gücünün asıl o ses özelliğinde olduğunu anlarsınız. Nuri, 1980 öncesi, kanının deli aktığı yıllarda, sol mücadelenin ön saflarındaymış. Şimdi o taraklarda bezi yok. Ama bu, siyasetle ilgilenmiyor demek değil. Nuri’nin siyasetle ilgilenmemesi demek, bir anlamda, bütün sihrin bozulması demektir. Geçen bir dönem, Ak Partinin yönetimindeydi, şimdi galiba ayrıldı.

 

 

Akçakoca’da herkes birbirini tanır. En üst bürokratından en kenardaki siyasetçisine kadar toplumun her kesiminden insanlar, aynı mekânda bir araya gelebilirler. İşte Nuri’nin çay ocağı, onun şahsında burayı adeta bir kulis merkezi haline getirmiştir. Başta mekân sahibi olmak üzere, herkes birbirine adeta deşarj olur. Kızar, kahkaha atar, gerilir, gevşer, iğneler. Ama birbirine tahammül, birbirine saygı ve birbirine katlanma hiç eksik olmaz. Kıvrak zekâların ürettiği en orijinal siyasi nüktelere burada şahit olursunuz. Her partiden insanlar burada birbirleriyle en ateşli tartışmaları yaparlar. Bazen seslerin yükseklik sınırını aştığı da olur. Ama çevre esnafı da bu havaya alışmıştır ve rahatsız olmaz. Vakit buldukça onlar da muhabbete katılır.

 

Hani insanlar zaman içinde çeşitli etkenlerden dolayı kendi kişiliklerini oluştururlar ya, Nuri’nin çay ocağı da öyle kendine özgü bir yapı kazanmıştır.

 

 

Yıllardan beri özellikle –işim gereği- yaz aylarında, fırsat buldukça Nuri’nin çay ocağına ben de uğrarım. Orada konakladığım kısa zaman içinde, insanların dinamik bir akışkanlık içinde oluşları beni de motive eder. Akçakoca’ya gider de Nuri’nin çay ocağına uğrayamazsam, aklımda kalır, bir dahaki sefere mutlaka yolumu oradan geçiririm. Bu sabah yine oradayım. Çevremde insanlar yine dolup boşalıyorlar.

 

Dün fındık fiyatı açıklandı. Bugün buradaki gündem, bu.

 

Fiyat her yerde olduğu gibi değişik yorumlanıyor. İktidar taraftarları, ayrı, muhalifler ayrı yorum getiriyorlar. Mesela, içtiğimiz çayların parasını veren Hüseyin amca orijinal laz şivesiyle diyor ki:

 

“- Ne olacak fındık sekiz liraya çıkıp da? Evvelki sene bizim köyde ehliyeti olmayanların hepsi acente araba aldılar. Parayı çok bulunca, mermileri sandık sandık harcıyorlar. Bırakın biraz yokluk görsünler.”

 

Biz de artık kalkalım. Hem işimize dönelim, hem de oturduğumuz yeri boşaltalım.

 

Ki, devir daime katkımız olsun.

 

10.Temmuz.2007.






Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.
yeni