Back To Top
FETRET DEVRİNDE AKÇAKOCA

FETRET DEVRİNDE AKÇAKOCA

 - 0 Onaylı Yorum  -0 Bekleyen Yorum -20.11.2019
FETRET DEVRİNDE AKÇAKOCA
- A +

 Bolu doğumlu Düzce Lisesi mezunu tarihçi Enver Konukçu Uluslararası Gazi Süleyman Paşa ve Kocaeli Tarihi-Sempozyumu III’de “Latinlerden Osmanlılara Kefken ve Çevresi” adlı bir tebliğ sunar.

Bu tebliğ dolaylıda olsa Akçaşehri ile alakalı bilgiler vermektedir.

Ankara savaşı sonrası yani bildiğimiz adla Fetret Devri sırasında Timur ile İspnaya Kralı 3. Enruqie arasında elçilik ilişkileri devam eder.

3. Enrique tarafından görevlendirilen Ruj Ganzales De Clavijo ve kaynaklarda adı El-Cagi diye geçen bir Çağataylı ile birlikte İstanbul’dan Karadeniz’e yelkenli ile yola çıktıktan sonra bir fırtınaya tutulur.

Fırtınaya tutuldukları zaman muhtemelen Kerpe yakınlarında karaya çıktıklarında bir köyün ağası Cenevizli olmadıkları için vergi vermeleri gerektiğini de bildirir ancak pek umursamazlar, çünkü tavsiyeye uyarak Cenevizli olduklarını iddia etmişlerdir.

Bu fırtınanın son 12 yılda Karadeniz’de görülmüş en sert fırtına olduğunu bildiren bir bilgi de verir De Clavijo .

Fırtınadan sonra İstanbul’a dönem Clavijo 20 Mart 1404 yılında tekrar denize açılır. El-Cagi ile birlikte hedefleri Trabzon’a varmaktır.

Yelkenli muhtemelen 24 Mart 1404 günü Akçaşehir açıklarından geçer, belki de 25 Mart tarhının erken saatlerindedir bu geçiş.

25 Mart 1404 tarihi bir Pazar gününe denk gelmektedir, aynı gün Ereğli’ye varırlar.

Timur’a elçi giden De Clavijo Ereğli’yi Ponto Ruqia olarak adlandırmaktadır.

Nüfusunun çoğunun Rum olmakla birlikte Türkler’in de var olduğu bilgisini de verir elçimiz.

Ereğli’nin Osmanlılara geçişi ile alakalı çok ilginç bir bilgi de verir De Clovijo.

Para karşılığıdır bu geçiş.

İmparator 2. Manuel Palailogos Yıldırım Beyazıt’a birkaç bin düka altın karşılığında Ereğli’nin hâkimiyetini Osmanlılara bırakmıştır.

Ereğli’nin Osmanlılara geçişinin 1364 tarihinde olduğunu da belirtir.

Ancak Profesör Enver Korukçu bu bilginin yanlış olduğunu da bildirir.

Bu geçişin 1360 yılı öncesinde Orhan Gazi zamanında olması gerektiğinin altını çizer.

Karışıklığın Bolayır’da bir av kazasında ölen Orhan Gazinin oğlu Süleyman Çelebi Yıldırım Beyazıd’ın oğlu Süleyman Çelebi’nin karıştırılmış olmasından kaynaklanmış olabileceğini belirtir.

**

Bu dolaylı bilgilerden Akçaşehir ile alakalı ne çıkarımlar yapacağımıza bakalım şimdi de.

1)Fetret devrinde Akçaşehir’in Süleyman Çelebi’nin kontrolü altında olmuş olduğumuzu öğrenmiş oluyor. Kıyılardan içerilere doğru gidildikçe Timurluların kontrolü artmaktadır.

Fertret devrinde mücadelesini umumiyetle Rumeli’de yapan kimi tarihçilere görede 1. Süleyman diye adlandırılan Süleyman Çelebi’nin Batı Karadeniz’e ve Akçaşehir’e hükümran olması da bir hayli ilginçtir.

Yaşayan ahalinin ister istemez umumiyetle Süleyman Çelebi’yi desteklemiş olmasının sosyo-ekonomik bir neticesi olmuştur muhakkak.

2)İstanbul’dan Akçaşehir’e yelkenli ile gelmenin 15. Yüzyılın başlarında iyi hava koşullarında 4 gün civarında sürdüğünü de öğrenmiş oluyoruz, de Clavijo sayesinde.

3)Akçakoca’nın Osmanlıya geçişi ile belirsiz bırakılan bilgilere de bir netlik kazandırabildiğini sayabiliriz De Clavijo’nun.

Akçaşehir’in/Akçakoca’nın Osmanlı hâkimiyetine geçişinin Osmanlıların Bizans İmparatorluğuna ödediği bu birkaç bin düka altının kapsamında olduğunu var sayabiliriz.

Bu bir kesin bilgi değil, bir tahmin tabi ki, ancak kıyıların iç kısımlardan ayrı mütalaa edildiği bir dönem için hayli kuvvetli bir tahmin olduğu da açık. Ereğli ve Akçaşehir’de Osmanlıların resmi olarak hükümran olması muhtemelen beraberce olmuştur.

4)Ereğli’nin nüfus yapısı ile verdiği bilgiler muhtemelen Akçakoca için de geçerli olmalıdır. Yani Rumlar çoğunluktadır ancak Türkler’ de vardır.

Rum demenin Romalı manasına geldiğinin altını çizmiş olalım. Buranın yerli halkı iken önce Romalılaşan sonra Hristiyan olan, arada göçler neticesinde başka halklar ile de karışan ahaliyi ifade etmektedir Rum kelimesi.

Zaman içerisinde İslam dinine geçerek sayılarının çok azaldığı da aşikârdır, Rum ahalinin.

20. yüzyılın başlarında Dimitri ve alisinden başka Çuhallı Çarşısında terzi Foti’nin muhtemelen ailesi ile birlikte yaşadığı sözlü tarih bilgisinde mevcuttur.

Ergun AŞÇI





Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.
yeni