Back To Top
SUDER …Sınır değerlere uygun olmayan hiçbir suya üretim izni yok

SUDER …Sınır değerlere uygun olmayan hiçbir suya üretim izni yok

 - 0 Onaylı Yorum  -0 Bekleyen Yorum -25.1.2019
SUDER …Sınır değerlere uygun olmayan hiçbir suya üretim izni yok
- A +

 Geçtiğimiz günlerde 43 farklı markanın içme suyu analiz edilmiş, uzmanlar 'Resmen zehir, duş bile alınmaz, korkunç bir denetimsizlik var' uyarısında bulunmuştu. Sözcü yazarı Zileli, tehlikeli olduğunu iddia ettiği markaları köşesinde yazmış, bazı firmaların da verilerini sakladığını öne sürmüştü. 'Ambalajlı Su Üreticileri Derneği'nden konuya ilişkin açıklama geldi. Yapılan açıklamada "Sınır değerlere uygun olmayan hiçbir suya üretim izni yok" ifadeleri kullanıldı.

Bursa Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nden 4 akademisyenin gerçekleştirdiği "Ambalajlı İçme Suyu Örneklerinde Ağır Metal Analizi ve Risk Değerlendirmesi" başlıklı analiz çalışmasından sonra, Sözcü gazetesi yazarı Ümit Zileli, bugün kaleme aldığı 'Uyan Ey Ahali! 'Doğal' Suyla Zehirleniyorsun" başlıklı yazısında, plastik ve damacanada satılan sağlıksız suların hangisi olduğuna yönelik önemli veriler paylaştı.

Ambalajlı içme sularındaki tehlikeye dikkat çeken haberin ardından Ambalajlı Su Üreticileri Derneği'nden açıklama yapıldı. Dernekten yapılan açıklamada "Bakanlıkça yetki verilen laboratuvarlarda analizler yapılmaktadır. Analiz sonuçları sınır değerlere uygun olmayan hiçbir suya üretim izni verilmemektedir" vurgusu yapıldı. Açıklamanın devamında "Referans verilen Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi adlı sivil toplum kuruluşunun hazırladığı ve "Türkiye Ambalajlı Su Raporu" ise bilimsel bir zemine dayanmamaktadır." ifadelerine yer verildi.

"SINIR DEĞERLERE UYGUN OLMAYAN HİÇ BİR SUYA ÜRETİM İZNİ YOK"

Konuya ilişkin Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER)'den yazılı açıklama geldi. Yapılan açıklamada Zileli'nin "Su doğal kaynaklardan ya da sondaj yoluyla çıkarılan suların işlenmesiyle elde ediliyor. Hiçbir doğal kaynak hacim olarak talebi karşılayacak durumda olmadığı için önemli sayıda su firması gayrı resmi sondajlarla yeraltı sularını da bu sulara karıştırıyor; herkes de bu durumu biliyor! " ifadesine dikkat çekilerek "Suyun hem kaynağından hem de üretim yerinden su numuneleri alınarak adı geçen mevzuatta belirtilen kimyasal, fiziksel, mikrobiyolojik ve radyoaktivite parametreleri yönünden Bakanlıkça yetki verilen laboratuvarlarda analizleri yapılmaktadır. Analiz sonuçları adı geçen yönetmeliklerde belirtilen sınır değerlere uygun olmayan hiçbir suya üretim izni verilmemektedir." Bu kapsamda Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsat verilmiş tüm ambalajlı sular güvenle tüketilebilir niteliktedir. denildi.

SUDER'den yapılan açıklama şu şekilde

Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) olarak, haber sitenizde kullandığınız, 16 Ocak 2019 tarihli Korkusuz gazetesinde ve sozcu.com.tr internet sitesinde yayımlanan Ümit Zileli tarafından kaleme alınan "Uyan ey ahali „doğal‟ suyla zehirleniyorsun!.." başlıklı köşe yazısında referans verilen Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi‟nin raporundaki iddiaların kamuoyunu yanlış yönlendirmesinden büyük üzüntü duyuyoruz. Yüzlerce markanın eksi puanlara sahip olduğu, Sağlık Bakanlığı ve su firmalarının veri erişimine büyük engeller koyduğu gibi asılsız iddiaları ile ilgili sizleri bilgilendirmek isteriz. Öncelikle belirtmek isteriz ki, Türkiye genelinde faaliyet gösteren ambalajlı su üreticilerinin ve ambalajlı su sektörüne yönelik faaliyet gösteren tedarikçi kuruluşların bir araya gelerek kurdukları SUDER olarak, tüm üye şirketlerimizle birlikte toplumumuzun ihtiyaç duyduğu kaliteli ve güvenli ambalajlı suyun yeterli miktarlarda üretimini gerçekleştirerek en sağlıklı koşullarda tüketicilere sunma vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

"GAYRI RESMİ YÖNTEMLERLE HAREKET EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR"

Yazıda yer verilen "Su doğal kaynaklardan ya da sondaj yoluyla çıkarılan suların işlenmesiyle elde ediliyor. Hiçbir doğal kaynak hacim olarak talebi karşılayacak durumda olmadığı için önemli sayıda su firması gayrı resmi sondajlarla yeraltı sularını da bu sulara karıştırıyor; herkes de bu durumu biliyor!" ifadeler tabi olduğumuz denetimler ve mevzuatlar göz önüne alındığında gerçeği yansıtmamaktadır. Sağlık Bakanlığı, yürürlükteki "01 Aralık 2004 tarih ve 25657 sayılı Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelik" ve "17 Şubat 2005 tarih ve 25730 sayılı İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliği"ne uygun olarak sık aralıklarla ambalajlı su işletmelerine yönelik sıkı bir denetim sistemi uygulamaktadır. İşletmelere bu kadar sıkı denetimlerin uygulandığı bir ortamda firmaların gayri resmi yöntemlerle hareket etmesi mümkün değildir.

T.C. Sağlık Bakanlığı‟nın 10 Ocak 2019 tarihli açıklamasında da belirtildiği üzere, "Avrupa Birliği'ne üyelik süreci ile beraber tüm kurumlarda olduğu gibi Sağlık Bakanlığı'nda da mevzuatta uyumlaştırma çalışmaları başlatılarak gerekli yönetmelikler hazırlanmıştır. Ambalajlı sular, söz konusu yönetmelik hükümleri doğrultusunda, tesis ve üretim izni olmak üzere iki aşamalı süreci içeren prosedür çerçevesinde ruhsatlandırılmaktadır. Bu süreç içerisinde suyun hem kaynağından hem de üretim yerinden su numuneleri alınarak adı geçen mevzuatta belirtilen kimyasal, fiziksel, mikrobiyolojik ve radyoaktivite parametreleri yönünden Bakanlıkça yetki verilen laboratuvarlarda analizleri yapılmaktadır. Analiz sonuçları adı geçen yönetmeliklerde belirtilen sınır değerlere uygun olmayan hiçbir suya üretim izni verilmemektedir." Bu kapsamda Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsat verilmiş tüm ambalajlı sular güvenle tüketilebilir niteliktedir.

SÖZ KONUSU RAPOR RAPOR GERÇEĞİ YASITMAMAKTADIR

Yazıda referans verilen Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi adlı sivil toplum kuruluşunun hazırladığı ve "Türkiye Ambalajlı Su Raporu" ise bilimsel bir zemine dayanmamaktadır.

Rapora ilişkin T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından 17.01.2013 tarihinde yapılan resmi açıklamada; söz konusu raporun verilerin kaynağı, analiz metodu, analizi yapanların yetkinliği, laboratuvar koşulları vb. değerlendirildiğinde raporun bilimsel bir dayanaktan yoksun olduğu bildirilmiş; Bilimselliği tartışmalı olan bir rapora dayanılarak haksız yere kamuoyunda infial uyandırmaya çalışmanın etik bir davranış olmadığı, raporda iddia edildiği gibi "30 çeşit kirleticiye rastlanan bir suya sağlıklıdır raporu verildiğini" beyan etmenin akıl dışı olduğu, açıklanmıştır. (Ek-1 Basın Açıklaması)

T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya rağmen, hiçbir yasal ya da bilimsel dayanağı olmayan bu rapor, kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine, tüketicilerimize firmalar tarafından üretilen suların yeterince sağlıklı olmadığı mesajı verilerek, tüketicilerimizin sağlıkları ile ilgili endişe duymalarına, ambalajlı sular hakkında tüketiciler nezdinde olumsuz kanaatler oluşmasına neden olmaktadır.

Ayrıca önemle belirtmek isteriz ki; Bakanlık tarafından ruhsata sahip markaların güncel listesine de https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/cevre-sagligi/1-suguvenligi/Guncel_Izinli_Ambalajli_Sular_Listesi/zinliAmbalajliSuListesi11012019_1.pdf adresinden ulaşılabilmektedir. Özetle, söz konusu raporda yer verilen iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. T.C. Sağlık Bakanlığından aldıkları ruhsatlar ile Bakanlığımızın denetimi altında üretimlerini sürdüren sektör üyelerimizin, söz konusu asılsız iddiaların muhatabı olmasından büyük üzüntü duyuyoruz.

Bu kapsamda söz konusu iddiaları yukarıda bahsettiğimiz gerçekleri ve yasal düzenlemeleri dikkate alarak yeniden değerlendirmenizi, bu konuda tüketicilerimizin yanlış bilgilendirilmelerine, kaygılanmalarına ve sektörümüz açısından haksız rekabete neden olan iddiaların ortadan kaldırılması için desteğinizi rica ederiz.





Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.
yeni