Back To Top
AKÇAKOCA TARİHİNDE GEMİCİLİK

AKÇAKOCA TARİHİNDE GEMİCİLİK

 - 1 Onaylı Yorum  -0 Bekleyen Yorum -25.12.2019
AKÇAKOCA TARİHİNDE GEMİCİLİK
- A +

 Osmanlı’da bir tersanede kadırga inşa edileceği zaman çeşitli kazaların kadılarına hükümler yazılarak kazada bulunan kasaba, nahiye ve köylerde yaşayan marangoz, oymacı, burgucu ve baltacıların alet ve edevatlarıyla birlikte kadırga inşa sahasına gönderilmesi emir olunurdu.

5 Ekim 1613 tarihinde hüküm gönderilen kadılar arasında Akçaşehir Kadılığınında bulunduğu ile alakalı belge arşivlerde bulunmaktadır.

Bu hükümden Akçaşehir’de kadırga inşa edildiğini ve kadırga inşasında çalışacak vasıflı elemanların kaza sınırları içerisinde var olduğunu anlıyoruz.

Kadırga/gemi Akçaşehir’deki keresteciliğin bir doğal bir uzantısı olarak değerlendirmek gerekir.

**
Ordu Üniversitesi öğretim üyelerinden İlhan Ekinci’nin ”Karadeniz’de Ayanlar ve Denizcilik” araştırması bize Akçakoca’nın 18. Yüzyılın sonları ile 19. Yüzyılın başları ile alakalı ilgili değerli bilgiler vermektedir.

Bu bilgilerden birinde Akçakoca ayanından un ve kömür naklinde kullanılan çenber ve çekleve tabir edilen gemilerin sayılarının Karadeniz’de azalmalarından dolayı yenilerinin inşa edilmesi talebidir. Bu talep Şile, Ağva; Karasu, Alaplı ve Benderlioğlu ayanları ile birlikte gerçekleşmiştir.

Ayanların bu talebi karşılayıp karşılamadığı hakkında bir bilgi yok ancak bu bilgiden Akçaşehir’de askeri gemilerin yanında ticari gemilerin de inşa edildiği neticesine ulaşmış oluyoruz.

Bolu Voyvodası Ömer’e kalyon inşası için 21000 kuruş verildiği ancak hiçbir şey yapmadığı ve çevresine zulüm yaptığı için görevden alınması istendiği bu değerli araştırmanın bize aktardığı değerli bilgilerden.

Bolu Voyvodası/ayanı** Ömer’e bağlı olarak Akçaşehir’de bir ayanın olup olmadığı varsa bile bu ayanın kim olduğu bilgisine de henüz ulaşılmış değildir.

Ancak bu bilgiden gemicilik sektöründeki gelişmelere uyularak kadırga inşasından kalyon inşasının da Akçaşehir’de de yapıldığını ya da yapılabileceğini öğrenmiş oluyoruz.

Bu kalyonun bilahare yapılıp yapılmadığı ya da başka kalyonların inşası ile alakalı bilgiler ise maalesef şimdilik yok.

**

İslam Ansiklopedisinin ayanlık ile maddesinde gemicilik ve ayanlar ile alakalı şu değerlendirme var:

“Sahildeki âyanların gemicilikle uğraştıkça mı zenginleştikleri yoksa zenginleşip nüfuz kazandıktan sonra mı gemiciliğe doğru faaliyet alanlarını genişlettikleri sorusunun mevcut bilgilerimizle cevaplanamayacağı anlaşılmaktadır.

Fakat eski ve köklü merkezleri olan sahil kentlerinin âyanlarının çok eski dönemlerden beri denizcilikle uğraştıkları; buna karşılık 18. yüzyıldan sonra kentleşmeye başlayan merkezlerin âyanlarının bu sürece daha sonra katıldıkları düşünülebilir.”

**

Elimizdeki bilgilerde şimdilik Akçakoca ayanı/voyvodası olarak bilinen bir kişi var.

19. Yüzyılın başlarında Akçaşehir’de etrafa zulüm yaptığı için taltif edilmek bahanesi ile Bolu’ya çağrılarak katledilen Sarhoş Osman Ağa.

Osman Ağa’nın gemicilik ile uğraşıp uğraşmadığına dair bir belge ise henüz gün yüzüne çıkmış değil.

İlhan Ekinci Akçakoca ayanları ile detaylı bir bilgi vermiyor ama Akçaşehir’i de ilgilendiren Ereğli İskelesi ile hakkında şu bilgi ve değerlendirmeleri aktarıyor:

“Âyanlar açısından gemi yapım işi ve onun getirdiği sorumluluklar, âyanların bölgedeki otoritelerini pekiştirmede bir araç olarak kullanılmıştır.

Âyanlar, otoritelerini bu görev üzerinden elde ettikleri nüfuzla gerçekleştirme yoluna gidebiliyorlardı. Ereğli İskelesi’nde kalyon inşasıyla görevlendirilen Ali Ağa, hem Ereğli hem de çevre kazalar ahalisi tarafından muhalefetle karşılaşmıştır.

Genelde taşradaki yeniçeri zümresinden bazıları gemi için gerekli malzemelerin temin edilmesini engelleyerek inşaatın tatiline sebep olabiliyordu. “

Akçaşehir’de görevli yeniçerilerin Akçakoca ayanlarına karşı muhalefet yapıp yapmadıklarına dair bilgi ve belgeler ise tarihçiler tarafından keşfedilmeyi bekliyor.

**

*Prof. Dr. Kenan Ziya Taş birçok tarihçinin aksine 16. Yüzyılda Akçaşehir’de bir kadılık makamının olmadığını ve hiçbir belgenin bunu teyit etmediğinin özellikle belirtiyor.

Ancak 17. yüzyılda bir Akçaşehir’de bir kadılığın oluşup oluşmadığı hakkında bir bilgi vermiyor.

**Tarihî belgelerde voyvoda, mütesellim, muhassıl, mutasarrıf ve vali olarak görülen yerli hânedanlar, aynı zamanda âyan, derebeyi veya mütegallibe tabirleriyle de ifade edilmektedir.

Ergun AŞÇI

Ergun AŞÇI





Yorumlar

Yorumlar
Akçakoca Erkek hapishanesi Fotoğrafı
yeni