Back To Top
KERAMEDDİN DİVANI HAKKINDAKİ BİLGİLERİMİZ HATALARLA DOLU

KERAMEDDİN DİVANI HAKKINDAKİ BİLGİLERİMİZ HATALARLA DOLU

 - 1 Onaylı Yorum  -0 Bekleyen Yorum -12.12.2019
KERAMEDDİN DİVANI HAKKINDAKİ BİLGİLERİMİZ HATALARLA DOLU
- A +

 Kerameddin Divanı ne zaman kuruldu?

Dolaşımda olan bilgilere bakılacak olursa 1. Ahmet zamanında.

Zaparog Kazaklarının yağmalarının durmasından sonra.

Ancak 1.Ahmet 1617 yılında öldükten ve tahta 4. Murat geçtikten sonra da Zaparog kazaklarının yağmaları sona ermemiştir. Mesela 1624 yılında İstanbul Boğazında Yeniköy’e kadar gelmiş ve yağma yapmışlardır.

Muhtemelen devam bu yağmalardan Akçakoca kıyıları da nasibini almış olmalıdır. Yani 1. Ahmet zamanında kurulduğuna isnat edilen bilgi doğru bir bilgi değildir.

Dolaşımda olan hatta Yukarı Mahalle Pazarında bir evin dış duvarında asılı duran olan bu bilgiye göre de Kerameddin Divanı üçe ayrılıyor. Bu bilgi doğru ancak bu bilgi 1840 yılına ait Osmanlı İmparatorluğunun yapmış olduğu yeni idari düzenlemeyle alakalı.

Bu düzenlemenin 1. Ahmet ya da 4. Murad zamanı ile hiçbir alakası yok.

Bu bilginin kaynağı da Mecdi Emiroğlu’nun 1970 yılında yapmış oldu “Bolu Yöresi Yer Adları” adlı toponomi çalışmasıdır. (Toponomi yer isimlerini araştıran bilim dalı.)

Ankara Üniversitesinin Beşeri ve Ekonomik Coğrafya kürsüsünde yıllarca başkanlık da yapmış olan Prof.Dr. Mecdi Emiroğlu bir tarihçi değil coğrafyacı, araştırması da coğrafya kıstaslarına esas olarak yapılmıştır.

“Divan” coğrafi açıdan incelendiğinde başka bir manaya geliyor, tarihi açıdan incelendiğinde de başka bir manaya.

**

Divanlar ile tarih çalışmalarında bulunan uzmanlar ise çalışmaların henüz kesin hükümler çıkaracak aşamaya gelmediğinde hem fikirler.

Divan üzerine çalışan tarihçilerden biri de Profesör. Dr. Kenan Ziya Taş’dır , Kenan Ziya Taş’ın Akçakocalıların pek haberdar Akçakoca ile kimsenin pek haberdar olmadığı bir makalesi var.

“16. Yüzyılda Akçaşehir(Akçakoca)”

Kenan Ziya Taş aslında bu makalesi ile Kerameddin Divanı ile alakalı Akçakoca’da dolaşımda olan bilgilerin yanlış olduğu uyarısında da bulunmuş ancak dikkate alan henüz yoktur.

Şöyle demiş Kenan Ziya Taşa Keramettin Divanı hakkında:

Akçakoca’ya merkezlik yaptığı ifade edilen Kerameddin Divanı’na dair Bolu sancağı tahrir defterlerindeki kayıtlarda buna dair herhangi bir bilgi ve iz yoktur. Çünkü Bolu sancağı Divanları arasında Kerameddin Divanı adını taşıyan herhangi bir yer bulunmamaktadır.”

Ortada Keramettin Divanın kurulması ile bir bilgi olmadığının net bir açıklamasıdır Kenan Ziya Taş’ın bu tespiti.

Peki, Kerameddin Divanının 1. Ahmet zamanında kurulduğu bilgisinin kaynağı kimdir?

Bu kaynağı biliyoruz, Şükrü Dönmez.

Şükrü Amca Akçakoca sevdalısı eski yazı bilen, Akçakoca tarihi ile araştırmalara giren bir gönüllü bir öncüydü.

Maalesef bir tarih metodolojisine de sahip değildi. Bir belge, bir metin bulur bundan bir çıkarsama yapar ve bu çıkarsamanın sağlamasını yapmadan çıkarsamasını bir hüküm haline getirirdi.

Ortalıkta bir başka araştırmacı olmayınca da ister istemez Şükrü Dönmez’in hükümleri kesin bilgi olarak kabul edilmiştir.

Şükrü Dönmez’in bu çalışmalarını saygı duymak gerekir tabii ki.

Ancak kopyala yapıştır yöntemi ile Şükrü Dönmez’in çalışmalarını alıp yazdıkları metinlere sıkıştıranlar aynı saygıyı hak etmediklerini söylemeye bile gerek yok aslında.

Bu kopyala yapıştır yöntemi Akçakoca Kaymakamlığının sitesinde Akçakoca’nın tarihçesi bölümünde de yer alıyordu. Yazıyı yazarken tekrar göz atmak istediğimde bu bölümün yapım aşamasında olduğuna dair bir bilgi ile karşılaştım.

“Akçakoca’nın uyduruk ecdadı Kerameddinliler” başlıklı yazımın Akçakoca’nın tarihçesinin yenilenmesinde bir katkısı olup olmadığını şahsıma bir dönüş olmadığı için bilemiyorum doğal olarak ancak tarihçenin yeni bilgiler ışığında tekrar düzenleniyor olması güzel bir hadise.

Hazır elleri varmışken Kerameddin Divanının kuruluşu ile alakalı bilgileri düzenlenmesi de unutmazlar diye umuyorum.

Bir şey daha umuyorum, o da Akçakoca’nın tarihçesinin bir tarih akademisyenine hazırlatılıyor olması.

Çünkü tarih metodolojisine sahip olmayan birine hazırlatılan bir tarihçe yine kaynağı gösterilmeyen garip bilgiler kaynağı haline gelebilir.

Hazırlanan yeni Akçakoca tarihçesinin “18. ve 19. Yüzyıllarda Batı Karadeniz’de Bir Kıyı Kenti Akçakoca” adlı değerli bir araştırma yapmış olan Akçakoca tarihi hakkında yeterli ve tutarlı bilgilere haiz Zeynel Özlü’nün ve onun tavsiye edeceği hakemlerin onayından geçtikten sonra yayınlanması da bir mecburiyet olarak göz önüne alınmalıdır.

Ergun AŞÇI

Ergun AŞÇI





Yorumlar

Yorumlar
Yukarı Mahalle mezarlığında ve Orhan Gazi ilkokulunun karşısında bulunan eski mezar taşlarını restore etsek bence Kerameddin bey amca'nın da hoşuna gider.